Haber Detayı

TEPAV Merkez Direktörü Hakkı Hakan Yılmaz: Bütçede yılın tamamı için açık yükselme işaretleri veriyor
Ekonomi ekonomim.com
19/03/2026 00:00 (1 saat önce)

TEPAV Merkez Direktörü Hakkı Hakan Yılmaz: Bütçede yılın tamamı için açık yükselme işaretleri veriyor

Merkezi yönetim bütçesinin iki aylık performansını analiz eden TEPAV Merkez Direktörü Hakkı Hakan Yılmaz, bütçe açığının yüzde 57,7 düşüşle 190 milyar TL’ye inmesinin, büyük ölçüde geçici Kurumlar Vergisi ödeme döneminin 3’ten 4’e çıkarılmasından kaynaklandığına işaret etti.

Yılmaz’ın analizine göre yatırım nitelikli giderlerde cari olarak harcama, faiz giderlerindeki artış gibi nedenlerle, bütçe her ne kadar toplamda iyi bir performans gösterse de, ileriki aylar için yüksek açığın işaretlerini verdi.

Yılmaz, eğer bu etkiler olmasaydı, özellikle kurumlar vergisinin tahsilatının önceki yıl gibi yapılsaydı, bütçenin iki ayda 190 milyar 177 milyon TL değil, 568.2 milyar TL açık vereceğini hesapladı.

Yılmaz ayrıca, bütçe harcamaları analizinde, toplumun en düşük gelirdeki yüzde 10’luk kesiminin sosyal yardımlara bağımlılığının aylık bazda yüzde 66’ya ulaştığını, faiz giderlerinin de vergi gelirlerine oranının yüzde 27,8’ine ulaştığına dikkat çekti.

Hakan Yılmaz çalışmasında, 2026’nın iki ayında bütçesinde Kurumlar Geçici Vergisi, faiz stopajları, faiz ödemeleri ve dar gelirli kesimlerin sosyal yardımlara bağımlılığına ilişkin bir dizi gelecek dönem bütçe gerçekleşmelerini de etkileyebilecek unsurlara odaklandı.

En önemli etkinin Kurumlar Geçici Vergisi’nin 3 dönemden 4 döneme çıkarılması nedeniyle 2026 başına gelen ödemelerden kaynaklandığını belirten Yılmaz, “Kurumlar verisinde geçici vergi döneminin tekrar dörde çıkarılması  dikkate alınarak veriler aynı baza getirilmek suretiyle düzeltildiğinde Şubat sonunda (iki aylık toplam) bütçe açığı 568,2 milyar TL’ye çıkıyor.

Bütçe açığındaki artış ise bu durumda yüzde 22,9 oluyor” dedi.

Bütçe harcamaları içinde ise faiz giderlerinde Ocak-Şubat döneminde gözlenen önceki yıl aynı aya göre yüzde 112’lik artışa dikkat çeken Yılmaz, yine harcamalar içinde yatırım nitelikli kalemler olan sermaye giderleri ve sermaye transferlerinde geçen yıla kıyasla cari olarak yüzde 30’lara varan harcama azalışının altını çizdi.

Yılmaz, Bu iki harcama kalemi ödeneklerin tutulması suretiyle artışı 6,6 puan aşağıya çekmiştir” tespitinde bulundu.

Faiz ödemelerinin Şubat sonunda, iki aylık uygulama sonucunda toplam giderlere oranının yüzde 21,6’ya, toplam vergi gelirlerine oranının ise yüzde 27,8’e ulaştığına dikkati çeken Hakkı Hakan Yılmaz, “Bu oranlar 2010 yılından sonraki en yüksek oranlardır.

Programın ilk uygulama yılı olan 2023 yılından itibaren bu oranlar belirgin şekilde artmakta, bu da borçlanmanın finansman maliyetlerini yukarı çekmektedir. …Dolayısıyla toplanan her dört liralık verginin 1,1 TL’si faiz ödemesine gitmektedir.

Bu ise borçlanma açısından piyasa riskini artırırken mali alanı da daraltmaktadır” yorumunu yaptı.  -Sosyal harcamalar bağımlı kitleler Çalışmalarında zaman zaman ekonomik görünüm içinde yoksullukla mücadele, sosyal koruma harcamalarının seyrine de değinen Hakan Yılmaz, Ocak-Şubat dönemi bütçesi gerçekleşmelerinde de nominal olarak dönemsel bazlı bir kıyaslamayla sosyal koruma harcamalarının 2025’te azalmış olmasına vurgu yaptı.

Yılmaz, özellikle gıda ve konut grubundaki artışların en düşük gelir grubuna etkisine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Sosyal yardımlara bağımlı yoksul hanelere yönelik bütçe ödeneklerinin kullanımının artıyor olması beklenirdi.

En yoksul birinci ve ikinci yüzde 10’luk gelir gruplarının sosyal destek ve yardımlara bağımlılık oranı yüzde 56 seviyesinde, en yoksullarda yüzde 66 seviyesinde çıkmaktadır (5,4 milyon hane, 13 milyon kişi).

Gıda ve konut grubu harcamalarının toplam harcamalar içindeki payı en yoksul gelire sahip ilk yüzde 20 hane için yüzde 70'lere yaklaşıyor, konut ve ulaştırma maliyetleri artıkça gıda ve eğitim bütçesi çarpıcı şekilde daralıyor. 2024'le birlikte diğer harcamalardaki baskıyla gıdaya yapılan harcamanın payı azalmakta ve gıda sepeti enflasyonla daha da daralmaktadır.

Yoksulların ve orta sınıfın bütçesinde gelirlerdeki artışın düşük kalması ve diğer zorunlu harcamaların baskısı ile gıda harcamalarının payı azalıyor.

Bu hem daha az tüketmek hem de aynı parayla daha az gıda almak anlamına geliyor. 2026 yılında ilk iki ay sonunda gıda harcamalarındaki enflasyonun hızlanarak %13,9 olması ve izleyen aylarda dünyada yaşananlarla gıda enflasyonunun artma riski dikkate alındığında yoksul hanelere yönelik sosyal koruma yardımları çok daha öncelikli bir kamu politika alanı olmak durumundadır.”      Ocak-Şubat kümilatif bütçe gerçekleşmeleri (milyon TL)         2025 Şub             2026 Şub             % Artış  % Dağ. 2026 Harcamalar         2.089.859            2.965.015            41,9       100 1-Faiz Hariç Harcama      1.787.152            2.324.903            30,1       78,4 2-Faiz Harcamaları           302.707 640.112 111,5     21,6 Gelirler 1.640.508            2.774.838            69,1       100 Vergi Gelirleri    1.377.625            2.303.196            67,2       83 Diğer Gelirler     262.883 471.641 79,4       17 Bütçe Dengesi  -449.351              -190.177              -57,7      Faiz Dışı Denge -146.644              449.935 -406,8   Bütçe Dengesi (Kur.Verg.

Düzeltilmiş)   -462.229              -568.162              22,9       Toplam Vergi     1.377.625            2.303.196            67,2       Toplam Vergi (Kur.

Geç.

V.

Hariç)            1.364.747            1.925.212            41,1       Kaynak: HMB verilerinden Prof.

Dr.

H.

Hakan Yılmaz hesaplamaları                                                           

İlgili Sitenin Haberleri