Haber Detayı

Ramazan sonrası beslenmeye dikkat: Uzmanlardan bayram sofrası uyarısı
Sağlık ulusal.com.tr
18/03/2026 15:38 (6 saat önce)

Ramazan sonrası beslenmeye dikkat: Uzmanlardan bayram sofrası uyarısı

Oruç tutulan bir ayın ardından bayramla birlikte aniden değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi ve metabolizma üzerinde risk oluşturuyor. Uzmanlar, artan ikramlar karşısında porsiyon kontrolünün sağlanması ve özellikle işlenmiş ürünlerden uzak durulması gerektiğini belirtiyor.

İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç.

Dr.

Merve Bayram, Ramazan ayının bitimiyle eski yeme alışkanlıklarına hızlı bir dönüş yapılmasının vücut üzerinde beklenmedik yükler oluşturabileceğini açıkladı.

Bir ay boyunca değişen öğün saatlerine alışan sindirim sisteminin, bayram günlerinde kurulan zengin sofralara ve gün boyu süren ikramlara uyum sağlamakta zorlandığı belirtildi.

Metabolizmanın yavaşladığı bir dönemin ardından hızlı tüketilen öğünlerin metabolik dengesizliklere yol açabileceğine dikkat çeken Doç.

Dr.

Bayram, süreci şu sözlerle aktardı: "Ramazan ayının ardından gelen bayram günleri, aile ziyaretleri ve zengin sofralarla birlikte beslenme düzeninin de aniden değiştiği bir dönemdir.

Bir ay boyunca oruç nedeniyle farklı saatlerde beslenen vücut, bayram sabahı aniden artan ve hızla tüketilen öğünlere alışık değildir.

Ramazan süresince öğün sayısının azalması ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi metabolizmanın yavaşlamasına neden olabilir.

Bayramla birlikte eski yeme düzenine hızlı bir şekilde dönülmesi ise farkında olmadan daha fazla yemek tüketimine yol açabilir.

Bu durum yalnızca kilo artışı riskini artırmakla kalmaz, aynı zamanda sindirim sistemi sorunları, mide rahatsızlıkları ve metabolik dengesizliklere de neden olabilir" PSİKOLOJİK RAHATLAMA VE PORSİYON KONTROLÜ Fizyolojik etkilerin yanı sıra bayram günlerinde yemek tüketimini artıran psikolojik faktörler de bulunuyor.

Özellikle yoğun ziyaret trafiğinde sunulan çeşitli ikramlar karşısında porsiyon kontrolünün sağlanması büyük önem taşıyor.

Doç.

Dr.

Merve Bayram, kontrolsüz yeme eğiliminin sonuçlarını şu ifadelerle açıkladı:"Ramazan sonrası oluşan psikolojik rahatlama duygusu da yemek tüketimini artırabilir.

Bayram sofralarında çeşitliliğin fazla olması ve ikramların artması, özellikle hızlı ve kontrolsüz yemek yeme eğilimini güçlendirebilir.

Bunun sonucunda hazımsızlık, şişkinlik gibi mide problemleri ile kan şekerinde ani yükselme ve düşüşler görülebilir.

Bu nedenle bayram günlerinde besinlerin yavaş tüketilmesi, iyi çiğnenmesi ve porsiyonların küçük tutulması önem taşır" Bayram sofralarında sıklıkla yer alan bazı spesifik yiyeceklerin sindirim sistemi üzerindeki olumsuz etkileri konusunda da uyarılarda bulunuldu.

Doç.

Dr.

Bayram, özellikle rafine karbonhidratlar ile işlenmiş et ürünlerinin tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini belirtti.

Bu tür besinlerin dengeli tüketilmesinin, bayram sonrasında yaşanabilecek sağlık sorunlarının önüne geçilmesinde kritik bir adım olacağı vurgulandı.

SABAH KAHVALTISINDA ŞEKER DENGESİ Bayram sabahlarında tüketilen yiyeceklerin gün boyu sürecek beslenme dengesi için belirleyici olduğu vurgulandı.

Rafine karbonhidratlar ve işlenmiş et ürünlerinin aşırı kullanımının sindirim sistemini yorabildiğini belirten Doç.

Dr.

Bayram, kahvaltı menülerinde yapılacak tercihler hakkında şu ifadeleri kullandı: "Bayram sofralarında sıkça tüketilen poğaça, börek ve beyaz ekmek gibi rafine karbonhidrat içeren besinler ile salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş et ürünlerinin fazla tüketimi sindirim sistemini zorlayabilir.

Bu nedenle özellikle bayram sabahında daha dengeli tercihler yapmak önemlidir.

Gün içerisinde tatlı tüketilecekse kahvaltıda reçel, bal ve çikolata gibi şeker içeriği yüksek besinlerden kaçınılması önerilmektedir.

Böylece gün boyunca alınan toplam şeker miktarı dengelenebilir ve kan şekeri dalgalanmalarının önüne geçilebilir." Bayram ziyaretlerinde misafirlere sunulan başlıca ikramların tatlılar olduğunu hatırlatan uzmanlar, bu besinlerden tamamen uzak durmak yerine porsiyon kontrolünün uygulanmasını tavsiye ediyor.

Doç.

Dr.

Bayram, tatlı seçimi ve tüketimiyle ilgili yaklaşımını şu sözlerle aktardı:"Bayram ziyaretlerinin en tatlı tarafı kuşkusuz ikram edilen tatlılardır.

Ancak özellikle şerbetli tatlıların yüksek şeker ve enerji içerdiği unutulmamalıdır.

Tatlıdan tamamen kaçınmak yerine porsiyon kontrolü yapmak en doğru yaklaşım olacaktır.

Ayrıca mümkünse şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıların tercih edilmesi daha uygun olacaktır" SIVI ALIMI GÜN İÇİNE YAYILMALI Ramazan ayında oruç nedeniyle iftar ve sahur saatleri arasına sıkışan su tüketim alışkanlığının bayramla birlikte yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Sıvı alımının gün içerisine dağıtılmasının sağlıklı bir sindirim için şart olduğunu belirten Doç.

Dr.

Merve Bayram, konuyla ilgili, "Ramazan boyunca su tüketimi çoğunlukla iftar ve sahur saatleriyle sınırlı kaldığı için bayram günlerinde sıvı alımını yeniden düzenlemek önemlidir.

Gün içine yayılan düzenli su tüketimi sindirimin daha sağlıklı çalışmasına yardımcı olur ve vücudun sıvı dengesini korur.

Bu nedenle günlük en az 2-2,5 litre su içilmesi önerilmektedir." bilgisini verdi.

Sindirim sistemini desteklemek adına bayram döneminde lif bakımından zengin gıdalara ağırlık verilmesi ve hafif tempolu fiziksel aktiviteler yapılması önerildi.

Doç.

Dr.

Bayram, beslenme rutinine eklenmesi gereken gıdaları ve hareketin önemini şu değerlendirmeyle sundu:"Bayram günlerinde lif içeriği yüksek besinlerin tüketiminin artırılması sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur.

Özellikle koyu yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere sebzeler, meyveler, kuru fasulye, nohut ve mercimek gibi baklagiller ile bulgur ve tam tahıllı ürünler lif açısından zengin besinler arasında yer almaktadır.

Bu besinlerin düzenli tüketimi hem bağırsak hareketlerinin desteklenmesine hem de kabızlık riskinin azaltılmasına katkı sağlar.

Ayrıca bayram ziyaretleri arasında yapılacak kısa yürüyüşler hem sindirimi kolaylaştırır hem de kan şekeri kontrolüne katkı sağlar." KRONİK HASTALARA ÖZEL UYARI Beslenme alışkanlıklarındaki ani değişimlerin diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı bulunan bireyler için ekstra riskler barındırdığı bildirildi.

Kronik rahatsızlığı olan hastaların mevcut beslenme düzenlerini muhafaza etmeleri gerektiğini belirten İstanbul Gelişim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Doç.

Dr.

Merve Bayram, açıklamalarını şöyle tamamladı:"Diyabet, hipertansiyon veya kalp hastalığı olan bireylerin bayram süresince beslenme düzenlerini mümkün olduğunca korumaları gerekir.

Aşırı tuzlu, yağlı ve şekerli besinlerin tüketimi sınırlandırılmalı ve öğün atlamaktan kaçınılmalıdır.

Özetle, bayram sofralarının keyfini çıkarırken önemli olan yasaklar değil dengeyi koruyabilmektir.

Küçük porsiyonlar, yeterli su tüketimi ve hafif hareketlerle bayram hem keyifli hem de sağlıklı geçirilebilir."

İlgili Sitenin Haberleri