Haber Detayı
Protesto sürecinde gençler öne çıktı: 'Bu sürecin öncüsü de, taşıyıcısı da gençlerdir'
İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protestolarda, gençlerin mücadelesinin önemine dikkat çeken CHP PM Üyesi Uygar Parçal, gençlerin ülkenin siyasi seyrini değiştirecek bir irade ortaya koyduğunu belirtti. Protesto sürecinin öncüsünün ve taşıyıcısının gençler olduğunu vurgulayan Parçal, “Ülkede değişimi başlatan güç gençlerdir. Gençler artık sadece izleyen değil, yön veren bir kuşak olduğunu göstermiştir. Bu ülkenin geleceği korkanların değil, direnenlerin olacak. Ve biz o gençlerle birlikte bu düzeni değiştireceğiz” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun geçen yıl bugün gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanmasıyla birlikte ülke genelinde protestolar başladı.
Üniversite öğrencileri de ülkedeki baskı, hukuksuzluk ve geçim sıkıntılarına karşı tepki göstermek amacıyla sokaklara döküldü.
Bu süreç sonrası bazı öğrenciler ‘İmamoğlu eylemlerine katıldı’ denilerek yurtlarından atılırken bazıları büyük umutlarla girdiği üniversitelerden uzaklaştırma cezaları aldı.
Eğitim ve barınma hakkı gasp edilen öğrenciler yine de sessiz kalmadı ve mücadeleyi büyütme sözü verdi.
Partisinin mücadelenin her anında öğrencilerin yanında olmayı ve onların sesini büyütmeyi sürdüreceğini vurgulayan önceki dönem Çankaya Gençlik Kolları Başkanı, CHP Parti Meclisi Üyesi Uygar Parçal gençlerin bu bir yıllık süreçteki demokrasi mücadelelerinin önemine ilişkin gazetemiz Cumhuriyet’e açıklamalarda bulundu. ''SÜRECİN ÖNCÜSÜ DE, TAŞIYICISI DA GENÇLER'' 19 Mart’ın hukukun değil, siyasetin karar verdiği bir kırılma anı olduğunu söyleyen Parçal, “İBB Başkanmız ve cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 18 Mart’ta diplomasının iptal edilmesi ve 19 Mart sabahı mesnetsiz iddialarla gözaltına alınması, toplumda biriken öfkeyi açığa çıkarmıştır.
Bu süreç; uzun süredir biriken hukuksuzlukların, adaletsizliğin ve derinleşen ekonomik krizin bir sonucudur.
Ama özellikle şunu net söylemek gerekir: Bu kez gençler sadece tepki göstermedi, bu ülkenin gidişatına doğrudan müdahale etti. 23 Mart’ta, 15,5 milyon yurttaşın katılımıyla Cumhurbaşkanı adayımız olarak belirlenen Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ise bu sürecin ne kadar siyasi olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Üç kez halkın oyuyla seçilmiş bir belediye başkanının hedef alınması, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmek istendiğinin en açık göstergesidir”dedi. ''SARAÇHANE KIRILMA ANI OLDU'' Sürecin hızlı bir şekilde toplumsal kırılmaya dönüştüğüne dikkat çeken Parçal, “Bu noktada belirleyici olan, üniversite öğrencilerinin ortaya koyduğu irade oldu.
Gençlerin tüm engellemelere rağmen Saraçhane’ye yürüyüşü bu sürecin kırılma anlarından biridir.
O gün gençler sadece bir eylem yapmadı, bu ülkenin siyasi seyrini değiştirecek bir irade ortaya koydu.
Bu sürecin öncüsü de, taşıyıcısı da gençlerdir.
Biz de CHP olarak bu iradeyle hareket eden bir refleks gösterdik.
Çünkü o gün meydanlarda kurulan şey bir miting değil, doğrudan bir halk eylemiydi” diye konuştu. ''CEZALANDIRILAN, İTİRAZ HAKKIDIR'' Üniversitelerde yaşanan baskıların açık bir hak ihlali olduğuna vurgu yapan Parçal, “Demokratik ve anayasal haklarını kullanan öğrencilerin yurtlarından çıkarılması, okullarından uzaklaştırılması kabul edilemez.
Ben de üniversite yıllarımda benzer gerekçelerle disiplin süreçleri yaşadım.
Ama o gün verilen cezalarla bugün karşı karşıya kalınan yaptırımlar arasında çok ciddi bir fark var.
Bugün gençler çok daha ağır, çok daha orantısız cezalarla karşı karşıya bırakılıyor.
Bu tesadüf değil.
Bu, yıllardır adım adım kurulan baskı düzeninin sonucudur.
Ama herkes şunu bilmeli: Protesto etmek anayasal bir haktır ve suç değildir.
Bugün cezalandırılan şey bir eylem değil, itiraz hakkıdır.
Ve bu cezalar sadece öğrencileri değil, ailelerini de cezalandırmaktadır.
Büyük emeklerle okuyan gençlerin hayatına bu şekilde müdahale edilmesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı. ''TEK BİR ÖĞRENCİYİ YALNIZ BIRAKMAYIZ'' Partisinin öğrencilerin yanında sadece sözle değil, fiilen de durduğunu ifade eden Parçal, “Gözaltına alınan öğrencilere hukuki destek sağladık, karakol ve hastane süreçlerinde yanlarında olduk, kolluk müdahalesine maruz kalan gençlerin hem fiziki hem psikolojik destek alabilmesi için süreci yakından takip ettik.
Hacettepe’de uzaklaştırma alan öğrenciler için adalet nöbetlerinde yer aldık, ODTÜ’de öğrencilerin haklı taleplerinde onların yanında durduk.
Aynı şekilde, köklü üniversitelerimizin kültürünü tahrip etmeye yönelik girişimlere de karşı duruyoruz.
Boğaziçi Üniversitesi üzerinden yaratılmak istenen algı operasyonlarına karşı, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in gerçek öğrencilerle bir araya geldiği buluşma bunun en net cevabı olmuştur.
Biz, kurgulanan görüntülerin değil, üniversitelilerin gerçek iradesinin yanındayız” diye konuştu. ''TEK BİR ÖĞRENCİYİ YALNIZ BIRAKMAYIZ'' Bu süreçte cezalandırılan tek bir öğrenciyi dahi yalnız bırakmayacaklarının altını çizen Parçal, “Bu bizim sadece siyasi değil, vicdani sorumluluğumuzdur.
Ayrıca belediyelerimiz aracılığıyla barınma, ulaşım ve beslenme gibi temel ihtiyaçlar konusunda da gençlere somut destekler sunmaya devam ediyoruz.
Hem hukuki hem de siyasi mücadeleyi birlikte yürütüyoruz.
Üniversitelerin verdiği hukuksuz cezaların iptali için gerekli tüm davaları açıyoruz ve öğrencilerimize bu süreçte tam destek sağlıyoruz.
Meclis’te ve kamuoyunda bu hukuksuzlukları gündemde tutuyoruz” dedi. ''REKTÖRLER SARAYDAN DEĞİL, ÜNİVERSİTEDEN ÇIKACAK'' Bu hukuksuz kararların altına imza atan herkesin, gelecekte bağımsız yargı önünde hesap vereceğini belirten Parçal, “Bizim temel hedefimiz, hiçbir öğrencinin keyfi uygulamalarla eğitim hakkından mahrum bırakılmadığı bir düzeni kurmaktır.
Bizim hedefimiz: ‘Özgür, özerk ve demokratik üniversiteler’dir.
Üniversitelerin iktidarın arka bahçesi değil, gençlerin özgür alanı olduğu bir Türkiye kuracağız.
Rektörler saraydan değil, üniversiteden çıkacak.
Gençlerin ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkı anayasal güvence altında olacak.
Hiçbir öğrenci tweet attığı, bir eyleme katıldığı ya da düşüncesini dile getirdiği için geleceğinden endişe duymayacak.
Biz gençlerin susturulduğu değil, konuştuğu bir Türkiye kuracağız.
Bugün bu ülkede değişimi başlatan güç gençlerdir.
Gençler artık sadece izleyen değil, yön veren bir kuşak olduğunu göstermiştir.
Biz de CHP olarak bu mücadelenin her anında onların yanında olmaya, onların sesini büyütmeye devam edeceğiz.
Ve çok net söylüyorum: Bu ülkenin geleceği korkanların değil, direnenlerin olacak.
Ve biz o gençlerle birlikte bu düzeni değiştireceğiz” değerlendirmesinde bulundu.