Haber Detayı

İstihbarat Başkanı Joe Kent’in anlattıkları: Kirli bir Amerikan filmi
Yazarlar hurriyet.com.tr
20/03/2026 06:28 (4 saat önce)

İstihbarat Başkanı Joe Kent’in anlattıkları: Kirli bir Amerikan filmi

Soykırımcı Siyonist İsrail ve suç ortağı Amerika Birleşik Devletleri’nin 7 Ekim 2023’te başlattığı Gazze soykırımından beri sadece Ortadoğu değil tüm dünya açısından tarihi günlerden geçiyoruz.

Her savaş kanlıdır, ama hiçbiri İsrail ile ABD’nin şu anda bölgemizde yürüttüğü saldırı kadar kirli değildir.

Gerekçeleri yalan, yöntemi kanlı, sonuçları tüm dünya için felaket.Tüm bunlar, kirli savaşın tarafı ABD istihbaratının üst düzey yetkililerinden olan ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi (NCTC) Direktörü Joe Kent’in istifası ve sonrasında yaptığı açıklamalarla bir kez daha ortaya döküldü.ABD ordusunda eski bir “Yeşil Bereli” (Green Beret) olan ve CIA bünyesinde de görev yapan, 2019 yılında kendisi gibi CIA personeli olan eşi Shannon Kent’i Suriye’de DEAŞ’ın intihar saldırısında kaybeden Joe Kent, sadece kendisini “büyük vatansever” olduğu için atayan Trump’ın değil, onu yöneten Siyonist İsrail’in ve bir bütün olarak ABD sisteminin tüm kirli yüzünü ifşa etti.İRAN’A SALDIRI İSRAİL İÇİNKesinlikle savaşın gürültüsü arasında kaybolmaması gereken bir önemli ayrıntı.

Kent, İran’a saldırı hakkındaki gerçeği kendisini atayan ABD Başkanı Trump’a çok net olarak ifade etti: “Vicdanım rahat olmadığı sürece devam eden İran savaşını destekleyemem.

İran, ulusumuza yönelik acil bir tehdit oluşturmamıştı ve bu savaşı İsrail’in ve onun güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle başlattığımız açıkça ortadadır.Bu yönetimin başlarında, üst düzey İsrailli yetkililer ve Amerikan medyasındaki etkili isimler, Amerika öncelikli platformunuzu tamamen baltalayan bir dezenformasyon kampanyası başlattılar.

Bu yankı odası, sizi İran’ın Amerika’ya acil bir tehdit oluşturduğuna ve şimdi vurursanız hızlı bir zafer yolunun açık olduğuna inandırmak için kullanıldı.

Bu bir yalandı ve İsraillilerin bizi, binlerce en iyi erkek ve kadınlarımızın hayatına mal olan felaket Irak savaşına sürüklemek için kullandıkları aynı taktikti.

Bu hatayı tekrar yapamayız.”Asıl önemlisi ABD istihbaratının en önemli isimlerinden olan Kent, Suriye’de eşinin ölümüne de sebep olan savaşın da İsrail tarafından çıkarıldığını, aslında hepsinin İsrail’in kurbanı olduğunu şöyle ifade etti:“11 kez muharebe bölgesine giden bir gazi ve İsrail tarafından üretilen bir savaşta sevgili eşim Shannon’ı kaybeden bir Gold Star eşi olarak, bir sonraki nesli Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikan hayatlarının maliyetini haklı çıkarmayan bir savaşa göndermeyi destekleyemem.

Şu anda İran’da yaptıklarımızı ve bunu kimin için yaptığımızı düşünüp taşınmanızı diliyorum.

Cesur bir eylem zamanı geldi.

Ya ulusumuzun daha fazla gerileme ve kaosa kaymasına izin vereceksiniz ya da kartlar sizin elinizdeyken yeni bir yol çizeceksiniz.”‘NÜKLEER SİLAH’ GEREKÇESİ YALANJoe Kent durmuyor; İsrail’in ABD üzerindeki etkisi ve baskısını eleştiren ve hakkında CIA’nın yabancı ülkeler adına casusluk suçlamasıyla soruşturma yürüten gazeteci Tucker Carlson’a daha fazlasını anlattı.

Öncelikle, ABD ve İsrail’in İran’a saldırı için öne sürdükleri “nükleer silah” gerekçesinin tıpkı 2003 yılında Irak işgali için ortaya atılan “kimyasal silah” gerekçesi gibi yalan olduğunu şöyle anlattı: “İranlılar, 2004 yılından bu yana fiilen bir nükleer silah geliştirmeye karşı dini bir kurala, bir fetvaya sahipler.

Bu 2004’ten beri yürürlükte.

Bu kamuoyunda biliniyor.

Ama aynı zamanda o fetvaya uyulmadığını ya da kaldırılmak üzere olduğunu gösterecek hiçbir istihbaratımız da yoktu.”KIRK SUİKASTININ ÜSTÜ ÖRTÜLDÜABD yönetimi içindeki İsrail etkisini eleştiren ve bu nedenle baskı altına alınan Trump destekçisi yayıncı Charlie Kirk’ün 10 Eylül 2025’te suikastla öldürülmesinin arkasındaki gerçeği ve soruşturmasının üzerinin nasıl kapatıldığını şöyle anlattı: “Charlie Kirk bu konuda çok cesur bir duruş sergiledi.

Beyaz Saray’da en üst düzey yetkililerin gözlerinin içine bakarak ‘İran’la bir savaş istemiyoruz, bu Amerika’nın çıkarına değil’ dedi.

Ama bu tür sesler yükseldiğinde sistem onları susturmak için hemen harekete geçiyor.

İsrail ile olan ilişkinin doğasını veya İran’la savaşın gerekliliğini sorgulayan herkes, anında sistem dışına itilmeye çalışılıyor...

Charlie Kirk’ü bu dünyada en son haziran ayında, West Wing’de gördüm.

Gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi: ‘Joe, bizi İran’la savaşa sokmalarını engelle.’ Sonra aniden kamuya açık şekilde suikasta uğradı ve bu konuda soru sormamıza izin verilmedi.

Soruşturmayı sürdürmemiz engellendi.

Ulusal Terörle Mücadele Merkezi’nin parçası olduğu soruşturma durduruldu.Hâlâ bakmamız gereken çok şey vardı.

Detaylara giremeyeceğim ama takip etmemiz gereken bağlantılar vardı.

Cevapsız sorular var.

Charlie, İsrail yanlısı bağışçılardan ciddi baskı altındaydı.

Kirk’ün Trump’a İran’la savaşa girilmemesi yönünde telkinde bulunduğunu biliyoruz.”TRUMP’A SUİKAST MESAJIBaşında olduğu Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Kirk cinayetinde “yabancı devlet bağlantılarına” dair çok ciddi ipuçları tespit ederken, FBI ve Adalet Bakanlığı suikastın üzerini “çözülmüş basit bir yerel cinayet” olarak örttü.Bize bir yerden sonra ‘Hey, artık durmanız gerekiyor’ dediler.

Joe Kent, söyleşide İsrail’in ABD’deki sistemi nasıl ele geçirdiğini de şöyle anlattı: “Asıl mesele, İsrail’in ABD içindeki karar alma mekanizmalarına nasıl entegre olduğudur.

Bilgi akışını onlar yönetiyor.

Eğer istihbarat topluluğuna, medyadaki eko odalarına ve büyük bağışçı ağlarına hâkimseniz, bir başkanı köşeye sıkıştırabilirsiniz.”Joe Kent, ABD Başkanı Trump’ın İsrail’in baskısı ve “suikast” tehdidi altında İran’a saldırdığını da şöyle anlattı: “Bakın, Donald Trump şu an kendini fiziksel bir tehdit altında hissediyor.

Butler’daki suikast girişimi sadece bir başlangıçtı.

Şimdi karşımızda Asif Merchant olayı var; güya İran tarafından Trump’a suikast düzenlemek için gönderilmiş bir isim.

Ancak bu hikâyenin resmi anlatısında devasa boşluklar var.

Bu, Trump’ı ‘İran’la savaşa girmezsen güvende değilsin’ mesajıyla hizaya getirme çabasıdır.”SURİYE’YE İSRAİL İÇİN GİRDİKJoe Kent sadece İran’a saldırının değil, DEAŞ saldırısıyla eşinin de ölümüne sebep olan ABD’nin Suriye’ye girişinin arkasındaki asıl faktörün İsrail olduğunu söyledi: “ABD’nin Suriye’de bir derdi yoktu, ancak Şam’dan Tahran’a uzanan ve Lübnan’daki Hizbullah’a bağlanan hattın kesilmesi için İsrail devasa bir lobi faaliyeti yürüttü.

Öncesindeki Irak’ın işgali de Suriye’yi yıkmak için bir atlama taşı olarak kullanıldı.

İsrail’in talebiyle Esad’ı devirmek için bölgedeki radikal unsurların silahlandırıldı.

Bir bakıyoruz ki biz IŞİD ve El-Kaide ile aynı taraftayız.

Yarattığımız bu orman yangınını söndürmek için asker göndermek zorunda kaldık.”Göreceksiniz, Kent’in açıklamaları kitaplara filmlere konu olacak.

Ama henüz onun hikâyesi bitmedi.

Çünkü ABD’de, İsrail ile uğraşan ya da sistemle ilgili gerçekleri ifşa edenlerin başına ne geldiyse o da benzerini yaşayacak.ABD ordusunda savaşmış olması, CIA’de görev yapmış olması, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörlüğü yapması onu kurtarmayacak.

Nitekim, FBI (Federal Soruşturma Bürosu) Kent hakkında gizli bilgileri sızdırmak gerekçesiyle soruşturmayı başlattı bile.

İlgili Sitenin Haberleri