Haber Detayı
Çin'in Ankara Büyükelçisi'nden Ortadoğu'ya İlişkin Değerlendirme: Ateşkes Seçenek Değil Zorunluluktur
İSTANBUL, 19 Mart (Xinhua) -- Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, ekonomi alanında yayın yapan önde gelen medya kuruluşlarından Ekonomim'e kısa süre önce verdiği özel röportajda, Ortadoğu'daki gelişmeler başta olmak üzere çeşitli konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İSTANBUL, 19 Mart (Xinhua) -- Çin'in Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, ekonomi alanında yayın yapan önde gelen medya kuruluşlarından Ekonomim'e kısa süre önce verdiği özel röportajda, Ortadoğu'daki gelişmeler başta olmak üzere çeşitli konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İşte röportajda öne çıkan başlıklardan bazıları: "Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz"Niyeti ne olursa olsun, ABD ve İsrail'in, İran ile ABD arasında müzakerelerin sürdüğü sırada İran'a saldırması kabul edilemez bir durum.
Egemen bir ülkenin liderinin öldürülmesi ve rejim değişikliğinin kışkırtılması da kabul edilemez.
Tüm bunlar, uluslararası hukukun ve uluslararası ilişkilerin temel normlarının ihlali anlamına geliyor ve hepimiz bunlara karşı çıkmalıyız.
İran ve Körfez ülkelerinin egemenlik, güvenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmelidir.
Masum sivillere ve sivil hedeflere yönelik her türlü saldırı kınanmalıdır.Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da vurguladığı gibi, savaşın kazananı, adil bir barışınsa kaybedeni olmaz.
Çin tarafı, bölgenin barış ve istikrarının korunmasını içtenlikle temenni etmektedir.
Çin bu savaşın tarafı değildir, ancak çatışmaların uzaması ve gerilimin tırmanması Çin'in çıkarlarına uygun değildir.
Savaşın ve güç kullanımının, sorunları temelden çözemeyeceğine, bunun için doğru yolunsa diyalog ve müzakere olduğuna inanıyoruz.
Çin tarafı, bölgenin en kısa sürede yeniden barış ve istikrara kavuşması için Türkiye dahil tüm taraflarla iletişim ve koordinasyonu güçlendirmeye hazırdır."Çin krizlerden çıkar sağlamaya çalışmaz"Çin, sorumluluk sahibi büyük bir ülke olarak her zaman doğruluk ilkesini izleyip kendi tutumunu bağımsız ve egemen bir şekilde belirlemektedir.
Çin, uluslararası meselelerde daima yapıcı bir rol oynamakta, asla yangına körükle gitmemekte ve krizlerden çıkar sağlamaya çalışmamaktadır.
İçişlerine karışmama ilkesine olan bağlılığını sürdüren Çin, objektif ve adil bir yaklaşımla sorunların hem belirtileri hem de kök nedenlerinin siyasi yollarla çözüme kavuşturulması gerektiğini savunmaktadır.
Çin aynı zamanda uluslararası hukukun üstünlüğünü ve adalet ve hakkaniyeti kararlılıkla savunduğu gibi, her türlü tek taraflı girişime ve güç siyasetine dayalı zorbalığa da kararlılıkla karşı çıkmaktadır.
Uluslararası yükümlülüklerine sadık olan Çin, bu yükümlülüklerini kararlılıkla yerine getirmekte ve tarihin doğru tarafında kararlılıkla yer almaktadır."Ortadoğu ülkelerinin samimi dostuyuz"Savaşın başladığı ilk günden itibaren Çin tarafı, açık ve net bir şekilde ateşkesin sağlanması, çatışmaların durdurulması ve diyalog ve müzakere yoluna dönülmesi çağrısında bulunmakta ve sorunun siyasi çözümünü savunmaktadır.
Çin bu çerçevede son günlerde yoğun bir arabuluculuk faaliyeti yürütmektedir.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi de Çin ve Rusya'nın girişimiyle İran'daki gelişmeleri ele almak üzere acil bir toplantı düzenlemiştir.
Ayrıca Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, birçok ülkenin dışişleri bakanlarıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirmiştir.
Çin Hükümeti Ortadoğu Özel Temsilcisi ise bölgede mekik diplomasisi yürütmektedir.
Ortadoğu ülkelerinin samimi dostu olarak, dünyada kalıcı barış ve kapsamlı güvenliği tesis etmek üzere savaşın durdurulması için tüm ülkelerle konsensüs oluşturmaya ve barış müzakerelerine zemin hazırlamaya hazırız."Ateşkes seçenek değil zorunluluktur"Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda son dönemde yaşanan gerilim, uluslararası mal ve enerji ticareti için kritik önemdeki bu geçiş hattını ciddi şekilde etkilemekte ve hem bölgesel hem de küresel barış ve istikrara zarar vermektedir.
Bu bölgenin güvenlik ve istikrarının korunması, uluslararası toplumun ortak çıkarlarına hizmet etmektedir ve tüm tarafların ortak sorumluluğudur.
Ortadoğu ülkeleriyle yakın temas ve işbirliğini sürdüren Çin'in enerji alanındaki işbirliği, bunun önemli bir parçasını teşkil etmektedir.
Gerilimin daha da artmasının ve bölgesel istikrarsızlığın küresel ekonomik gelişmeye daha büyük zarar vermesinin engellenmesi için Çin tarafı bir kez daha tüm taraflara askeri eylemlerini derhal sonlandırma çağrısında bulunmaktadır.Ateşkes sağlanması ve çatışmaların sona erdirilmesi bir seçenek değil, zorunluluktur ve bizim tek çözüm planımız da budur.
Çin tarafı, gelişmeler hakkında ilgili tüm taraflarla iletişimini sürdürmekte ve gerilimin düşürülmesi için çaba göstermektedir.
Aynı zamanda kendi enerji güvenliğimizi sağlamak üzere gerekli tedbirleri almaya da devam edeceğiz.