Haber Detayı

Diyarbakır'da teröristbaşı Öcalan'ın 'Nevruz' mesajı okundu: 'Bugün artık yeni bir sayfa açıldı'
Siyaset cumhuriyet.com.tr
21/03/2026 13:55 (1 saat önce)

Diyarbakır'da teröristbaşı Öcalan'ın 'Nevruz' mesajı okundu: 'Bugün artık yeni bir sayfa açıldı'

Nevruz Bayramı, Diyarbakır'daki Nevruz Parkı'nda kutlandı. Kutlamada mesajı okunan terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan, Bugün artık yeni bir sayfa açılmıştır. Bu coğrafyadaki halkların özgürce bir arada yaşamasının yolu aralanmıştır dedi.

Türkiye'nin dört bir yanında Nevruz kutlamaları sürerken; kutlamaların bir adresi de Diyarbakır oldu. “Özgürlük ve Demokrasi Nevruzu” sloganıyla düzenlenen kutlamaların Diyarbakır’daki adresi merkez Bağlar ilçesindeki Nevruz Parkı oldu.

ÖCALAN'IN MESAJI OKUNDU Nevruz programında terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın mesajı okundu.

Öcalan, mesajında, Bugün artık yeni bir sayfa açılmıştır.

Bu coğrafyadaki halkların özgürce bir arada yaşamasının yolu aralanmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde başlattığımız süreç Nevruz’un ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden diriltmek içindir ifadelerini kullandı.

Terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan, şunları söyledi: Bunun için kültürlerin, inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışları aşıp demokratik entegrasyon temelinde birleşebileceğimize ve birlikte var olabileceğimize inanmamız gerekir.

Tarihimizde olduğu gibi günümüzde de her türlü savaş dayatmalarını, yoksulluğu ve barbarlığı geriletebileceğimizi bilince çıkarmamız gerekir.

Öcalan, mesajında şunları ifade etti: Nevruz Destanı, Ortadoğu halklarının diriliş, direniş ve bahar bayramı olarak binlerce yıl kutlanmıştır.

Nevruz, halklarımızın direniş ve diriliş ruhunu canlandırmıştır.

Nevruz’daki semboller, kişilikler bu coğrafyanın ruhunu yansıtır.

Dehaq, devletli uygarlık sisteminin timsalidir; her gün iki gencin beynini yiyen omuzlarındaki yılanlar Asur devletinin vahşetinin, Demirci Kawa ise zulme karşı direnişin cisimleşmiş halidir.

Ortadoğu’da bin yıldır sürdürülen din, mezhep ve kültür savaşları, halkların birlikte yaşama kültürüne vurulan en büyük darbedir.

Her kimlik, her inanç kendi kabuğuna çekilerek ve ötekini düşmanlaştırarak var olmaya çalıştıkça halklarımızın arasındaki uçurum derinleşmektedir.

Ortak değerlerimiz, ortak kültürümüz yok sayılmakta, farklılıklarımız savaş nedeni haline getirilmektedir.

Güncelde bölgede köhnemiş politikaların sürdürülmesinde ısrar edilmesi felaketi beraberinde getirmiştir.

Ortadoğu özelinde yaşanan bastırma, yok sayma, düşmanlaştırma politikalarının yarattığı ayrılıklar ne yazık ki bugün emperyal müdahalelere de bahane oluşturmaktadır.

Avrupa ülkelerinin üç yüzyıl süren din-mezhep savaşları 1648’de Westfalya anlaşmasıyla aşılırken Ortadoğu’da bu çatışmaların günümüze kadar gelmesi halklarımıza derin trajediler yaşatmıştır.

Bugün ise kültürlerin ve inançların yeniden bir arada yaşamalarını sağlama imkanına kavuşmuş durumdayız.

Ortadoğu’da yaratılmak istenen savaş ve kaos ortamını halkların baharına çevirmek elimizdedir.

Bize yaşatılmak istenen trajedileri tersine çevirip halkların özgürlük ortamı haline getirebiliriz.

Şimdi tarihin gizlenen sayfaları açılmakta, halklar arası barışın, demokratik uluslaşmanın imkânı artmaktadır.

Sünni, Şia devlet gelenekleri, milliyetçi gelenekler aşıldıkça halklar arası özgür birliktelik de imkân dahiline girmektedir.

YENİ BİR SAYFA AÇILDI Bugün artık yeni bir sayfa açılmıştır.

Bu coğrafyadaki halkların özgürce bir arada yaşamasının yolu aralanmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde başlattığımız süreç Nevruz’un ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden diriltmek içindir.

Bunun için kültürlerin, inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışları aşıp demokratik entegrasyon temelinde birleşebileceğimize ve birlikte var olabileceğimize inanmamız gerekir.

Tarihimizde olduğu gibi günümüzde de her türlü savaş dayatmalarını, yoksulluğu ve barbarlığı geriletebileceğimizi bilince çıkarmamız gerekir. 2026 Nevruzu bu tarihin bütün haşmetiyle güncellenmesidir.

Tarih şimdileşiyor, gerçek kültürlülük temelinde bilinç bulmaya doğru büyük bir imkana ulaşıyor.

Nevruz’un anlamı ve gücü ‘şimdi’ olarak tarih sahnesine çıkmaktadır.

Bu yılın ve önümüzdeki yılların Nevruzlarının böyle bir tarihsel anlamı vardır. 2026 Nevruzu kendi kökleri üzerinden dirilmekte, demokratikleşme, demokratik entegrasyon yolunda büyük bir hamleyle şimdileşmekte; Nevruzlaşmaktadır.

Nevruz, tarihte olduğu gibi Ortadoğu merkezinde ağırlığını ortaya koyarak adeta yeniden dirilişe geçmekte, demokratik entegrasyon olarak tekrar bütün bölgede rolünü oynamaktadır.

Böyle büyük bir şimdileşme yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecektir.

Şimdiye kadar Nevruz sembolik değerlerle kutlanmaktaydı.

Artık Nevruz, bir hayali, bir ütopyayı değil gerçekleşen, gelişen bir komünal yaşamı temsil etmektedir.

Kendimizi hem anlam hem fizik olarak gerçekleştireceğimiz gündür Nevruz.

YENİ BİR ÖZGÜRLÜK AHLAKI YÜKLENELİM Nevruz’da bir türlü yakamızı bırakmayan her çeşit yetersiz ilişkilerden, yetersiz anlamlardan kendimizi arındıralım ve yetkin bir ilişki tarzıyla, yetkin bir anlam derinliğiyle yeni bir özgürlük ahlakı ve yeni bir estetik anlayışla yaşama yüklenelim. ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesini bütün ilişkilerimizde pratikleştirip özgür yaşama kavuşalım.

Artık Nevruz’un bir umut, hayal veya teori değil bir pratikleşme anı olduğunun bilincine varalım.

Bu pratikleşme anına yetkin bir bilinçle yetkin bir anlam derinliğiyle karşılık verelim.

Nevruz vesilesiyle bu yılı tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek, halkların dostluk ve dayanışma geleneğini egemen kılmak bizim elimizdedir.

Etnik ve dini-mezhebi temeldeki parçalanmaya, kardeş kavgasına son vermekle ve bütün kültürlerin, dini-mezhebi inançların özgürlük ve kardeşlik temelinde birliğini sağlamakla buna ulaşılabilir.

Kapitalist modernitenin yarattığı büyük toplumsal ve ekolojik çöküşe karşı demokratik modernitenin demokratik siyaset, ekolojik ve kadın özgürlükçü çözümünü Nevruz’un özgürlük ruhuna bağlı olarak geliştirdik.

Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu’nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim.

Tarihte olduğu gibi günümüzde de bu büyük kültürün kendini özgürce ve gerçek kimlikleri temelinde ifade etmelerinin, bütünleşmelerinin önündeki engelleri birlikte aşabiliriz.

Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığını geride bırakıp, halklarımızın binlerce yıllık tarihsel dayanışma kültürünü esas aldığımızda aşamayacağımız engel yoktur.

Böyle bir birliktelik ruhuyla demokratik siyaseti armağan etmek de imkân dahilindedir.

Ezilenlerin binlerce yıllık mücadelesini taçlandırmak istiyorsak; bunun mekânı Doğu’da da Batı’da da kapitalist kültür ortamında değil Ortadoğu’nun gerçek özgürlük ortamında bulunabilir.

Demokratik entegrasyonu bu topraklarda gerçek bir buluşma ve yeni bir insanlık, kardeşlik, dayanışma, dostluk temelinde gerçekleştirerek güncelleştirebiliriz. 2026 NEVRUZ'U BARIŞ VE KARDEŞLİK RUHUYLA KUTLANMAKTADIR Halklarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyor, bayramın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum. 2026 Nevruzu ilk defa halklarımızın, halkımızın gerçekleşen demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanmaktadır.

Bu ruha, iradeye tüm gücümle katılıyor, bu yıl gerçek anlamıyla ‘Yeni Gün’ olarak kutlanmaya değer hale gelen Nevruz’un önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diliyor; tüm halklarımıza barış diliyorum.

Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

İlgili Sitenin Haberleri