Haber Detayı

Şanlı zafer 111 yaşında: Bir subayın günlüğünden Çanakkale destanı!
Güncel takvim.com.tr
18/03/2026 10:17 (3 saat önce)

Şanlı zafer 111 yaşında: Bir subayın günlüğünden Çanakkale destanı!

Çanakkale Deniz Zaferi’nin üzerinden 111. yıl geçti. Şanlı direnişin bilinmeyen yüzü bir subayın asırlık günlüğüyle yeniden gün yüzüne çıktı. 18 Mart 1915’te Nusret'in mayınlarıyla İtilaf donanmasına öldürücü darbeyi vuran Mehmetçik, "Çanakkale Geçilmez" mührünü dünya tarihine kazırken 19 yaşındaki topçu subayı Mehmet Halit Bayrı’nın satırları büyük mücadeleyi ilk kez bu kadar çıplak sergiledi. Bayrı’nın mermi sağanağı altında kaleme aldığı “Mahzun fakat kuvvetli bir intikam duygusuyla Maydos’a doğru ilerliyorduk” notu vatan savunmasındaki o ruh halini yeniden hafızalara kazıyor...

18 Mart 1915'te kazanılan Çanakkale Deniz Zaferi'nin üzerinden 111 yıl geçti.

BİR MİLLETİN VAROLUŞ MÜCADELESİ Birinci Dünya Savaşı'nda İttifak Devletleri ile Almanya'nın yanında savaşa giren Osmanlı Devleti, Çanakkale Cephesi'nde bir milletin varoluş mücadelesini verdi.

Türk tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Savaşları, 19 Şubat 1915'te boğazdaki deniz savaşıyla başlayıp Seddülbahir, Arıburnu ve Anafartalar cephelerinde tam 325 gün sürdü.

Takvimler 9 Ocak 1916'yı gösterdiğinde, Türk ordusunun kesin zaferiyle dünya tarihine 'Çanakkale Geçilmez' mührü vuruldu.

OSMANLI DEVLETİ ÖNCE TARAFSIZ KALDI Savaşın başında tarafsız olan Osmanlı, iki Alman gemisi Goeben ve Breslau Fransız üslerini bombalayıp Çanakkale'ye sığındı.

Artık Osmanlı Devleti'nin tarafsızlığı ortadan kalkmıştı.

Daha sonra Yavuz ve Midilli ismi verilen bu gemiler, Alman mürettebatıyla Osmanlı Donanması'na katıldı.

Ardından İngiliz filosu, Çanakkale Boğazı'nı ablukaya aldı.

İLK ŞEHİTLER İngiliz filosunun boğazı ablukaya almasıyla ilk kan 3 Kasım 1914'te döküldü; Seddülbahir Kalesi'nin bombalanması sonucu 5 subay ve 81 er şehit düşerek bu şanlı direnişin ilk kahramanları oldular.

ASIL HEDEF İSTANBUL'DU İtilaf Devletleri'nin asıl hedefi İstanbul'a ulaşmaktı ancak Mehmetçik boğaz hattını adeta bir kale gibi ördü. 18 Mart sabahı İngiliz Amiral John de Robeck komutasında başlayan büyük deniz harekatı, Türk topçusunun büyük direnişiyle sarsıldı.

Nusret Mayın Gemisi tarafından döşenen mayınlar, İtilaf donanmasına öldürücü darbeyi vurdu.

Fransız zırhlısı Bouvet sadece 3 dakikada sulara gömülürken; Ocean, Irressistible ve birçok dev zırhlı ya battı ya da ağır yaralar alarak savaş dışı kaldı.

ÇANAKKALE'NİN GEÇİLEMEYECEĞİ KANITLANDI 18 Mart 1915'te elde edilen bu zafer, Türkiye'nin geleceği için en büyük dönüm noktası oldu.

Mehmetçik, önce denizde ardından karada vatan toprağını karış karış savunarak tarihi değiştirdi.

Bu zaferle birlikte 'Çanakkale Geçilmez' sözü sadece bir slogan değil, dünya tarihine kazınan bir gerçeklik olarak kayıtlara geçti.

TOPÇU SUBAYININ GÜNLÜĞÜNDEN ÇANAKKALE ZAFERİ!

Çanakkale'nin sadece resmi raporlardan ibaret olmadığını kanıtlayan asırlık bir günlük, savaşın bilinmeyen yüzünü gün yüzüne çıkardı. 19 yaşında kendini cephenin ortasında bulan yedek subay Mehmet Halit Bayrı, 12 Nisan 1915'te başlayan o sarsıcı yolculuğunu satır satır kaleme aldı.

AA arşivinde yer alan bilgilere göre İstanbul'da yaşayan Sevengül Sönmez tarafından büyük bir titizlikle saklanarak bugünlere ulaştırılan bu tarihi vesika, Gelibolu semalarını yıkayan güneşin altındaki dumanları ve mermi sağanağını günümüze taşıyor.

Mehmet Halit Bayrı'nın, mermilerin şehre düşmeye başladığı o dehşet anlarını anlatırken kullandığı 'Mahzun fakat kuvvetli bir intikam duygusuyla Maydos'a doğru ilerliyorduk' sözleri, zaferin hangi duygularla kazanıldığını bir kez daha kanıtlıyor.

Bayrı'nın günlüğünden bazı notlar: 'Taburumuzun akşamüzeri hareket edeceğini öğrendiğim cihetle izin alıp tekrar eve gelmek istedim.

Topkapı'dan tramvaya bindim.

Alay yaveri Mülazımısani Halit Efendi de tramvaya yetişti, fakat getirdiği haber iyi değildi.

Taburun şimdi kışladan ayrıldığını Sirkeci'den Kuleliburgaz'a müteveccihen hareket edeceğimizi söyledi.

Bunun için eve gidemedim...' 'Efrat, hamallar vesaire çalışıyor, hummalı bir faaliyet ortalığın hay u huy-ı tannanını arttırıyordu.

Kendisine yolluk kumanya tedârik edenden tutunuz da bilinmeyen hususi sebeplerden dolayı melül duranlar, arkadaşlarıyla, dostlarıyla konuşup veda edenler...' 'Mermiler birbirini takip etmeye başladı.

Biz bunlar üzerinde düşünüyorduk.

Gülleler, Bolayır cihetinden geliyor, Gelibolu'nun üzerinden aşarak denize düşüyor, büyük su sütunları havaya yükseliyordu.

Bir dakika sonra mermiler şehre düşmeye başlayınca tereddüdümüz kalmadı...' 'Şimdi güneş altın ışıklarıyla Gelibolu'yu yıkıyor, düşmanın çıkardığı yangınlar hâlâ devam ediyordu.

Biz mahzun fakat kuvvetli bir intikam duygusuyla mücehhez olduğumuz halde Maydos'a doğru ilerliyorduk...' 'Yeni mevzilerimiz Arıburnu mıntıkayı harbi sol cenahında yüz beş rakımlı tepenin cenub-i garbisindeki topçular sırtları denilmekle maruf sırtlardadır.

Tabur ve alay karargahı Uzundere Vadisi'nde olup bu vadinin biraz gerisinde inşa olunmuştur.

Taburlarımızın önüne 47. ve 48. piyade alayımızın siperleri tesadüf eder...' 'Bölük sağdan yürü marş kumandasını verdi.

Şimdi bütün batarya harekete gelmiş, yürüyor ve biz onu nur ve hande dolu kalplerimizle takip ediyorduk.

Yürüdük, yürüdük...

Yolda Anafarta'yı Kebir köyünden badehu fırka ve alayımıza bir müddet karargah olan Kanlıkuyu Deresi'nden geçerek ve akşama Bigalı köyü ilerisinde kavuşarak yürüdük...'

İlgili Sitenin Haberleri