Haber Detayı

İsrail- ABD ve İran savaşında gözler 1 Nisan'da!
Dünya internethaber.com
18/03/2026 09:35 (2 saat önce)

İsrail- ABD ve İran savaşında gözler 1 Nisan'da!

Donald Trump’ın klasik kriz refleksleri bu kez duvara tosluyor. Sahada denklem giderek karmaşıklaşırken, oyunun kurallarını değiştirebilecek hamleler birer birer gündeme geliyor. Uzmanlara göre perde arkasında çok daha büyük bir hesaplaşma hazırlanıyor. Tüm dikkatler ise dengeleri altüst edebilecek o kritik tarihe çevrilmiş durumda...

Trump, hem eski hem de yeni başkanlık döneminde çoğu zaman hızlı kararlar alarak ve gerektiğinde geri adım atarak krizleri yönetmeyi tercih etti.

Ancak İran savaşı, bu yaklaşımı tamamen değiştirmiş durumda… Özellikle ekonomik araçlar (örneğin gümrük tarifeleri) kısa sürede uygulanıp geri çekilebilirken, askeri çatışmaların çok daha karmaşık ve öngörülemez dinamiklere sahip olduğu görülüyor.Uzmanlar ise Trump’ın hızlı ve net zafer beklentisinin sahadaki gerçeklerle örtüşmediğine dikkat çekiyor.

Çünkü bu savaşın sonucu yalnızca Washington’un kararlarına bağlı değil; İran’ın askeri ve stratejik hamleleri de belirleyici rol oynuyor.HÜRMÜZ BOĞAZI VE GERİLİMİ ARTIRMA TUZAĞI Savaşın en kritik başlıklarından biri ise Basra Körfezi’ndeki enerji geçiş yolları.

Trump yönetimi, özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışını güvence altına almaya çalışıyor.

Ancak bu çaba, uzmanların ‘gerilimi artırma tuzağı’ olarak adlandırdığı riskli bir süreci de beraberinde getiriyor.

Peki ama nasıl?Bu senaryoya göre daha güçlü taraf, azalan getiriler karşısında üstünlüğünü kanıtlamak için saldırılarını artırma eğilimine giriyor.

Axios’ta yer alan habere göre, Trump yönetiminden üst düzey bir yetkilinin verdiği demeçte, “İranlıların Hürmüz ile oynaması Trump’ı daha da inatçı hale getirdi” ifadelerini kullanması, bu riskin farkında olunduğunu ortaya koyuyor.İSRAİL FAKTÖRÜ VE NETANYAHU’NUN ETKİSİ Savaşın gidişatında Benjamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümetinin rolü de dikkat çekici.

İsrail’in İran’da rejim değişikliği ve daha geniş çaplı askeri operasyonlar istediği, hatta Lübnan’a yönelik bir işgal seçeneğini değerlendirdiği belirtiliyor.

Zaten Lübnan’a yönelik adımlar bunun mesajını da veriyor.

Özellikle Netanyahu’nun geçmişte İran konusunda Trump’ı kendi politik çizgisine çekme konusunda başarılı olduğu da biliniyor.

Bu durum, ABD’nin savaş stratejisinin İsrail’in hedefleriyle ne ölçüde örtüştüğü sorusunu gündeme getiriyor.İRAN’IN STRATEJİSİ: CAYDIRICILIK VE DAYANIKLILIK İran cephesi ise savaşın seyrini kendi lehine çevirebilmek için farklı bir strateji izliyor.

Tahran yönetimi, askeri ve ekonomik açıdan zarar verebilme kapasitesini göstererek hem varlığını sürdürmeyi hem de gelecekteki saldırıları caydırmayı hedefliyor.

İranlı yetkililer, savaşın sona ermesi durumunda bunun geçici bir ateşkes değil, kalıcı bir çözüm olduğuna dair güvence verilene kadar füze ve roket saldırılarını sürdürebileceklerini açıkça ifade ediyor.TRUMP'TAN İRAN TUZAĞI: TÜM GÖZLER 1 NİSAN'DA!

Savaş yalnızca ABD ve İran’ı değil, küresel ekonomiyi de doğrudan etkiliyor.

Diğer ülkeler, özellikle Orta Doğu’daki deniz yolları ve hava sahasının açık kalmasını istiyor.

Petrol ve ticaret akışının kesintiye uğraması, küresel enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açma riski taşıyor.

Yine Axios’ta yer alan haberde Trump yönetimi içinde yapılan değerlendirmelere göre savaşın yoğun askeri aşamasının 4 ila 6 hafta sürmesi bekleniyor.

Bu çerçevede 1 Nisan, yani savaşın 33. günü, kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.

İlgili Sitenin Haberleri