Haber Detayı

Dışişleri şehitleri için Ankara'da anma töreni düzenlendi
Güncel haberler.com
18/03/2026 13:55 (3 saat önce)

Dışişleri şehitleri için Ankara'da anma töreni düzenlendi

Dışişleri Bakanlığı, "18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi" vesilesiyle yurt dışında görevli oldukları sırada menfur terör saldırıları sonucunda şehit düşen Bakanlık mensuplarını, diğer kamu görevlilerini ve aile fertlerini anmak üzere Ankara'da tören düzenledi.

Dışişleri Bakanlığı, "18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi" vesilesiyle yurt dışında görevli oldukları sırada menfur terör saldırıları sonucunda şehit düşen Bakanlık mensuplarını, diğer kamu görevlilerini ve aile fertlerini anmak üzere Ankara'da tören düzenledi.Cebeci Asri Mezarlığı'ndaki Dışişleri Şehitliği'nde düzenlenen anma törenine, şehit düşen diplomatların ailelerinin yanı sıra Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Zeki Levent Gümrükçü, Türk diplomatlar ve Türkiye'de görev yapan yabancı misyon temsilcileri katıldı.Şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulan törende, Kur'an-ı Kerim okundu.Törende konuşan Gümrükçü, 18 Mart Şehitleri Anma Günü vesilesiyle yurt dışında Türkiye'yi büyük bir özveri ve şeref ile temsil ederken şehit olan diplomatlar, kamu görevlileri ve aile üyeleriyle vatanları uğruna canlarını feda eden tüm şehitleri saygı ve rahmetle anmak için bir araya geldiklerini belirterek şunları söyledi:"Bugün, aynı zamanda sadece Türk ulusunun kaderini veya 1.

Dünya Savaşı'nın gidişatını değil, bizzat dünya tarihinin akışını değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Deniz Zaferi'nin yıl dönümü.

O zafer ki; Türk milletinin içindeki bağımsızlık ateşini ve inancını dost, düşman herkese en açık şekilde göstermiş ve 'Çanakkale geçilmez' sözlerini hepimizin zihinlerine adeta kazımıştır."Zeki Levent Gümrükçü, Çanakkale Zaferi'nin, her yaştan ve yurdun her köşesinden 50 binin üzerinde şehitle bir neslin belki de en parlak temsilcilerinin yitirildiği destansı bir mücadele ve direniş olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti:"Her yıl 18 Mart gününde sadece Çanakkale Savaşı'nda kaybettiğimiz canlar için değil, Dumlupınar'dan Sarıkamış'a, Kurtuluş Savaşı'mızın her cephesinde, Kore'den Kıbrıs'a tüm barış misyonlarımızla ve 15 Temmuz Destanı dahil terörizmin her türlüsüyle mücadelemizde kaybettiğimiz tüm şehitlerimizi Türk halkı olarak anarken, Dışişleri camiası olarak bizler de yurt dışında görevleri başında şehit olan diplomatlarımızı ve aile üyelerini anmak için burada Dışişleri Şehitliği'nde bir araya geliyoruz.""Bu haince ve canice terör saldırılarını gerçekleştirenler, terör yoluyla elde etmeye çalıştıkları kirli emellere ulaşamayacak"Gümrükçü, Türkiye'nin terörizmden en çok acı çekmiş ülkelerin başında geldiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Ülkemizin terör belasıyla mücadelesi, geçmişte olduğu gibi bugün de bütün kararlılığıyla devam etmektedir. 'Terörle mücadele' deyince birçoğumuzun aklına öncelikle PKK, DEAŞ, FETÖ gibi terör örgütleri ve bu örgütlerin uzun yıllara yayılan hain saldırıları neticesinde kaybettiğimiz askeri, polisi, öğretmeni niceleriyle on binlerce masum vatandaşımız gelmektedir.

Ancak burada ülkemizin terörle sınavının ilk olarak 1970'li yıllarda Bakanlığımız mensuplarına karşı yurt dışında gerçekleştirilen menfur suikastlarla başladığını hatırlatmak isterim."1973'te Los Angeles'ta şehit olan Başkonsolos Mehmet Baydar ve Konsolos Bahadır Demir'i anan Gümrükçü, "Maalesef bunu izleyen yıllarda da ASALA, JCAG, 17 Kasım gibi terör örgütleri tarafından düzenlenen saldırılarda, aslında barışın elçisi olan diplomatlarımız, kamu görevlilerimiz ve çocukları dahil aile fertlerinden 41 vatandaşımız şehit olmuş, çok sayıda mensubumuz yaralanmıştır." diye konuştu.Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Gümrükçü, Türk hariciyesinin yaşadığı bu trajedinin dünya diplomasi tarihinde de eşi ve benzeri olmadığına dikkati çekerek "Şundan herkesin emin olmasını isterim ki; bu haince ve canice terör saldırılarını gerçekleştirenler, terör yoluyla elde etmeye çalıştıkları kirli emellere o günlerde de ulaşamamışlardı, bugün de yarın da asla ulaşamayacaklar." dedi.Saldırıların, Türk diplomatlarının ve ailelerinin Türkiye'yi yurt dışında gururla temsil etme azimlerini ve Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dış politikada kılavuz olarak bıraktığı "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda barış için çalışma kararlılıklarını artırdığını belirten Gümrükçü, "İnsanlığın ortak değerlerini savunan barış elçisi diplomatlarımızı, terör yoluyla susturmaya çalışanlar, tarihin karanlık sayfalarında boş hayallerle yerlerini alırken; şehit diplomatlarımız ve aile fertlerinin isimleri kalplerimize ve tarihe altın harflerle adeta kazınmıştır." ifadesini kullandı.Zeki Levent Gümrükçü, saldırılardan 18'inin faillerinin bugüne kadar tespit edilememesi, tespit edilenlerin ise hak ettikleri cezayı almamasından duyduğu üzüntüyü dile getirerek bu saldırıların sadece Türk diplomatlarını değil, esasen dünya barışını ve insanlığın ortak değerlerini de hedef aldığını belirtti.İnsanlığa karşı işlenen en önemli suçlardan birini teşkil eden terörizmin her türlüsünde olduğu gibi bu terör saldırılarının kurbanlarına da din, dil veya milliyetler üzerinden bakılamayacağını vurgulayan Gümrükçü, şöyle devam etti:"Aksine bu saldırıları hepimize yapılmış saldırılar olarak görmeli ve buna göre hareket etmeliyiz.

Hele ki tarihi bu şekilde tek yanlı ve eksik algılayanların, insanlar arasına radikal söylemleriyle nefret tohumları ekmeye çalışanların hedefindekiler, bu saldırılarda olduğu gibi hayatları boyunca bunun tam tersi yönünde mücadele etmiş barış elçileri olunca."Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Gümrükçü, uluslararası topluma, terörizmle mücadelede seçici davranmadan, tam bir işbirliği sergilemeleri ve terörizmi yüceltebilecek her türlü davranış ve faaliyetten özenle kaçınmaları çağrısında bulunarak, "Şunu unutmayalım ki; kökeni, ideolojisi veya hedefi ne olursa olsun, terörizmin her türlüsüyle mücadelede tam bir kararlılık ve işbirliği, ortak geleceğimizin en önemli teminatlarından birini teşkil edecektir." dedi."Dışişleri camiası olarak her gün şehitlerimizin anısına layık olmak için canla başla çalışıyoruz"Gümrükçü, şehitlerin hatıralarını yaşatmak ve yakınlarıyla dayanışma içinde olmanın, en öncelikli görev ve vefa borcu olduğunun altını çizerek, şunları söyledi:"Bu anlayışla isimlerini Bakanlığımızın her köşesinde yaşattığımız şehitlerimizin anısına, bizzat şehadet yerlerine de anıtlar ve plaketler yerleştirilmesi en başta gelen faaliyetlerimiz arasında yer almaktadır.

Nitekim bu çalışmalarımız kapsamında bugüne kadar Sydney, Ottava, Lizbon, Viyana, Burgaz ve Belgrad'da şehitlerimizin anılarına anıtlar, plaketler yerleştirilmiş olup şehit verdiğimiz diğer tüm merkezlerde de bu yöndeki çalışmalarımız devam etmektedir."Anma etkinlikleriyle de şehitlerin her zaman yad edildiğini, hatıralarının canlı tutulmasına yarayabilecek her türlü projeye destek verildiğini belirten Gümrükçü, "En gencinden en kıdemlisine kadar tüm Dışişleri camiası olarak her gün şehitlerimizin anısına layık olmak için canla başla çalışıyor ve onların hayatları pahasına korumaya çalıştığı barışa, dostluğa ve işbirliğine dayanan ulusal çıkarlarımızı muhafaza etmek için her türlü gayreti gösteriyoruz." dedi.Katılımcılara teşekkür eden Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Gümrükçü, "Bu duygu ve düşüncelerle aziz şehitlerimizin hatıraları önünde bir defa daha saygıyla eğiliyor, kendilerine Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyorum.

Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun." ifadesini kullandı.Törende, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Dışişleri Mensupları Eşleri Dayanışma Derneği adına anıta çelenk bırakıldı.Katılımcıların kabir ziyaretinin ardından tören sona erdi.?

İlgili Sitenin Haberleri