Haber Detayı
Perran Kutman: Gençlere büyük haksızlık
Perran Kutman, dijitalleşen dünyada 'Raf ömrü' kavramına meydan okurken, Habertürk'e verdiği röportajda, gençlerin hangi alanda haksızlığa uğradığı konusunda açıklamalarda bulundu
131 yıl önce Fransız Lumière Kardeşler, Paris’te halka açık ilk film gösterimini gerçekleştirdiklerinde, beyazperdedeki treni gerçek sanıp panikle salondan kaçmaya çalışanlardan acaba kaçı, sinemanın bir gün hayatın tam merkezine yerleşeceğini tahmin edebilmişti?
Veya100 yıl önce, İskoç mucit John Logie Baird, o meşhur kuklası Stooky Bill in hareketli görüntüsünü bir ekrana yansıttığında, televizyonun dünyanın çehresini bu denli değiştireceğini acaba kaç kişi öngörmüştü?
Sinema ve televizyon, o günden bugüne milyarlarca yüzü, geniş kitlelere tanıttı.
Kimi; saman alevi gibi parlayıp söndü, kimi ise sadece bir anı olarak kaldı.
Ancak bazı isimler var ki, sinema ve televizyonun icadından bu yana süregelen samimiyet arayışının en net karşılığı oldu.
Onlardan biri de Perran Kutman...
Geçtiğimiz günlerde bir araya geldiğimiz Perran Kutman ile sohbet ederken son günlerde kadın oyuncular üzerinden gündeme gelen Raf ömrü denilen o acımasız süre sınırının Kutman ın kapısından içeri girememesinin nedenlerini düşündüm.Cevaba ulaşmak hiç de zor değil...
USTALIK DENEN MERTEBE BİR ADANMIŞLIKTIR Perran Kutman; Perihan Abla ile mahallemizin merhameti, Afet Hoca ile ise disiplin ve öğrenmenin yüceliği oldu.
İzleyicilere asla yukarıdan bakmayarak tam Göz hizasından kalplere sızan Perran Kutman ın profesyonelliği üzerine saatlerce konuşulabilir, sayfalar dolusu yazı yazılabilir.
Konuşmanın ve yazının özünden şu cümle çıkacaktır; Ustalık denen mertebenin aslında bir adanmışlık olduğu...
EN BÜYÜK DOĞRULAR EN KÜÇÜK AYRINTILARDA GİZLİDİR Perran Kutman, canlandırdığı karakterin burcunu öğrenecek, hatta cüzdanına o karakterin maaş aldığı bankanın kartını koyacak kadar detaycı.
İzleyiciler, görüntülerin ekrana hangi mekanik işlemlerden geçerek ekrana yansıdığını bilmez.
Onlar için aslolan görüntünün ve sesin kalitesi, içeriği sunanların yeteneğidir.
İzleyiciler, Perran Kutman ın canlandırdığı karakterin cüzdanındaki banka kartını da görmez.
Onlar için aslolan anlatılan hikâyenin en etkili şekilde yansıtılmasıdır.
İzleyiciler o kartı değil, her ustanın benimsediği; En büyük doğrular, en küçük ayrıntılarda gizlidir felsefesinin, yapılan işe duyulan saygının ve meslek onurunun etkili bir oyunculuğa dönüşümünün sonuçlarını görür.
SANA İHTİYACIM VAR Müjdat Gezen in; Sana ihtiyacım var.
Gırgıriye yi sahneliyorum telefonuyla ABD tatilini yarıda bırakıp yareninin yanına koşmak için Perran Kutman ın ilk uçağa binmesi, sadece bir dostluk hikâyesi değil; vefa kültürünün yüceliğini gözler önüne serildi.
UMUDUNU KORUYOR Dijitalleşen dünyada mahalle kültürünün geri gelmeyeceğini Perran Kutman da biliyor bilmesine ama o kültürü bir miras gibi genç kuşaklara, kendi tabiriyle çocuklarına aktarmaya devam edeceğini söylüyor.
Dile getirmese de o kültürün bir gün yeniden yeşereceğine olan umudunu koruyor. 4 FİLME 18 MİLYON BİLET KESİLMİŞTİ 1981 - 1984 arasında gösterime giren, toplamda 18 milyon bilet kesilen Gırgıriye , Müjdat Gezen tarafından müzikal olarak sahnelenecek.
Gezen in senaryosunu yazdığı ve yönettiği müzikal; mahalle kültürünü, Roman ezgilerini, kahkahayı ve duyguyu aynı sahnede buluşturacak.
GIRGIRİYE MÜZİKALİ NDE KİMLER ROL ALIYOR?• Perran Kutman• Müjdat Gezen• Gülben Ergen• Ceyhun Fersoy• Günay Karacaoğlu• Şeyla Halis• Gülşah Saraçoğlu• Melih Ekener• Fatih Dokgöz• Bilal Çatalçekiç • Barış Taşkın • Cengiz Gezgin • Ramin Nezir • Onur Ay • Ve Ömür Göksel • Ve Uğur Dündar • Ve Selçuk Ural • Ve Semiha Yankı • Ve Defne YalnızYazan - Yöneten...
Müjdat Gezen Oyunculukta 55 inci yılın içinde bulunan Perran Kutman ın en büyük mutluluk ve huzur kaynağı, sinema perdesini, tiyatro sahnesini ve televizyon ekranını kirletmeden elde ettiği kariyer.
HİÇBİR PİŞMANLIĞIM YOK ZOR DURUMDA KALMASINI HİÇBİR ZAMAN İSTEMEM ♦ ABD de tatildeydiniz.
Gırgıriye için tatili yarıda kesip alelacele Türkiye ye dönmenizi ne sağladı?
Kendisini bunu ifade ettiği için söylüyorum, Müjdat bana; 46 yıl sonra seninle beraber sahnede olmak istiyorum.
Zor zamanımda bana destek olur musun? dedi.
Hiçbir şey düşünmeden tatilimi yarıda bırakıp geldim.
Onun zor durumda kalmasını hiçbir zaman istemem.
KEŞKESİZ YAŞADIM ♦ Kariyerinizin 55 inci yılında olmak size neler hissettiriyor? 55 yılı çok güzel yaşadım.
Hiç pişmanlığım yok, keşkem yok.
Hayatımın hiçbir evresinde hiçbir şekilde keşkem olmadı, keşkesiz yaşadım.
Yaptığım her işin önünde saygıyla eğilirim.
Hiçbir şey için hiçbir pişmanlığım da yok. 55 yıl boyunca çok güzel çalıştım. Çok güzel şeyler meydana getirmeye çalıştım.
Getirdim demiyorum, gayret ettim.
O gayretlerimin neticesini de izleyicilerden aldım, mutluyum... 55 YILI ÇOK GÜZEL YAŞADIM ♦ 50 nci sanat yılı Altın Yıl dır.
Kanımca coşkuyla kutlanması, sanatçının en görkemli şekilde onurlandırılması gerekir.
Ne yazık ki bizde bu kültür gelişmiş değil.
İster miydiniz?
O 55 yılı öyle güzel yaşadım ki...
Benim için her yılı özeldi.
Onun için öyle bir kutlamaya ihtiyacım yok.
SENİN GİBİ ÖĞRETMENİM OLSAYDI BEN DE OKURDUM ♦ Canlandırdığınız her karakter, toplumda ziyadesiyle karşılık buldu.
Yıllar geçse de unutulmadı.
Bu kadar etki bırakmalarının altında özellikle hangi unsurlar bulunuyor?
Zannediyorum canlandırdığım bütün karakterler göz hizasında olan karakterlerdi.
Yani izleyiciler, Perihan Abla yı bilir.
Her izleyenin mutlaka bir Perihan Abla sı vardır.
Herkesin mutlaka Hayat Bilgisi ndeki Afet Öğretmen gibi bir öğretmenleri olmuştur.
Hayat Bilgisi nin çekimlerine bir genç gelerek; Senin gibi bir öğretmenim olsaydı, ben de okurdum dedi.
Canlandırdığım bütün karakterler göz hizasında olan, yaşamış karakterlerdir.
Karakterin yaşamasına da çok dikkat ederim.
Karakterlerin burcunu öğrenmek isterim.
Karakterin kıyafetleri de çok önemlidir.
Benim karakterlerimin kıyafetlerini de kardeşim Berna Kanat Sarıtaş yapar.
Mesela, Afet Öğretmen maaşını hangi bankadan alıyorsa bende o bankanın kartı vardı.
İzleyiciler onu görmez ama karaktere büründüğüm zaman o karakter onu bilir.
Bu, izleyici için değil, karakter içindir.
O karakter bunu giyerse o zaman izleyiciye geçer. ÖZLÜYORUZ VE ÖZLENECEK ♦ Rol aldığınız yapımların ortak özelliği, mahalle kültürünü yansıtan yapımlar olmaları.
Dijitalleşen dünyada mahalle kültürünü tekrar yakalayabilmek mümkün mü?
Mümkün değil...
Tabii ki özlüyoruz ve özlenecek.
Gençlere çok büyük haksızlık. Çünkü biz bunları çok güzel yaşadık.
Ben 12 yaşlarındaydım, daha yeni genç kızlığa adım attığım dönemlerde mahallenin delikanlıları akşam kapıyı çalıp babaanneme; Kardeşimiz bir daha o pantolonu giymeyecek demiş. Çünkü pantolonum biraz darmış. Öyle bir kültür vardı.
Bana karışma hakları vardı.
Babaannem, o delikanlılara teşekkür etmiş.
O pantolonu bir daha da giymedim.
Böyle bir kültürle büyüdük.
Hamama gidilirdi.
Hamama gidildiğinde kahve önünden, kalabalık yerlerden geçilmezdi.
Hamamdan çıktığında o pembe pembe yanaklarla insanların önünden geçilmez arka sokaklar tercih edilirdi.
Bunlar çok güzel kültürel unsurlardı ama kalmadı.
Hamam kalmadı ki kültürü kalsın. ÇOCUKLAR BUNU ÖĞRENDİ ♦ Günümüzde usta - çırak ilişkisi devam ediyor mu?
Ediyor...
Şunu da seviyorum; Gırgıriye nin provasına gittiğimde Gülben (Ergen) bana hemen; Bir şey söyleyecek misin? diye sordu.
Biraz tırmandır, daha cilveli ol, roman cilvelisi olman lâzım dedim. Özellikle Hayat Bilgisi nde çok çocuğum bu mesleğe terbiyeyi öğrendi. Çekim sırasında ışık çocukların arkasındaydı, benim arkamda da duvar vardı, benimkini sonra çekebilirler diye çocukları hava gitmeden çekebilmek için her birinin karşısında tek tek oynadım. Çocuklar bunu öğrendi.
Şimdiki hayatlarında çekimlerinde bunu yapıyorlar ve Perran anneye teşekkür ederiz diyorlar.
BİRAZ PERRAN İÇİN YAŞAMAK İSTEDİM ♦ 12 yıl ara vermenizin nedeni neydi?
Kaçış mıydı yoksa dinlenme dönemi mi?Dinlenme dönemiydi.
Açık söyleyeyim, biraz kaçış da var. Çünkü biraz Perran için yaşamak istedim.
Hep mesleğim için yaşadım.
Şimdi artık Perran için yaşamak istiyorum.
Gezmek istiyorum.
Seyahatlere gitmek istiyorum.