Haber Detayı

İktidar hırsı ‘insanlığı’ tehdit ediyor
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
20/03/2026 04:00 (3 saat önce)

İktidar hırsı ‘insanlığı’ tehdit ediyor

İktidar hırsı, ‘insanlığı’ tehdit ediyor” derken “insanlık” kelimesini iki ayrı anlamda kullandım: 1) Liderlerin iktidarda kalmak uğruna yaptıkları işler, “insanlığın” sonunu getirecek boyutlara ulaşabilir. 2) Liderlerin iktidarda kalmak için yaptıkları girişimler, onların “insanlığını” yok edebilir.

İktidar hırsı, ‘insanlığı’ tehdit ediyor” derken “insanlık” kelimesini iki ayrı anlamda kullandım: 1) Liderlerin iktidarda kalmak uğruna yaptıkları işler, “insanlığın” sonunu getirecek boyutlara ulaşabilir. 2) Liderlerin iktidarda kalmak için yaptıkları girişimler, onların “insanlığını” yok edebilir. *** Liderlerin iktidar hırslarının insanlığı tehdit etmesini, şu anda gerçek anlamda yaşıyoruz: İki hırslı “ muktedir” , Netanyahu ve Trump , İran’a da saldırarak hem dünyayı nükleer savaş tehdidiyle korkutuyor hem kana buluyor hem de İnsanlığın ana enerji kaynaklarından biri olan petrolün üretimini engelliyorlar.

Esas sorunlu olan Netanyahu, çünkü kaybetmekte olduğu iktidarını bir savaş ile kurtarmaya çalışıyor.

Trump da ona yardımcı oluyor.

Ben bu satırları yazarken zaten saldırı altında olan ve misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nda sınırlayıcı önlemler alan, ABD’nin Ortadoğu ülkelerindeki üslerine saldıracağını belirten İran’ın, Suudi Arabistan’daki Aramco’dan sonra, Kuvey’teki Mina Abdullah Rafinerisi’ni vurduğu haberi geldi.

Zaten 50 yıl içinde tükeneceği hesaplanan fosil yakıt kaynaklarını ve buna dayalı üretim tesislerini şimdiden vuran bu savaş muhtemelen Kanada ve Güney Amerika kaynaklarını da kullanan ABD’nin ve Asya’daki kaynakları da kullanan Rusya’nın işine yarayabilir ama Çin’i çok tedirgin edebilir ve bu tedirginlik bu rezil savaşın insanlık için çok daha tehlikeli noktalara taşınmasına yol açabilir.

Belki de Trump, Netanyahu’nun yörüngesine girmiş gibi görünerek Çin’i baskılama stratejisi uyguluyor. *** Şimdi de “İktidar hırsı, liderlerin ‘insanlığını’ tehdit ediyor” sözünü açıklamaya çalışayım: Kendi içinde yozlaşan ve ona sahip olan insanı da yozlaştıran iktidar, “mutlak” nitelik kazandığı zaman, hem kendisi “mutlaka ve mutlak olarak yozlaşır” hem de sahibi olan kişiyi “mutlaka ve mutlak olarak” yozlaştırır ve onun “İnsanlığını” yok eder.

Mutlak iktidar sahibi olan kişi artık denetimsiz kaldığı için ne insanları düşünür ne Tanrı’yı...

Tam anlamıyla “insanlıktan” kopar: Topluma, vergiler, yasaklar, hapisler, idamlar, yolsuzluk, hukuksuzluk ve adaletsizlikler egemen olur.

Din Tarım dönemlerindeki yöneticilerin çoğu, bu yozlaşma ve “insanlıktan” kopma tuzağına düşmüşler ve koskoca imparatorluklar da bu nedenle yıkılmışlardır.

Günümüzdeki bazı anakronik örneklerde de görüldüğü gibi bu tür yöneticiler, “Demokratik” rejiminin istismarı yoluyla veya sivil ya da askeri darbeler yaparak egemen olabilirler.

Bu “insanlıktan kopuşu” önlemenin tek yolu, hiçbir zaman hiçbir kişiye “mutlak iktidar” vermemektir.

Nitekim ister Başkanlık Sistemi ister Parlamenter Rejim olsunlar, çağdaş Demokratik Rejimler, hiçbir tek kişiye böyle bir mutlak iktidar vermezler: Yasama, yürütme ve yargı erklerini ayıran Anayasalar, Anayasa Mahkemeleri ve Bağımsız Yargı yoluyla, seçilmiş yöneticileri Hukuk Devleti sınırları içinde tutarak Temel Hak ve Özgürlükleri korurlar.

Kuvvetler ayrımına ve yargı bağımsızlığına dayalı olan Anayasa’dan, iktidarın bütün eylem ve söylemlerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen Anayasa Mahkemesi ile Bağımsız Yargı düzeninden kopuş, sadece Demokrasiden ve Hukuk Devleti’nden değil, “İnsani değerlerden”, “İnsanlıktan” da kopuş anlamına gelir!

İlgili Sitenin Haberleri