Haber Detayı

Bayram alışverişi hızlandı... Etiketsiz ve açıkta satılan ürünlere dikkat
Yazarlar hurriyet.com.tr
19/03/2026 06:14 (12 saat önce)

Bayram alışverişi hızlandı... Etiketsiz ve açıkta satılan ürünlere dikkat

Yarın bayram... Ve birçoğumuz için bayram demek sadece tatil yapmak değil, genişçe bir bayram masası etrafında sevdiklerimizle buluşmak demek. Dolayısıyla İstanbul’un en gözde çarşısı Eminönü’nde alışveriş hareketliliği hız kazandı. Şeker, lokum, çikolata tezgâhlarının önü hınca hınç. Çarşıyı yeni çekilmiş, taze Türk kahvesi kokusu sarmış. Kahvecilerin önünde uzun kuyruklar var. Mükellef bir kahvaltı sofrası planlayanlar ise şarküterilerin, peynircilerin önünde... Gelin hem tezgâhın ateşine bakalım hem de ‘sağlıklı’ alışverişin kurallarına...

120 MİLYARLIK EKONOMİK HAREKETLİLİKEminönü’ndeki kalabalık öğle saatlerinde başlıyor, akşam saatlerine doğru zirveye çıkıyor.

En büyük ilgi; Şeker Bayramı adıyla müsemma, lokum, şekerleme, çikolata stantlarına...

Satışların şu ana kadar beklentiyi karşıladığını söylüyor esnaf.Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, geçen yıl Ramazan Bayramı döneminde yaklaşık 90 milyar liralık ciro elde edildiğini belirterek, “Bu yıl bölgesel anlamda yaşadığımız savaşlar ve krizler sebebiyle, fiyatlar biraz daha yüksek.

Artışın da etkisiyle, 100- 120 milyar liralık bir hareketlilik bekliyoruz” diyor.PEKİ YA FİYATLARŞeker ve lokum grubu fiyatları geçen yılla aynı.

Kilo fiyatı ortalama 300 lira.

Marka ve kalitesine göre 600-700 TL’ye kadar çıkıyor.

Lokum fiyatları da benzer; 150 TL’den başlayıp, 900 TL’ye çıkıyor.

Çikolatada ise yüzde 10-15’lik bir artış var.

Kilosu 700-1000 TL.

Gözlemim ise şu; alışverişe gelenler tercihini daha ziyade orta segment, fiyat-performans ürünlerden yana kullanıyorlar.

Baklavaya gelince...

Ramazan ayı boyunca üreticiler fiyatını sabitledi.

Birinci kalite, fıstıklı baklavanın kilo fiyatı 1800- 2000 TL, cevizli baklava ise 1000-1500 TL.

Yani fıstıklının dilimi 80-90 TL, cevizlininki 50-75 TL.

Baklavada fiyatı artıran etkenler ise hiç şüphesiz, ham maddesi ve kalitesi ile el işçiliği.

Ancak fiyatına rağmen baklava üreticileri bayramda günlük 5 bin ton baklava tüketilmesini ön görüyor.BEZELYE HİLESİ ESKİDİ: KABAK ÇEKİRDEĞİ YA DA BOYALI YER FISTIĞI KOYUYORLARBayram öncesi, Ticaret Bakanlığı ekipleri çarşı, market, restoran ve fırınlarda fahiş fiyat artışı, stokçuluk ve etiket uygunsuzluklarına karşı sıkı denetimler yapıyor.

Ben de Gıda Mühendisi Nurten Sırma’yı aradım.

Diyor ki:“Daha geçtiğimiz gün Tekirdağ’da bir kamyonette, baklava yapımında kullanılmak üzere kıyılmış, aflatoksin (kanserojen madde) oranı yüksek, 2 ton Antep fıstığı ele geçirildi.

Aflatoksin sonradan ilave edilen bir madde değildir.

Üretim ya da paketleme, depolama, nakliye sırasında yapılan hatalar sebebiyle meydana çıkan bir zehirdir.

Ancak bu ‘zehirli’ ürünler yola çıkıyor, nakliye ediliyorsa demek müşterisi ve bir pazarı var.

Dolayısıyla ihbar, baskın ve denetimler çok önemli.”İÇERİĞİNİ BİLMİYORSANIZ ALMAYIN“Çünkü eski hilelere yenileri de eklendi: Kabuklu yer fıstığını doğrayıp, yeşil gıda boyası ile boyuyorlar.

Doğranmış kabak çekirdeğinin içi ile Antep fıstığını ya da küflü, eski mahsul, aflatoksin oranı yüksek Antep fıstıklarını toz haline getirip, karıştırıyorlar.

Bu ve benzeri üçkâğıtlar maliyetleri düşürmek için çok rağbet görüyor.

Aman ağzınızın tadı bozulmasın!

Büyük firmalar, genellikle markalarına bir zarar gelmesinden korktukları için böyle hilelere başvurmaz.

Açıkta, etiketsiz, kilosu 200-300 liraya satılan, ‘Fabrikadan halka’ sloganları ile pazarlanan, içeriği belirsiz, üretim yeri belli olmayan ürünlere ise dikkat!

Zira baklavanın da diğer tatlıların da ham maddesi; un, sade yağ, şeker, ceviz, fıstık fiyatları ortada...”Nurten SırmaSÜSLÜ KUTULARINA KANMAYIN“Çikolata da durum benzer.

Her kahverengi ürün çikolata değildir.

İçindekilere bakın; kakao yağı, keki ve nibi var mı?

Varsa o çikolatadır.

Oysa şu an piyasada çikolata diye satılan ürünlerin çoğu ‘kokolin.’ Kokolinin içinde ise margarin, palm yağı, kakao tozu var.

Yani çikolata değil, ‘dublörü.’ Süslü kutularına, kutu üstündeki görsellere kanmayın!SAVAŞLARIN VE İNSANLIK DRAMLARININ SON BULDUĞU BİR BAYRAM OLSUNBayram yazısı vesilesiyle savaşların ve insanlık dramının bittiği bir bayram dilerim herkese.

Ve bu vesileyle bir de deneyimimi paylaşmak isterim.

Salı akşamı, Külliye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti ile İletişim Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen ‘Gazeteci ve Yazarlarla İftar Programı’na katıldım ilk kez.

Çok güzel bir organizasyondu.Mehmet Ali Birand ile Kanal D Haber’de çalıştığımız dönemde, İstanbul’da Başbakanlık muhabirliği yapıyordum.

Sonrasında sistem de değişti, ben de...

TV’den gazeteye geçtim.

O dönem sahada beraber çalıştığımız gazeteci dostları görmemiştim uzun zamandır.

Bu buluşma iyi geldi, ABD ve İsrail’in İran’a karşı ‘ortak’ yürüttüğü savaşı ve etkilerini konuştuk bolca.İftar, kış bahçesindeydi.

Cumhurbaşkanı’nın oturduğu masa, ilk bakışta dev bir masa gibi geldi gözüme.

Meğer biri yuvarlak, 17 masanın birleşmesi ile oluşmuş.

Cumhurbaşkanlığı YouTube hesabından izledim masanın nasıl kurulduğunu ve hazırlıkları otele dönünce.İlginç bir detay da şuydu: 2015’te Antalya’da G20 zirvesinde “senkronize” servisleri ile dünya gündemine giren Külliye mutfağının becerikli garsonları, 10 yılda performanslarından hiçbir şey kaybetmemişti.

Yine, ‘hazır’ komutu ardından gelen ikinci komutta herkese aynı anda servis verdiler.Gecede, aynı masayı paylaştığımız 15 Temmuz Gazisi, Cumhurbaşkanı Baş Danışmanı Turgut Aslan ile sohbet ve Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun 16 parçalık repertuvarını dinleme şansı da buldum.

İftar öncesi uğradığım “Külliye’de Ramazan” etkinlikleri de kalabalık ve keyifliydi.

İlgili Sitenin Haberleri