Haber Detayı

İlker Ayrık ve eşinin filmleri aratmayan aşk hikayesi
Magazin takvim.com.tr
20/03/2026 17:09 (1 saat önce)

İlker Ayrık ve eşinin filmleri aratmayan aşk hikayesi

Ortaokul sıralarında başlayan bir hayranlık, araya giren 15 yıl ve Nişantaşı’nda bir kazanın eşiğinden dönülen o 'acı fren' sesi... Televizyon ekranlarında neşenin ve enerjinin sembolü haline gelen, bu akşam ise ATV’de yayınlanan Çakallar Dansı filmindeki "Muhasebeci Servet" karakteriyle evlerimize konuk olan İlker Ayrık’ın filmleri aratmayan aşk hikayesine gelin beraber bakalım!

İlker Ayrık'ın dünyasında aşk; bugünün hızlı tüketilen duygularına inat, ağır ağır demlenen bir sabır süreci olarak yaşanıyor.

Ortaokul sıralarında Sanem'e duyduğu ancak bir türlü kelimelere dökemediği o saf hayranlık, araya giren uzun yıllara ve farklı şehirlere rağmen eskimiyor.

Yıllar sonra Nişantaşı'nda bir trafik kazasının eşiğinden dönülmesiyle başlayan o mucizevi karşılaşma, aslında 15 yıl boyunca cüzdanda taşınan o vesikalığın sessiz çağrısına verilen bir cevap gibi duruyor.

Karşıdan karşıya geçerken duyulan o acı fren sesi, aslında yarım kalan bir cümlenin en anlamlı devamı oluyor.

Kaderin ağlarını ördüğü o an ise Nişantaşı'nda yaşanıyor.

Ayrık, o günleri yıllar önce verdiği bir röportajda şöyle anlatıyor: 'Karşıdan karşıya geçerken acı bir fren sesiyle irkildim.

Bir arabanın altında kalıyordum resmen.

Arabayı kullanan okuldan arkadaşımız Bihter'di.

Bihter'i görünce hemen Sanem'i sorup İstanbul'da olduğunu öğrendim.

Bir akşam ortam ayarlayalım da bir araya gelelim dedim' 'TEKLİF ETTİM Mİ ACABA?' DEDİRTEN O GECE Yıllar sonra gelen o ilk karşılaşma anında 'Bu iş oldu' diyen Ayrık için sonrası, 15 yılın telafisi gibi hızlanıyor.

Henüz bugünkü kadar meşhur olmadığı o dönemde, İspanyolca kursundan çıkıp Kadıköy'e gelen Sanem ile saatlerce süren sohbetler başlıyor.

Aralarında kurulan o 'kendine has dil', Suzan Kardeş'in sahne aldığı bir mekanda en eğlenceli sınavını veriyor.

Bütün gece evlilikten bahsedip, gecenin sonunda 'Acaba kıza evlenme teklif ettim mi?' diye kendine soracak kadar doğal bir akış...

Sanem'in o zarif 'Hayır, etmedin' cevabına karşılık gelen 'Ya benimle evlenir misin?' sorusu, 15 yıllık bekleyişin mutlu sonu oluyor. 2,5 AYLIK 'PAKET' PROGRAM Ayrık eşinden 'evet' yanıtını aldığı o anda kafasında çakan şimşekleri şöyle anlatıyor: 'Benim eşim su damlası gibi çok zarif bir kadındır, bir yere gidince nereye oturacağımıza dakikalarca karar veremez.

Bir anda 'evet' deyince kıllandım.

Bu sefer de nikah tarihini taktım kafaya...

Bir ara mı, bu yaz mı, seneye mi derken, dönüp 'Ne zaman evlenelim?' diye sordum' Sorusunun yanıtı ise 15 yılın ödülü oluyor: 'İstediğin zaman!' 1 Nisan'da verilen o kesin karar, 26 Temmuz'da nikah masasıyla mühürleniyor.

Böylelikle 15 yıl boyunca cüzdanda bir fotoğraf karesi olarak bekleyen o sevda, sadece 2,5 ay süren hızlı bir hazırlıkla gerçeğe dönüşüyor.

İlgili Sitenin Haberleri