Haber Detayı

Anadolu'nun sesi: Aşık Veysel Şatıroğlu
Güncel haberler.com
20/03/2026 12:17 (7 saat önce)

Anadolu'nun sesi: Aşık Veysel Şatıroğlu

"Uzun ince bir yoldayım/Gidiyorum gündüz gece/Bilmiyorum ne haldeyim/Gidiyorum gündüz gece" dizeleriyle hafızalara kazınan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu'nun vefatının üzerinden 53 yıl geçti.

"Uzun ince bir yoldayım/Gidiyorum gündüz gece/Bilmiyorum ne haldeyim/Gidiyorum gündüz gece" dizeleriyle hafızalara kazınan halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu'nun vefatının üzerinden 53 yıl geçti.""Anadolu'nun sesi" olarak kabul edilen usta ozan, yaşamı boyunca yoksulluk ve mücadeleyi sazına ve sözlerine yansıttı."Unutulmaz sanatçı, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuğu olarak, 25 Ekim 1894'te Sivas'ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyünde dünyaya geldi.Aşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden biri olan ve soyu Horasan Türkmenlerine dayanan Şatıroğlu, hayatının büyük bölümünü Sivrialan'da, zorlu yaşam koşullarında geçirdi.İki kardeşi çocuk yaşta öldüİki kız kardeşi çiçek hastalığına yakalanarak yaşamını yitiren Aşık Veysel, aynı hastalık nedeniyle 7 yaşında sol gözünü kaybetti.Bir gün inek sağan babasının yanına giden halk ozanı, ters bir hareketten ürken öküzün boynuzunun sağ gözüne girmesiyle tamamen görme engelli oldu.

Geçimini güçlükle sağlayan ailesi, Aşık Veysel'in gözlerini tedavi ettiremedi.Unutulmaz sanatçı, 1969'da Erdoğan Alkan ile hayatı hakkında yaptığı röportajda, "Kendi dünyanda eşyaya ve insana bir şekil veriyor musun?" sorusuna şöyle yanıt vermişti:"Veremiyorum.

Sebebi ise?

Aşık Hüseyin şöyle demiş, 'İnsan kısım kısım, yer damar damar.

İnsanların hepsi bir renkte, bir ölçüde değil ki ona göre bir karara varayım'."Ahmet Şatıroğlu, Aşık Veysel'e özel bağlama yaptırdıSanatçı, doğaya ve insana bakışını da şu sözlerle dile getirmişti:"Ben öldükten sonra üzerimde otlar bitsin, çiçekler açsın, taş kapatır, çimento kapatır, hiç kimse istifade edemez.

Yalnız benim toprağım da milletime hizmet etsin.

Oradaki biten otlardan koyun yesin, et olsun.

Kuzu yesin, süt olsun.

Arı yesin, arı götürsün, bal olsun.

Ben orada taşın altında yatmakla bir istifadem yok.

Düşüncem bu."Halk ozanları ve aşıklık geleneğiyle tanınan Emlek yöresindeki Sivrialan'a sık sık aşıklar gelir, sohbet, muhabbet eder ve cem yapardı.

Henüz çocukken bu toplantılara katılan Şatıroğlu, aşıklardan deyişler dinleyip onların paylaştığı bilgilerden faydalandı.Oğlunun şiire, saza ve söze merakını fark eden Ahmet Şatıroğlu, Aşık Veysel'e özel bir bağlama yaptırdı.Aşık Veysel, babasının da teşvikiyle ilk saz derslerini köyün saz ustalarından Çamşıhlı Ali ve Molla Hüseyin'den aldı.

Gittikçe daha iyi bağlama çalan sanatçı, Pir Sultan Abdal, Karacaoğlan, Yunus Emre ve Aşık Agahi gibi birçok usta ismin eserlerini yorumladı.Türk müziğine unutulmaz eserleri miras bıraktıİlk evliliğini 1919'da Esma Hanım ile yapan Aşık Veysel'in bu evlilikten bir kızı, bir de oğlu oldu.

Oğlu henüz 10 günlükken, kızı da 2 yaşındayken hayatını kaybetti.

Usta sanatçı, kızı henüz 6 aylıkken, eşi Esma Hanım tarafından terk edildi.

Aşık Veysel'in annesi Gülizar Hanım, Şubat 1921'de, babası ise annesinden 8 ay sonra yaşamını yitirdi.Unutulmaz halk ozanı, bir dönem Sivas Zara çevresindeki köylerde 3 ay kadar kaldı.

O süreçte Hafik ilçesi Karayaprak köyündeki Yalıncak Baba Tekkesi'ne uğrayan Şatıroğlu, tekkenin temizliğini yapan Gülizar Hanım ile 1928'de evlendi.Usta ozanın bu evlilikten de Zöhre, Ahmet, Hüseyin, Menekşe, Bahri, Zekine ve Hayriye adlarını verdiği 7 çocuğu dünyaya geldi.

Çocuklarından Hüseyin birkaç aylıkken hayatını kaybetti.

Ozanın büyük oğlu Ahmet Şatıroğlu, 2018'de 84 yaşındayken, büyük kızı Zöhre Başer 2020'de 85 yaşında, Bahri Şatıroğlu ise 2021'de yaşama veda etti.Aşıklık geleneğinin önemli temsilcilerinden olan sanatçı, "Uzun İnce Bir Yoldayım", "Dostlar Beni Hatırlasın", "Güzelliğin On Para Etmez", "Atatürk'e Ağıt", "Beni Hor Görme", "Beş Günlük Dünya", "Derdimi Dökersem Derin Dereye", "Kahpe Felek" ve "Kara Toprak" gibi eserleri Türk müziğine miras bıraktı.İstanbul'da plak doldurdu, radyo konserleri verdiSivas'ta öğretmenlik ve Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerinde bulunan şair ve oyun yazarı Ahmet Kutsi Tecer'in 1931'de organize ettiği "Sivas Halk Şairleri Bayramı"na katılan Aşık Veysel, etkinlikte gerçekleşen yarışmada birinci geldi.Sanatçı, 1933'e kadar usta ozanların şiirlerini seslendirdi, bu tarihten sonra ise kaleme aldığı şiirleri besteleyerek müzikseverlerin beğenisine sundu.Ömrü yoksulluk ve mücadeleyle geçen Aşık Veysel, Cumhuriyet'in 10. yılı için yazdığı destanın yayımlanması ve Sivas Aşıklar Bayramı'ndaki başarısıyla dikkati çekti. "Atatürk'tür Türkiye'nin ihyası/Kurtardı vatanı düşmanımızdan" dizeleriyle başlayan şiiri Atatürk'e okumak amacıyla bir arkadaşıyla 3 ay yürüyerek Ankara'ya ulaşan ozan, Hakimiyeti Milliye Gazetesi'ne ulaştı ancak Mustafa Kemal Atatürk ile görüşemedi.Veysel, 1933'ten itibaren Cört İbrahim ile Türkiye'yi dolaşmaya başladı.

Bu süreç 1940'a kadar devam etti ve Cört İbrahim'in yerini oğlu küçük Veysel aldı.

Bir süre sonra İstanbul'a gidip plak da dolduran Veysel, radyo konserleri verdi.Usta ozan, oğlu Hüseyin'in vefatından sonra diğer oğlu Ahmet ile önce Erzurum'u, ardından Erzincan, Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Ankara'yı dolaştı.Binlerce gence bağlama dinlettiHalk ozanı, 1941'de Adapazarı Arifiye Köy Enstitüsü, 1942'de Hasanoğlan Köy Enstitüsü, 1943'te Eskişehir Çifteler Köy Enstitüsü, 1944'te Kastamonu Gölköy Enstitüsü, 1945'te Yıldızeli Pamukpınar Köy Enstitüsü, 1946'da ise Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsünde çalıştı.Şatıroğlu, "Toprak" adlı unutulmaz eserini, Çifteler Köy Enstitüsünde iken kaleme aldı ve türkü olarak besteledi.Balıkesir, Erzurum, Malatya, Kırklareli ve Adana'da da köy enstitülerinde konserler veren sanatçı, böylece binlerce gence bağlama dinletti.Çiftçiliğin yanında bahçe işleriyle de uğraşan Aşık Veysel, köydeki ilk meyve ağaçlarını yetiştirerek köylülere örnek oldu. 1950'den sonra ünü tüm Türkiye'ye yayılan usta ozan için 13 Mayıs 1952'de jübile yapıldı.

Halkın salonu tıklım tıklım doldurduğu jübilede Ahmet Kutsi Tecer, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eflatun Cem Güney ve Behçet Kemal Çağlar birer konuşma yaptı.Saz şiiri geleneğinin büyük ustalarından biri olarak hafızalara kazındıŞiirlerinde insan sevgisi, hoşgörü ve birlik temalarını işleyen sanatçı, "Kürt'ü Türk'ü ne Çerkez'i/Hep Adem'in oğlu kızı" dizeleriyle kardeşlik vurgusu yaptı.Aşık Veysel Şatıroğlu, 1950'de senaryosunu Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yazdığı, Metin Erksan'ın yönettiği "Karanlık Dünya" adlı filmin son bölümünde rol aldı.Yunus Emre'den etkilenen ozan, Türk edebiyatının ve saz şiiri geleneğinin büyük ustalarından biri olarak hafızalara kazındı.Türkiye Büyük Millet Meclisi, ana dil ve milli birliğe yaptığı hizmetlerden ötürü 1965'te özel kanunla sanatçıya 500 lira aylık bağladı.2023 yılı Türkiye'de "Aşık Veysel Yılı" olarak kutlandıAşık Veysel, akciğer kanseri nedeniyle 21 Mart 1973'te Sivrialan'da hayatını kaybetti, vasiyeti üzerine cenazesi köyüne defnedildi.

Sanatçının evi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca müze olarak düzenlendi.Eserlerinde "Veysel", "Sefil Veysel" ve "Veysel Şatır" mahlaslarını kullanan sanatçı, biri hariç bütün şiirlerini dörtlüklerle aktardı. "Sazımdan Sesler" ile "Dostlar Beni Hatırlasın" adlı şiir kitapları bulunan ozanın tüm eserleri, 1984'te "Bütün Şiirleri" kitabında okuyucuya sunuldu.Ozanın eserleri pek çok sanatçı tarafından tekrar yorumlanırken, birçok yabancı sanatçının da dikkatini çekti.

ABD'li elektrogitar virtüözü Joe Satriani, 2008'de çıkardığı albümde "Aşık Veysel" isimli, kendi bestelediği enstrümantal bir esere yer verdi.Aşık Veysel, 2022'de "Vefa" kategorisinde Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü.

Aralık 2022'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle vefatının 50. yılı nedeniyle 2023, Türkiye'de "Aşık Veysel Yılı" olarak kutlandı.Sanatçının eserleri, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye'de farklı kuşaklar tarafından dinlenmeye devam ederken, insan sevgisi, doğa ile kurduğu bağ ve sade anlatımı, onu yalnızca bir halk ozanı değil evrensel bir değer haline getirdi.

İlgili Sitenin Haberleri