Haber Detayı

Kerkük-Ceyhan hattı yeniden açıldı: 40 milyar dolarlık potansiyel! İşte Türkiyenin kazancı
cnnturk.com
19/03/2026 08:25 (2 saat önce)

Kerkük-Ceyhan hattı yeniden açıldı: 40 milyar dolarlık potansiyel! İşte Türkiyenin kazancı

ABD-İran savaşı sonrası Hürmüz Boğazının kapanmasıyla birlikte Iraktan yapılan petrol sevkiyatları sekteye uğramıştı. Ancak alternatif güzergah devreye alındı ve akış yeniden başladı. Kerkük-Ceyhan boru hattı üzerinden taşınan Kuzey Irak petrolü, Adanadaki Ceyhan Limanı aracılığıyla uluslararası piyasalara ulaştırılacak. Peki bu gelişme Türkiye için ne anlama geliyor? Hattın yeniden aktif hale gelmesiyle birlikte Türkiye, hem enerji taşımacılığındaki stratejik konumunu güçlendiriyor hem de transit gelirlerini artırma fırsatı yakalıyor. İşte ayrıntılar...

Bağdat yönetimi ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY), Irak petrolünün Türkiyeye Kuzey Irak üzerinden ihraç edilmesi konusunda anlaşma sağladı.

Iraktan Ceyhan Limanına sevkiyatlar geçtiğimiz gün başladı. 250 BİN VARİLLİK İHRACAT HEDEFİ Irak Petrol Bakanlığından yapılan açıklamaya göre ilk aşamada günlük yaklaşık 250 bin varil ihracat kapasitesi hedeflendiği belirtildi.BAKAN BAYRAKTAR AÇIKLAMIŞTI: 40 MİLYAR DOLARLIK POTANSİYEL Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Temmuz 2025te yaptığı açıklamada, Irak-Türkiye petrol hattının tam kapasite çalışması halinde 40 milyar dolarlık ticaret potansiyeli taşıdığını ifade etmişti.

İNŞA EDİLDİĞİNDEN BU YANA TAM KAPASİTE ÇALIŞMADI Peki Türkiye üzerinden sevkiyatlar nasıl olacak?

Hat tam kapasite mi çalışacak?

Sevkiyatların başlamasıyla Türkiyenin kazancı ne olacak?

Konuyla ilgili tüm merak edilenleri Enerji Uzmanı Altuğ Karataş milliyet.com.trye açıkladı.

Karataşın açıklamaları şu şekilde: Aslında Kerkük-Ceyhan Boru Hattı normalde 1.6 milyon varil kapasiteli.

İnşa edildiği tarihten bu yana hiç tam kapasite çalışmadı.

Maksimum en fazla günlük 500-600 bin varillik akış oldu.

Yaklaşık %25-30 kapasite ile çalıştı. 2023 YILINDAN BU YANA AKIŞ YOKTU 2023 yılından bu yana akış yoktu.

Şu anda ilk aşamada 200-250 bin varillik akışın başlatılması konusunda Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile merkezi hükümet arasında anlaşma yapıldığı ilan edildi.

Hatla ilgili bazı testlerin yapılması gerekiyor.

İlk aşamada başlangıçta 200-250 bin varil, kısa vadede birkaç haftada 300-400 bin varile çıkarılması, testler bittiğinde ise günde 500 bin varil petrol akışı planlanıyor.

HÜRMÜZ BOĞAZINA ALTERNATİF DEĞİL 500 bin varillik petrol üretimi, Hürmüz Boğazından geçen petrolün yüzde 2.5i yapar.

Burası Hürmüzden geçecek petrole alternatif değil ancak bir emniyet sibobudur.

Dünya artık İsrail, ABD ve İran savaşıyla birlikte yepyeni bir enerji mimarisine hareket edecek.

Birçok ülke alternatif çözümleri hızlı biçimde konuşmaya başladı.

Bu hat da mevcut hatlardan biri olduğu için toplamda 1.5 milyon varile ulaşabileceği için bunun nasıl artırılacağına bakılacaktır. 2023ten beri çalışmayan hattın en azından bir motivasyon oluşturduğu, merkezi hükümet ile Kürt yönetimi arasında hızlı bir anlaşma yapılarak hattın devreye alındığını görüyoruz.

Bu hattı Hürmüzün alternatifi değil, ancak enerji arz güvenliği ve jeopolitik dayanıklılık açısından bir güzergah olarak görmek daha doğru olur.

PETROL 110-120 DOLARI ZORLAYABİLİR Petrol ya da tüm enerji maliyetleri riski sevmez, güveni sever.

Sürecin uzaması ve enerji ithalatıyla ilgili problemlerin olduğu algısı sürdüğü sürece petrol 110-120 dolarları zorlayacaktır.

BOĞAZ AÇILIRSA PETROL NE OLUR?

Tansiyonu düşürecek açıklamalar geldikçe bu sefer de 100 doların altına doğru hareketlenmeler devam edecektir.

Bu savaş devam ettiği müddetçe Hürmüz Boğazı, İran tarafından sürekli kapalı tutulacak mı? bence en kritik soru bu.

Hürmüz Boğazında geçişler hızlı ilerlediği taktirde nasıl fiyatlar hızla yükseldiyse petrolde 70 dolar bandına geri çekilme olur.

O ZAMAN BAŞKA FİYATLARI KONUŞURUZ Mesele sadece Hürmüz Boğazı değil, enerji tesislerine de saldırılar görüyoruz.

Mesela üretim noktasındaki petrol kuyuları, terminalleri ve rafinerilerde bir takım üretimi engelleyici tahribatlar oluşursa bu dünya için çok taşınamayacak bir yük haline gelir.

O zaman başka fiyatları konuşuruz.

HAT İLE TÜRKİYENİN AVANTAJI NE?

Bakanımızın 40 milyar dolarlık hacmin içerisinde birincisi transit gelir ve yan ticaret var.

Depolanması, liman hizmeti, terminal operasyonları, gemi yüklemesi, ticaretin finansmanı, petrokimya tarafı...

Yani Türkiyeden bir boru hattının geçmesi demek yanında birçok ticari ve finansal faaliyet de getirdiği için 40 milyar dolar vurgusu burada çok önemli.

Orada Türk ekonomisi için bir zincir oluşuyor.

TÜRKİYE İÇİN 13-14 MİLYAR DOLARLIK EKONOMİK FAYDA Mesele sadece Türkiyenin petrolden alacağı yüzde değil, ortaya çıkaracağı sinerjidir. 40 milyar dolar 1.6 milyon varil petrol geçtiği taktirde oluşacak büyüklüktür.

Bugün 300 bin varille başladığımızı düşünürsek toplam kapasitenin yaklaşık %20si ile başlamış olur.

O zaman da burada sadece bu kapasite ile başlasa, 2023ten beri çalışmayan hattan 7-8 milyar dolarlık ekonomik hacim oluşabileceğini bize gösterebilir. 500 bin varile çıktığında bu kez 13-14 milyar dolarlık hacme ulaşır.

Birkaç ay içinde böyle bir hedef var. 1.5 milyon varil kapasiteye ulaştığında yüklemesinden, liman ve depolama işlemlerine kadar 40 milyar dolarlık ekosistem oluşturur. 'TÜRKİYE MUAZZAM BİR FIRSAT BARINDIRIYOR Jeopolitik olarak Türkiye artık kaçınılmaz olarak bir enerji üssü olma yolunda ilerliyor.

İran, İsrail savaşı ile birlikte dünyada enerji ihtiyacı olan tüm ülkeler enerji için güvenli bir rota, enerji için bir güvenli mimari arıyor.

Geniş bir dünya haritası açtığımızda tam merkezdeyiz.

Afrikasından, Avrupasından, ABD ve Avustralyasına kadar baktığınızda tam merkezde Türkiye var.

Türkiye bu yeni enerji mimarisinde en güvenli, minimum risk, siyasi irade ve liderlik açısından ve dünya ülkeleri ile birlikte geliştirdiği enerji diplomasisi açısından muazzam bir fırsat barındırıyor.

ENERJİ İLE İLGİLİ DÜNYADA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK Artık 2 Mart tarihinde İranın Hürmüz Boğazını kapatması ile birlikte enerji ile ilgili dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. 2 Mart enerjide dünyanın 11 Eylülüdür.

Yepyeni projeler çıkacaktır.

Gelecekte Türkmen gazının, daha fazla Azerbaycan petrolü ve gazının, gelecekte belki Kazak petrolünün, gelecekte daha fazla Rus gazı ve petrolünün boru hatlarıyla Türkiyeden geçmesi konuşulmaya başlanacak.Bunların hem maliyet hem risk hem güven açısından tek rotası Türkiyedir.

Bu projeler basit projeler değil, ciddi maliyeti olabilir.

Yapım süreleri çok uzun sürebilir.

Orta Doğuda bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

İlgili Sitenin Haberleri