Haber Detayı

Dünyayı bekleyen kriz: Hürmüzün alternatifi Husilere çıkıyor
cnnturk.com
18/03/2026 09:39 (4 saat önce)

Dünyayı bekleyen kriz: Hürmüzün alternatifi Husilere çıkıyor

Ortadoğuda tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazına alternatif arayışlarını gündeme getirirken, enerji hatlarının güvenliği savaşın seyrini belirleyen kritik unsur haline geldi. İranın dron gücü, Rusyanın desteği ve Ukraynanın karşı hamleleriyle çatışma bölgesel olmaktan çıkıp küresel bir hesaplaşmaya dönüşme sinyali veriyor. Konuya ilişkin Hürriyet yazarı Gökçe Aytulu köşesinde dikkat çeken bir yazı kaleme aldı...

Trumpın Ortadoğu kuyusuna attığı taşı çıkarmak için Hürmüz Boğazına alternatifler üzerinde kafa yoruluyor.Savaş öncesinde günlük 20 milyon varil ham petrolün dünyaya arz edildiği Hürmüze eşdeğer bir rota olmasa da iki seçenek gündeme geldi.Birinci seçenek Abu Dabideki Habshan–Füceyre boru hattı. 360 kilometre uzaklığındaki bu hat yaklaşık 20 yıl önce Hürmüz Boğazına bağımlılığı azaltmak için inşa edildi.Abu Dabi, Umman Körfezindeki Füceyre Limanından geçen yıl günde ortalama 1,7 milyon varilden fazla ham petrol ve rafine akaryakıt sattı.Ancak bu liman Hürmüz Boğazının hemen güneyinde olduğu için İran dronlarının hedefinde.

Yani geçerli bir alternatif değil.İkinci alternatif ise Suudi Arabistanın 1980lerdeki İran-Irak savaşında kurduğu ve ülkenin doğusundan batısına uzanan Abkayk-Yanbu Boru Hattı.1200 kilometre uzunluğundaki bu hat, Basra Körfezi tarafında çıkan petrolü Kızıldenize taşıyor. 40 yıl önceki İran-Irak savaşı sırasında tam da Hürmüz Boğazına alternatif oluşturabilmek için inşa edildi.Günlük 5 milyon varil kapasitesiyle teoride muazzam bir alternatif gibi duruyor.

Suudiler birkaç gün önce bu hattın tam kapasite çalıştırılacağını açıkladı.Gelin görün ki bu hattın güzergâhında da iki sorun var.

Kızıldenizin kuzeyindeki tek geçiş Süveyş Kanalı.Kanalın derinliği 24 metre, dolayısıyla büyük ham petrol taşıyıcılarının geçmesine imkân tanımıyor.Bu durumda tankerler için tek alternatif Kızıldenizi güneyden Aden Körfezine bağlayan Babülmendep Boğazı hattını kullanmak.Bu rotada da karşımıza bölüm sonu canavarı olarak Yemen ve Husiler çıkıyor.Birkaç gün önce Elimiz tetikte diyerek İrana destek açıklayan Husiler, bu hattı kullanacak tankerleri hedef alacaklarını açıkladı.Babülmendep Boğazı şimdilik açık.

Fakat savaşın bir sonraki sıcak noktası olmaya aday.

Özetle bu fırtınada akaryakıt sevkıyatını tek başına garantiye alacak sakin bir liman yok.ABDnin İran saldırısının resmi adı Destansı Öfke.Atalarımız güzel söylemiş, öfkeyle kalkan zararla oturur.UKRAYNA-RUSYA SAVAŞI İRANDABÜTÜN gözler Hürmüz Boğazına çevrilmişken İran savaşında farklı şeyler oluyor.Ukrayna ve Rusyanın vekil güçler olarak işe katılması hepimizi daha tekinsiz sulara sürüklüyor.Tarihteki iki genel savaşta büyük güçler farklı cephelerde genişleyen bir savaşın içine girmişti.Korkarım ki Ukrayna ve Rusyanın dronlar üzerinden kozlarını İranda paylaşmaya başlaması benzer bir tehlikeye işaret ediyor.ABD ve İsrailin İrana başlattığı saldırı üçüncü haftasına girerken son çatışmalar insansız savaş araçlarının füze ve hava savunma sistemlerinden daha etkili olabildiğini tekrar kanıtladı.İranın çatışmaları bölge ülkelerine yaymasında en büyük etken füzelerinden çok Şahit adlı kamikaze dronlar oldu.Rusya bu dronları 2022den beri Ukraynaya saldırmak için kullanıyor.

Tasarımı İrana ait olsa da saha tecrübesi Rusyanın elinde.Bu pervaneli dronlar patlayıcı taşıyor ve hedeflerine çarparak infilak edecek şekilde programlanıyor.Hava savunma sistemlerine göre çok daha ucuz olan bu silahlar bir savaş stratejisi olarak sürü şeklinde hedefe yollanıyor.Şimdi İranın bu dronları kullanırken anlık olarak Rusyadan bilgi aldığı, iki ülkenin stratejik olarak hareket ettiği kabul ediliyor.Amerikan basınına göre Şahit dronlarının maliyeti 20-50 bin dolar arasında.

Bir tanesini düşürmek için 3-4 milyon dolarlık maliyeti olan Patriot füzeleri kullanılıyor.Savaş uzadıkça hem maliyet artıyor hem de hava savunma sistemleri dron sürülerine karşı etkisiz kalabiliyor.İşte tam bu noktada Ukrayna, Körfez ülkeleri için devreye girdi.Şahit dronlarından en çok canı yanan Kiev, son dört yılda savaş sahasında önemli bir savunma tecrübesi kazandı.Radar tespiti, elektronik karıştırma ve mobil hava savunmayı birleştiren katmanlı bir ağ kurdu.Bu konuda en önemli atılımı Batılı müttefikleriyle geliştirdiği anti-dron sistemleriyle elde etti.Merops adlı dron, Googleın eski CEOsu Eric Schmidtin desteklediği bir ABD savunma şirketi tarafından, Ukraynalılarla birlikte geliştirildi.Yine Şahitin Rus versiyonu olan Geran-2 dronlarını durdurmak için Ukrayna ve İngiltere ortaklığıyla Octopus (Ahtapot) adlı dron önleme sistemi inşa edildi.Önceki gün İngiltere, Octopusların Hürmüz Boğazı krizi sırasında İranda kullanılabileceğini açıkladı.ABDnin de dron saldırılarına karşılık verebilmek için yaklaşık 10 bin Meropsu bölgeye yolladığı iddia ediliyor.Trump, dronlar hakkında her şeyi herkesten çok şey biliyoruz dese de ABDli askeri uzmanlar Ukraynanın tecrübesine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyor.Zelenski bu konuda Amerikan üslerinin şu an ihtiyacı olan şey dron önleyiciler.

Bu da bizim teknolojimiz dedi.Ukrayna geçen hafta Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Ürdüne heyet göndererek Şahit saldırılarına karşı ellerindeki sistemi tanıttı.Zelenskinin buradan finansman sağlamaya çalıştığı açık.Özetle bir taraftan Rusya, İranın arkasında stratejik bir pozisyon edinirken tam karşısında Ukrayna, Batılı müttefikleriyle geliştirdiği teknolojiyle Körfez ülkelerine destek için devrede.Bunun tek anlamı çatışmanın uzaması ve yayılması değil.

Aynı zamanda dünyanın bir yerindeki yangının başka coğrafyalarında da alev almaya başlaması.Asıl korkutucu olan da bu.PEKİ BÜTÜN BU TANTANA NE İÇİNWASHINGTON Post gazetesi, İran savaşının gidişatı konusundaki Trumpa sunulan Amerikan istihbarat raporunu yayımladı.Rapor İran rejiminin yerinde kalmasının muhtemel olduğunu, saldırı sonrasında rejimin daha sert bir çizgiye kaydığını ve Devrim Muhafızlarının halk üzerinde daha fazla kontrol sağladığını söylüyor.Herhalde savaştan önce Ortadoğudaki herhangi bir kahveye gidip İrana saldırırsak ne olur diye sorsaydılar benzer yanıtlar alırlardı.YEDİ DÜVELİ İKNA EDEMEDİTRUMPın Hürmüz Boğazı savunması için önerdiği ama karşılık bulamadığı 7 uluslu ittifakı duyunca kulaklarımda White Stripesın Seven-Nation Army şarkısı çalmaya başladı.Dünya Kupasının ve statların en sevilen şarkılarından Seven-Nation Army bugünlerde İran tarafından söyleniyor gibi.Hepsine meydan okuyacağım/Yedi düvel gelse dizginleyemez beni diye başlayan sözleri Trumpın Ortadoğuda sadece kendini değil dünyayı soktuğu acıklı durumu anlatıyor sanki.

İlgili Sitenin Haberleri