Haber Detayı

Küresel Tehlike! Helyum kıtlığı kapıda: Sonuçları ne olacak?
Dünya aydinlik.com.tr
19/03/2026 16:28 (2 saat önce)

Küresel Tehlike! Helyum kıtlığı kapıda: Sonuçları ne olacak?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken enerji krizi riski artıyor. Katar’daki büyük helyum tesisinin kapanması da çip üretimi için kritik bir hammaddenin tedarikini olumsuz etkiliyor. Peki, helyum gazı nerelerde kullanılır?

Batı Asya'daki emperyalist saldırılar yalnızca petrol piyasasını değil, teknoloji dünyasını da sarsabilecek bir zincirleme krizi tetikliyor.

ABD ve İsrail’in İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran’ın hem İsrail’i hem de Körfez’deki ABD üslerine yaptığı misilleme saldırıları ile cevap veriyor.

İRAN, SALDIRILARAK KARŞI CEVAP VERİYOR Tahran yönetimi bu süreçte yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik araçlarla da kendini savunurken Hürmüz Boğazı’nda alınan kısıtlama kararları bunun en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Çin ve Rusya’ya ait tankerler gibi bazı istisnalar dışında boğazdaki hareketlilik büyük ölçüde azalmış durumda.

Bu durum, küresel petrol akışının yanı sıra tarım açısından kritik öneme sahip gübre gibi ürünlerin sevkiyatını da etkiliyor.

Öte yandan Katar’dan gelen gelişmeler, yaşanan krizin yalnızca enerji ve tarımla sınırlı kalmayıp çip üretimi gibi teknoloji alanlarını da etkileyebileceğine işaret ediyor.

YENİ KRİZ: HELYUM KITLIĞI!

Batı Asya’da İran’a yönelik saldırılarla başlayan gerilim, küresel endüstriyel gaz piyasasında ciddi dalgalanmalara neden oldu.

Uzmanlar, İran’ın misillemelerle kendini savunmasının ardından çatışmaların derinleştiğini ve bu durumun dünya helyum arzının yaklaşık üçte birinin piyasadan çekilmesine yol açtığını belirtiyor.

Katar’daki üretim tesisleri, bölgedeki savaş koşulları nedeniyle faaliyetlerini durdururken; ABD, Katar, Cezayir ve Rusya’nın önemli üretici konumunda olduğu helyum gazı; çip üretiminden MRI cihazlarına, bilimsel araştırmalardan savunma sanayisine kadar birçok kritik alanda kullanılıyor.

Uzmanlara göre İran’daki çatışmalar nedeniyle küresel helyum arzının yaklaşık üçte biri devre dışı kalmış durumda.

Çatışmaların uzaması halinde ise tedarik krizinin aylar boyunca sürebileceği belirtiliyor.

HELYUM GAZI NEDEN ÖNEMLİ?

NERELERDE KULLANILIR?

Helyum, sahip olduğu hafiflik ve tepkimeye girmeme özelliği sayesinde birçok farklı alanda kullanılan önemli bir elementtir.

Günlük yaşamdan ileri teknolojiye kadar geniş bir kullanım yelpazesi bulunur.

Helyumun başlıca kullanım alanları şu şekilde özetlenebilir: Balonlar, zeplinler ve diğer hava araçlarının şişirilmesinde  Nükleer santrallerde soğutucu gaz olarak  Dalgıçların kullandığı özel solunum tüplerinde  Uçan eğlence balonlarında  Kaynak işlemlerinde koruyucu gaz olarak  Fiber optik üretim süreçlerinde  Germanyum ve silisyum kristallerinin elde edilmesinde  Süpersonik rüzgâr tünellerinde deney ortamı oluşturulmasında  Sıvı roket yakıtlarının basınçlandırılmasında  Solunum destek cihazlarında (akciğer ventilasyonu)  Uzay araçları ve roket sistemlerinde basınç sağlamak amacıyla  Isı transfer uygulamalarında  Araçlardaki hava yastığı sistemlerinde Kısacası helyum, hem gündelik hem de bilimsel ve endüstriyel alanlarda vazgeçilmez bir gaz olarak öne çıkar. "UZARSA TEDARİK KRİZİ OLUŞTURUR" Cumhuriyet Gazetesi'ne konuşan TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı Cem Nuri Aldaş ise helyum kıtlığının sonuçları şu şekilde vurguladı: “Üreticilerin bir kısmı, bu durumun kısa vadede bir sorun oluşturmayacağı yönünde açıklamalar yapsa dahi, bu durumun uzamasının, küresel yarı iletken endüstrisi için ciddi anlamda bir tedarik krizi oluşturacağı ortadadır.

Zira helyum, yarı iletken plakaların üretim sürecinde soğutma işlemi için vazgeçilmez bir hammadde niteliğindedir” dedi.

Küresel helyum arzının önemli bölümünü sağlayan Katar’da üretimin düşüşünü değerlendiren Aldaş, “Zaten yüksek yatırım maliyetleri ve kırılgan lojistik ağlar üzerine kurulu olan başta Güney Kore olmak üzere çip üretim ekosisteminde ek maliyet ve tedarik baskısı yaratmaya adaydır.

Dolayısıyla, başta veri merkezleri, yapay zekâ altyapıları, savunma sistemleri ve tüketici elektroniği olmak üzere birçok dijital teknolojinin üretim süreleri ve maliyetleri ülkemizi de kapsayacak şekilde etkilenebilecektir”

İlgili Sitenin Haberleri