Haber Detayı
İran Dışişleri: "Bölge ülkeleri acil adım atmalı"
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, bölge ülkelerinin ABD-İsrail saldırganlığını engellemek üzerine acil adım atması gerektiğini vurguladığı kapsamlı bir açıklama yaptı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü; bölge ülkelerinin, ABD ve Siyonist rejimin kendi topraklarını ve imkanlarını İran'a karşı tam kapsamlı saldırganlık için kullanmasını engellemek üzere acil adım atması gerektiği vurguladı. "İNSAFSIZ VE TEK TARAFLI" Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı'nın Arap-İslam ülkeleri toplantısında dile getirdiği ifadeleri "insafsız, tek taraflı" olduğunu ve bölgedeki gelişmeler karşısında sorumlu bir yaklaşımın gerekleriyle bağdaşmadığını belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü şunları ifade etti: Hiçbir taraf, mevcut krizin temel kaynağının ABD ve Siyonist rejimin dayattığı savaş olduğu ve bu iki rejimin, bölge ülkelerinde konuşlu üsler ve askeri imkanları, İran'a karşı saldırgan eylemlerini tasarlamak, uygulamak ve desteklemek için kullandığı gerçeğini göz ardı edemez.
Bekayi, İran'ın ABD ve Siyonist rejimin askeri saldırganlığına karşı kendini savunma konusundaki doğal hakkını vurgulayarak, Birleşmiş Milletler Şartı ve uluslararası hukuk ilkeleri (BM Genel Kurulu'nun 2625 ve 3334 sayılı kararları dahil) uyarınca, hiçbir ülkenin, topraklarını ve imkanlarını üçüncü tarafların başka bir ülkeye karşı askeri saldırganlığına izin vermek için kullandıramayacağını hatırlattı. "SUÇ ORTAĞI OLARAK KABUL EDİLECEK" Bekayi, saldırgan tarafların İran'a karşı suç teşkil eden saldırılarını gerçekleştirmek için bölge ülkelerindeki üs ve imkanları kullanmaya devam ettiğine dair geçerli kanıt ve bulgulara işaret ederek, ABD askeri üs ve imkanlarına ev sahipliği yapan tüm ülkelerin uluslararası sorumluluğunu hatırlattı ve ABD ile Siyonist rejimin İran'a karşı askeri saldırganlığına yardım eden veya katılan tarafların, işlenen suçların suç ortağı olarak kabul edileceğini vurguladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ayrıca, İran İslam Cumhuriyeti'nin uluslararası hukuk ve BM Şartı ilkelerine, özellikle iyi komşuluk ilkesi ile bölgedeki tüm ülkelerin ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıya bağlılığını vurgulayarak, bölge ülkelerinin mantıklı, sorumlu ve uluslararası hukuka uygun bir yaklaşımla bir an önce ABD ve Siyonist rejimin kendi topraklarını ve imkanlarını İran'a saldırmak için kötüye kullanmasını engellemelerini ve Siyonist rejimin İslam ülkeleri arasında ayrışma ve bölünme yaratma hırslarının gerçekleşmesine izin vermemelerini umduğunu ifade etti.