Haber Detayı
TÜREB Başkanı Erden: Türkiye rüzgarda güçlü bir ivme yakaladı
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Türkiye'nin rüzgar enerjisinde güçlü bir ivme yakaladığını ve 2026 hedeflerine ulaşmanın üç yolu bulunduğunu belirterek, bunların izin süreçleri, şebeke bağlantı kapasitesi ve finansmana erişim olduğu bildirdi.
Erden yazılı açıklamasında, Türkiye'nin 2025'te yaklaşık 2,1 gigavat yeni kurulumla Avrupa'da en fazla yeni rüzgar kapasitesi devreye alan ikinci ülke olduğunu aktardı.Sektörün teknik kabiliyetinin, yatırım iştahı ve sanayi altyapısı açısından çok önemli bir gösterge olduğunu vurgulayan Erden, rüzgar hedeflerine ulaşmak için üç temel başlığın önemli olduğunu kaydetti.İzin süreçleri, şebeke bağlantı kapasitesi ve finansmana erişim konularının önemine dikkati çeken Erden, "Lisans, ÇED, orman, kamulaştırma, imar, bağlantı ve diğer idari süreçler hala yatırım takvimini uzatabiliyor.
Sektörün beklentisi, ‘süper izin’ yaklaşımının daha sistematik hale gelmesi ve tüm kurumlarda eşgüdümlü, takvime bağlı bir izin mekanizmasının kurulmasıdır.
EPDK'ye göre 'Süper İzin' sonrasında 23 projede 208 megavat kapasite devreye alındı.
Bu bize doğru idari mekanizmanın sonuç üretebildiğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.Erden, meselenin yalnızca santral kurmak olmadığını, üretilen elektriğin sisteme güvenli ve esnek biçimde entegre edebilmenin önem kazandığını ifade etti."Rüzgar sektörü YEKA'nın düzenli hale gelmesini bekliyor"Özellikle yüksek kaliteli rüzgar sahalarında trafo kapasitesi ve bağlantı imkanları yatırım hızını doğrudan belirlediğine işaret eden Erden, şunları kaydetti:"Bu nedenle TEİAŞ tarafında iletim yatırımlarının hızlandırılması, bağlantı kapasitelerinin daha öngörülebilir takvimlerle açıklanması ve depolamayla hibrit yapıları destekleyen yeni şebeke mimarisinin oluşturulması gerekiyor.
Avrupa'da da rüzgar sektörünün önündeki en büyük darboğazlar arasında izinler ve şebekeler öne çıkıyor.
Türkiye ise aynı başlıklarda reformu derinleştirmek için çalışmalarına devam ediyor.
Ayrıca yatırımcının uzun vadeli, öngörülebilir gelir yapısına ve maliyeti makul olan finansmana ihtiyacı var."Başkan Erden, YEKA ihalelerinin düzenli yapılmasının önemli olduğunu belirterek, "Kapasite tahsislerinin önceden ilan edilmesi ve piyasa tasarımında öngörülebilirliğin korunması yatırımcı güvenini güçlendirir. 2025 YEKA yarışmalarıyla birlikte yaklaşık 4 gigavata yakın yeni kapasitenin ihale edilmiş olması bu açıdan önemli.
Sektörün en büyük beklentisi, bunun istisnai değil düzenli hale gelmesidir." ifadelerini kullandı.Sektörün kalbi TÜREK ile Ankara'da atacakBaşkan Erden, 12-13 Mayıs'ta Ankara'da düzenlenecek 15.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK 2026) hakkında bilgi de verdi.TÜREK'in, her yıl olduğu gibi bu yıl da rüzgar enerjisi sektörünün kalbinin attığı en önemli buluşma noktalarından biri olacağını vurgulayan Erden, "Geçtiğimiz yıla kıyasla hem katılımcı sayısında hem de uluslararası ilginin belirgin şekilde arttığını görüyoruz.
Bu da Türkiye’nin rüzgar enerjisinde giderek daha güçlü bir cazibe merkezi haline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. 2035 hedeflerimiz doğrultusunda rüzgar enerjisinin büyüme alanlarını, yeni kapasite planlamalarını ve YEKA modelinin nasıl evrileceğini birlikte değerlendireceğiz.
Özellikle deniz üstü rüzgar, yerli sanayinin gelişimi ve tedarik zincirinin güçlendirilmesi konularında Avrupa ile daha yakın iş birliklerini konuşacağımız bir zemin oluşturuyoruz." değerlendirmesinde bulundu.Aynı zamanda Türkiye'de düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesinin (BMİDÇS) 31.
Taraflar Konferansı (COP31) sürecine yaklaşırken, Türkiye'nin enerji dönüşümündeki rolünü ve rüzgar enerjisinin küresel iklim hedeflerine katkısını daha güçlü şekilde ortaya konulacağı bir platform olmasını da önemsediklerini dile getiren Erden, şu ifadeleri kullandı:"Uluslararası konuşmacıların ve yatırımcıların yoğun ilgisiyle, Türkiye'nin sahip olduğu potansiyeli çok daha güçlü şekilde anlatma fırsatı bulacağız.
TÜREK'i sadece bir kongre olarak değil, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getiren ve somut iş birliklerine zemin hazırlayan bir platform olarak konumlandırıyoruz.
Burada kurulan temasların, önümüzdeki dönemde hayata geçecek projelere doğrudan katkı sağladığını zaten görüyoruz.
Bu yıl da aynı şekilde, yeni yatırım kararlarının ve ortaklıkların konuşulduğu, sektörün yönünü birlikte belirlediğimiz güçlü bir buluşma olacağına inanıyorum."