Haber Detayı
CHP'den operasyonların yıl dönümünde dev miting
CHP, “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 99’uncusunu Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptaliyle başlayan operasyonların yıl dönümünde mitinglerin başladığı Saraçhane'de gerçekleştirdi. CHP yönetimi ve örgütlerinin çağrısıyla on binler Saraçhane'ye akın etti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 99’uncusunu, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik operasyonların yıl dönümünde bu akşam Saraçhane’de düzenledi.Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınıp tutuklandığı süreçte tepkilerin merkezi olan Saraçhane'deki İBB binası bir yıl sonra yine on binlere ev sahipliği yaptı.İmamoğlu’nun diplomasının yıl dönümüne de denk gelen miting öncesinde çeşitli siyasi partiler ile emek ve meslek örgütleri Saraçhane’ye yürüyüş gerçekleştirdi.Geçtiğimiz yıl 19 Mart’ta polis barikatına rağmen Beyazıt’tan Saraçhane’ye yürüyen İstanbul Üniversitesi öğrencileri, bu yıl da aynı güzergâhta yürüyüş düzenledi.Çevre il ve ilçelerden katılımın olduğu miting öncesinde Saraçhane ve çevresinde yoğunluk artarken, kalabalığın giderek büyüdüğü gözlendi.Üniverisite öğrencileri, sendikalar ve bir çok siyasi partinin destek verdiği miting öncesi X hesabından bir paylaşım yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel "Başımız dik, alnımız ak. 19 Mart Darbesi'nin birinci yılında yine milletleyiz, Saraçhane’deyiz!" ifadelerini kullandı.CHP lideri Özel'den önce öğrenci temsilcileri, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu kürsüye çıktı.Dilek İmamoğlu'nun konuşmasının ardından Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yaval kalabalığa hitap etti.Silivri'de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu'nun mesajı ise CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından alanı dolduran on binlere okundu.İmamoğlu'nun mesajının ardından kürsüye CHP lideri Özgür Özel çıktı.
Konuşmasına Adnan Yücel'in "Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek" şiiriyle başlayan Özel'in konuşmasından satırbaşları:"BİR EKREM’İ ALARAK İŞİ BİTİRDİK SANIYORLARDI"Bir Ekrem'i alarak işi bitirdik, onları sindirdik sanıyorlardı.
Bir yıl sonra bir Ekrem'in yerine yüz binlerce Ekrem meydanda.
Diplomayı iptal ettikleri gün birileri, devleti devlet yapan toplum sözleşmesinin, anayasanın altına dinamiti koydular.
Milleti birilerinin elinde oyuncak etmeye çalıştılar.
Hemen ardından ertesi sabah Ekrem Başkan'ın kapısına yüzlerce polisle dayandılar.O gün Ekrem Başkan'ın kapısına gelenler, onu Vatan Emniyet'e götürdüğünde, eşi ve yol arkadaşları dimdik ayaktaydı.
O gün ne olacaksa olacak ama bugün olacak dedik.
Darbenin hedefinin Ekrem Başkan, Parti'nin yükselişi ve Saraçhane olduğunu biliyorduk."BEYAZIT'TA BARİKATLARI YIKANLARA SELAM OLSUN"Size bunu duyurduktan sonra eylem ve toplanma yasaklarını duyurdular.
Yetmedi toplu taşımaları kapattılar.
O gün Beyazıt'ta üniversiteliler barikatla karşı karşıyaydılar.
O gün Vatan'da ve Beyazıt'ta barikatları yıkanlara, geleceğine sahip çıkanlara helal olsun, selam olsun.O gün bugündür geleceğine sahip çıkan İstanbul'un, Boğaziçi'nin, Yıldız Teknik'in, İTÜ'nün ve diğer tüm üniversite gençliğinin önünde saygıyla eğiliyorum.
O gün bu otobüsün üzerine çıktık ve sizden aldığımız güçle tarihi bir direnişin meşalesini yaktık.
Tam 7 gece aynı otobüsün üstünden aynı mikrofona konuşarak hep beraber Türkiye'ye ve dünyaya 'biz bitti demeden bitmez, biz meydandayız, eylemdeyiz' dedik.
İlk gece tüm yasaklara rağmen buraya 110 bin kişi geldi."İLK GECE 110.000 KİŞİ"Ama ahir ömrümde bana deseler bir madalyan var demokrasiye, cumhuriyete ve ülkenin geleceğine dair kime verirsin deseler o madalyadan 110 bin tane isterim geçen sene burayı dolduran her birinize veririm.İlk gece 110.000 kişi...
Her gece artan bir kalabalık ve 23 Mart günü, ön seçimin günü, Ekrem İmamoğlu'nun 15,5 milyon kişinin oyuyla adaylaştığı, milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu gün bu meydanda 1,2 milyon kişiyleydik!
Ne bu meydanı, bütün yarımadayı insanlar büyük bir azimle doldurdular.
Dron gitti, gitti, dronun menzili bitti ama bu kalabalığın sonu gelmedi!
İşte o günden belliydi; Cumhuriyet'in, demokrasinin hikayesi bu memlekette bitmedi.
Bitmedi, bitmeyecek!“DİRENİŞ TÜM TÜRKİYE’YE YAYILDI”Direnişimiz bununla sınırlı kalmadı.
Saraçhane'den yakılan meşale, tüm Türkiye'de gür alevlere dönüştü.
Boğazı aştık, karşıya geçtik, Maltepe'de 2,2 milyon olduk.
Sonrasında her çarşamba İstanbul'un bir ilçesinde, her hafta sonu Anadolu'nun bir ilinde olduk.
O illere gittik.
Buranın, İstanbul'un selamını Anadolu'ya taşıdık.
Buranın kıvılcımıyla orada kor alevler olduk ve bu eylemleri bir gün İstanbul'da, bir gün Anadolu'da bir yıl boyunca sürdürdük.Önce 'Bu eylemler bir aya biter' dediler.
Yaz geldi, 'Sıcakta kimseler kalmaz, öğrenciler memlekete, İstanbullular tatile gider' dediler.
Ama ne yazın, ne kışın durdunuz.
Antalya'da 45 derecede, Çankırı'da eksi 4 derecede, sizin yaktığınız o meşale yandı, yandı, yandı!
Bütün Türkiye'yi sardı!
Siz başardınız, siz başardınız!"BU MİKROFON TAM 112 SAAT BOYUNCA ELİMDE"Bir yılda elbette hep konuştuk.
Soğukta olmaz, eyvallah.
Sıcakta olmaz, elbette.
Ama hep dedik ki, biz bir eyleme, bir mücadeleye, yani kuru kuruya bir mitinge değil, verilen büyük bir mücadeleye çağırıyoruz insanları.
İşte 98.'si geride kaldı, bugün akşam 99. eylemde hep birlikte yeniden Saraçhane'deyiz.
Hep birlikteyiz!
Bu mikrofon tam 112 saat boyunca elimde.
Tam 4 buçuk gün durmadan, duraksamadan ben konuştum, siz dinlediniz."105 BİN KİLOMETRE BOYUNCA MÜCADELE"Dünyanın çevresi 40 bin kilometre.
Bu otobüs bir yılda yaptı 105 bin kilometre.
Sizlerden aldığımız güçle, yol arkadaşlarımızla hiç durmadan koşarak, durmadan koşarak çalıştık.
Tabii ki ne bu otobüs tek başına gider, ne bu mücadele bir başına sürer.
Direksiyonundaki şoföründen, ses teknikerine, personellerine; bir yıldır evlerinden daha çok bu otobüste yatanlara, emek verenlere; kameramanından fotoğrafçısına, tercümanından dronu kullanana...
Helal olsun tüm emekçi kardeşlerime!"TÜM SİYASİ PARTİLERE VE ÖRGÜTLERE TEŞEKKÜR"Bu süreçte bize destek veren tüm siyasi partilere; başta ilk günlerde buraya koşan gelen tüm genel başkanlara, tüm siyasi partilerin mensuplarına, gençlik kollarına, kadın kollarına, aslan sosyal demokratlara, milliyetçi demokratlara, muhafazakar demokratlara, Kürt demokratlara, liberal demokratlara, sosyalist demokratlara, Türkiye'nin bütün demokratlarına selam olsun!
Ayrı ayrı teşekkür ediyorum her birine.
Tüm meslek örgütlerine, çok değerli sendikaların yöneticilerine, üyelerine, sivil topluma, derneklere ayrı ayrı teşekkür ediyorum."GÜCÜMÜZ HALKTAN ALIYORUZ"Ve sizler... 98 mitinge katılan 15 buçuk milyon yürekli, kahraman insan!
Ve bugün hep beraber 16 milyona dayanıyoruz.
En büyük alkışı bu meydan, bu meydanlar, bu kahramanlar hak ediyor.
Bizler sizleri alkışlıyoruz.Biz gücümüzü okyanusun ötesinden almıyoruz.
Biz gücümüzü Trump'tan almıyoruz.
Biz gücümüzü bu meydandan, bu meydanın mücadele azminden, Atatürk'ün emaneti Cumhuriyet'ten, onun en önemli kazanımı sandığa inananlardan, seçme hakkına sarılanlardan, seçtiğine sahip çıkanlardan alıyoruz.
Biz gücümüzü sizden alıyoruz!
Ve gücümüzü sonuna kadar koruyacağız ve asla ve asla hiç kimseyi geride bırakmayacağız."ŞİMDİ SIRA SARAÇHANE’DEBirinci mitingi Uşak'ta yaparken tüm Türkiye'ye seslendik.
Dedik ki; 'Şimdi sıra yine Saraçhane'de.
Saraçhane'ye gidiyoruz, beklesinler bizi.
Saraçhane'de 99. mitingde buluşuyoruz' dedik. 'Bekle bizi İstanbul' dedik.
İşte şimdi İstanbul'a geldik.“100'ÜNCÜ EYLEME HERKESİ ÇANAKKALE'YE BEKLİYORUZ”CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111'inci yıldönümü olduğunu anımsatarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk tüm şehitleri ve gazileri rahmetle ve minnetle andıklarını belirterek, şunları kaydetti:Mehmetçiğin geçirmediği o donanmayı, bir kişinin kararıyla geçirttiğini, birilerinin çok sevdiklerinin oraya kırmızı halılar serdiğini, sonra sıkışınca o donanmaya binip kaçanları da, o donanma geldiğinde Kartal İstimbotu'nun üstünden yanındakine 'Geldikleri gibi gidecekler' diyenleri de biliyoruz.
İşte tam bu ruhla, bu inançla, tam bu azimler, 98 eylemden sonra duracak mısın diyenlere, durmayacağız, devam edeceğiz diyoruz. 100'üncü eyleme herkesi Çanakkale'ye bekliyoruz.“CHP, 47 YIL SONRA TÜRKİYE'NİN BİRİNCİ PARTİSİ OLDU”Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür derler.
Her şey Kasım 2023'te başladı.
Birkaç ay öncesinde büyük bir seçim yenilgisinden çıkan partimiz, umutlar yerlerdeyken, başlar yerdeyken, moraller bozukken, gençlerin 'ayağa kalkalım' demesiyle, genç ve kadın kadrolarıyla yeniden ayağa kalkarak büyük bir değişimi gerçekleştirmeyi başardı.
Bundan sadece dört ay sonra gidilen seçimlerde AK Parti tarihinde ilk kez yenildi.
CHP, 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi oldu.Bu zaferi ne kendimize ne partimize saydık, bunu demokratların başarısı, bunu yan yana duranların, birlikte olanların başarısı olarak gördük.
Erdoğan bu gidişi durduramayacağını biliyordu.
O, ne partisine, ne partisinin gençlik kollarına, kadın kollarına güveniyordu, onun için olmayacak bir işe kalkıştı.
Bir siyasetçiyi, geçmişte mahkeme mahkeme gezdirdiği, adaleti katlettirdiği, sonra ödüllendirip bakan yardımcısı yaptığı birini bu sefer İstanbul'a başsavcı olarak gönderdi.
O kullanışlı aparat hemen göreve başladı.
Bu ismin kurduğu çete, her türlü kirli işe bulaşan bir AK Toroslar çetesine dönüştü.
Bir darbe planı adım adım işledi.“TAM 365 GÜNDÜR O DARBE SÜRÜYOR”Önce 30 Ekim'de Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer alındı, Türkiye'nin en büyük ilçesine kayyım atandı.
Ahmet Özer tam 377 gün hapis yattı, alnının akıyla çıktı.
Ardından Beşiktaş ve Beykoz operasyonları yapıldı. 18 Mart'ta Ekrem Başkan'ın 31 yıllık diploması iptal edildi. 19 Mart'ta ülkeye sivil bir darbe yapılmaya, bir darbe girişimine kalkışmaya çalışıldı.
Milletin seçtiği belediye başkanları, bürokratlar, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu gözaltına alındı.Tam 365 gündür o darbe sürüyor.
Millet darbeye karşı 365 gündür direniyor. 19 Mart, devletle millet arasındaki sözleşmeyi yırtma girişimdir. 19 Mart, bu ülkeyi kimin yöneteceğine millet karar vermesin diye yapılmıştır.
Millet vergisini versin, askere gitsin, trafik cezası ödesin ama kendi iradesiyle iktidarı değiştiremesin diye yapılmıştır.
Bizim, sizin bir yıldır verdiğimiz mücadele, parti mücadelesi değildir, bir cephe olarak demokrasi mücadelesidir."SİYASETİ VE SANDIĞI KORUMA MÜCADELESİNİ TOPLUMSALLAŞTIRIYORUZ"Biz demokratlar sandığın önemini biliyoruz.
Geçtiğimiz haftalarda AK Parti, İçişleri Bakanlığı bir düzenleme yaptı.
Modifiye araçlara ceza kesen yeni bir uygulamaya geçti.
Toplumdan beklenmedik bir tepki yükseldi.
Bugüne kadar oyunu Cumhur İttifakına veren, AK Parti'ye veren, sosyal medyadan AK Parti'ye karşı sandıkta görüşürüz diye yazmaya başladılar.
İşte 19 Mart, milletin sandıkta görüşürüz deme iradesine karşı, yani ister AK Parti'ye oy veren sanayi sitesinde çalışan, bir gün hayali aracını biraz daha kendi hoşuna giden şekle sokmaya çalışan, aracının iki katı cezayı görünce sandıkta hesaplaşma isteyen olsun, ister İstanbul Üniversitesi'nde toplanan, geleceğine sahip çıkan gençler olsun.Milletin egemen olduğu, milletin tek söz sahibi olduğu, tek adamların değil, seçilmişlerin yönettiği, milletin istediğini başa getirdiği, istemediğini gönderdiği bir düzen bu ülkeyi var eden, kurtaran kuran bugünlere taşıyan düzendir.
Bunun için sandığı ortadan kaldırmak isteyenlere, bir avuç darbeci kendisine göre bir düzen kurarsa, bir daha kimsenin yüzüne bakmak istemeyen bu düzenbazlara karşı, bu mücadeleyi, siyaseti ve sandığı koruma mücadelesini toplumsallaştırıyoruz.İşte sanayi sitelerine yayılan, işte köylerde, tarlalarda konuşulan, işte işçi servislerinde gündeme gelen 'Kardeşim hakkımı yiyorlar, hakkımı alırım, almazsam karşı çıkarım, istemediğimi değiştirirm' diyen bu anlayış, bu darbeyi püskürtmek için en büyük güvencemizdir.
Bu meydan sadece kendinden değil bu mücadeleyi büyütmekten de mesuldür.
Bu mücadeleyi adım adım büyütmeye, hep birlikte iktidara yürümeye hazır mıyız?"DARBEYİ PÜSKÜRTMEK TÜM DEMOKRATLARIN GÖREVİDİR"İşte bu darbeyi püskürtmek tüm demokratların görevidir.
Mühür kimdeyse Süleyman odur.
Bizim mücadelemiz bir avuç insanın Süleyman olmaması içindir, bizim mücadelemiz mührün, hükmün millette kalma mücadelesidir.
Herkes hesabını buna göre yapmalıdır.
Bundan sonra bu mücadeleyi dalga dalga büyütmeye var mıyız?
İşte Esenyurt Belediye Başkanımız Ahmet Özer burada, işte Adana'nın seçilmiş başkanı Zeydan Karalar aramızda.
Hapisteki kardeşlerimizi, dostlarımızı, yiğitlerimizi hiçbir zaman unutmadık, yalnız bırakmadık, bırakmayacağız."Özel, daha sonra tutuklu belediye başkanlarının tamamının ismini saydıktan sonra, partisinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'na, 'Bekle kar altında yatan buğday tanesi, yine onun sularıyla yeşereceksin. göz yaşların çare değil, ağlama büyü.
Başını dik tutabilirsen boy vereceksin' diye yazdığını söyledi.
Özel'in bu sözleri üzerine şarkıcı İlkay Akkaya, "Bekle Buğday Tanesi" isimli şarkıyı seslendirmek üzere otobüse çıktı.Akkaya, şarkısını söyledikten sonra, "Yaşama hakkı elinden alınan çocukların, kadınların, sokak hayvanlarının yanındayız.
İnancından, etnik kimliğinden, cinsel yöneliminden dolayı ötekileştirenlerin yanındayız.
İşçi sınıfının, gençlerin, yoksulların, tüm mazlumların yanındayız.
Eperyalist savaşların karşısında barışın ve halkların kardeşliğinin yanındayız" dedi.