Haber Detayı

Özgür Çelik: Umut Silivri zindanında, arkadaşlarımızın büyük direnişinde ve mücadelesinde
Gündem nefes.com.tr
21/03/2026 20:03 (2 saat önce)

Özgür Çelik: Umut Silivri zindanında, arkadaşlarımızın büyük direnişinde ve mücadelesinde

CHP İstanbul İl Başkanlığı, Ramazan Bayramı nedeniyle geleneksel bayramlaşma etkinliğini, Silivri’deki Dayanışma Merkezi’nde yaptı. Burada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, “Umut Silivri zindanında arkadaşlarımızın büyük direnişinde ve mücadelesindedir. Umut İstanbul’un ve Türkiye’nin meydanlarındaki halkımızın direnişindedir” dedi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı'nın geleneksel bayramlaşma etkinliği, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda tutuklananların yakınlarından oluşan Aile Dayanışma Ağı’nın da katılımıyla Silivri’deki Dayanışma Merkezi’nde yapıldı.CHP Silivri İlçe Başkanı Doruk Bulut, bayramlaşma etkinliğinin açılışında yaptığı konuşmada, “Siyasi tutsaklarımızı cezaevinden kurtarana dek mücadelemiz sürecek.

Hiç yorulmayacağız, gücenmeyeceğiz.

Sonuna kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.Etkinlikte tutuklu belediye başkanlarının cezaevinden gönderdikleri mesajlar okundu.

Mesajların okunmasının ardından CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik konuşma yaptı.Çelik, "Bugün çifte bir bayram yaşıyoruz.

Bugün zalime karşı mücadelenin simgesi, baharın müjdecisi Nevruz Bayramı ve Ramazan Bayramı'nın 2'nci günündeyiz" dedi.Geleneksel olarak bayramlaşma törenlerinin il binasında yapıldığını, ancak son dönemde yaşananlar nedeniyle Silivri'de buluştuklarını söyleyen Çelik, şu ifadeleri kullandı:- "Arkadaşlarımız 12 metrekare hücrelerinde, demir parmaklıkların, beton duvarların, dikenli tellerin ardında bir mücadele ve direniş sergiliyorlar.

Biz de evet kentin merkezine uzak olsa da hep birlikte burada olursak o dikenli tellerin, demir parmaklıkların, beton duvarların ardına sıcak dayanışma duygularımızı gönderebiliriz diye düşündük.- Çok sayıda avukat arkadaşımız zaten şu anda kıymetli başkanlarımızla içeride bayramlaşıyorlar.

Sizin sıcak duygularınızı ve burada olduğunuzu başkanlarımıza, belediye bürokratlarını aktarıyorlar."CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na seslenen Özgür Çelik, "Kıymetli Ekrem Başkanım, aramızda demir parmaklıklar, beton duvarlar, dikenli teller olabilir ancak yüreğimizdeki bütün dayanışma duyguları, 86 milyon yurttaşımızın dayanışma duyguları, 16 milyon İstanbullunun dayanışma duyguları sizlerledir.

Buradan yol arkadaşlarımızla Silivri zindanlarından size hep birlikte selam gönderiyoruz” dedi.TUTUKLU BELEDİYE BAŞKANLARINA SELAM GÖNDERİLDİÇelik, sırayla şu selamları iletti:- "Buradan Antalya'ya sesleniyorum kıymetli Muhittin Böcek Başkanım, siz Türkiye'nin en başarılı belediye başkanlarından bir tanesiniz.

Ağır sağlık sorunlarına rağmen büyük bir zalimlikle karşı karşıyasınız ve tutsak ediliyorsunuz.

Buradan İstanbul'dan tüm yol arkadaşlarımızın dayanışma duygularını size gönderiyoruz.

Buradan Antalya'ya Muhittin Böcek'e selam olsun.- Ve bir vakıf kurdular, içerisinde her siyasi partinin temsilcisi var, iş insanlarından gelen bağışlarla öğrencilere burs aktardılar.

Öğrencilerin çok ağır barınma sorunları, çok ciddi problemleri var.

Bu sorunları çözebilmek için halkçı belediyecilik anlayışıyla Tanju Özcan sadece öğrencilere burs verdiği için şu anda tutsak vaziyette.

Tanju Başkanım, buradan İstanbul'dan Bolu'ya dayanışmamızı ve selamlarımızı size iletiyoruz.- Sevgili Utku Caner Çaykara Başkanım, sen genç yaşında çok büyük işler başarmış bir kardeşimizsin.

Partimizi hem Türkiye genelinde temsil ettin, hem İstanbul'da temsil ettin, genç yaşında çok önemli bir makama geldin.

Biliyoruz ki sen çok azimli, çok kararlı, çok cesur bir yol arkadaşımızsın.

Sevgili Utku kardeşim, bu zorlukları hep birlikte aşacağız ve güzel günlerde buluşacağız.

Utku Caner Çaykara'ya buradan selam gönderiyorum.- Sevgili kardeşim, dostum, arkadaşım Rıza Akpolat, seni çocukluk günlerinden beri tanırım.

Sen hem Partimizde hem İstanbul'da hem Beşiktaş'ta çok önemli görevler yürüttün.

Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki değişim sürecine büyük katkılar sundun, büyük mücadeleler verdin.

Ancak çok ağır bedeller ödedin.- Geçenlerde sana bir şiir göndermiştim Bülent Ecevit'in Türkçe'ye çevirdiği bir şiirde, ‘Herkesin bırakıp gittiği yerde sen kalabilirsen eğer dimdik ayakta...’ diye. 12 metrekare hücrede dimdik ayakta duruyorsun sevgili dostum Rıza Akpolat, sana hepimizin, bütün yol arkadaşlarımızın selamını gönderiyorum.- Alaaddin Köseler Başkanım, dikenli tellerin ardından sana sesleniyoruz, büyük bir zalimlik ile karşı karşıyasın, yargılandın ve yargılanman sonrasında suçsuz olduğun anlaşıldı ve tahliye edildin.

Ama sadece Beykoz Belediyesi'ne çökmek için, üstelik evin içerisinden uğradığın bir ihanetle yeniden tutsak vaziyete geldin.

Kıymetli Başkanım, sen çok deneyimli bir insansın, hepimizin büyüğüsün, bu zor günler geçecek ve özgür günlerde birlikte kucaklaşacağız.

Alaaddin Köseler Başkanım, buradaki bütün yol arkadaşlarımızın sana selamı var.- Sevgili İnan Güney, kıymetli abim, dostum, hemşehrim.

İlk gün Beyoğlu'nda konuşulanları canlı canlı dinleseydin gözyaşlarına boğulurdun.

Beyoğlu halkı sana çok güçlü sahip çıktı.

Ancak sadece Beyoğlu değil, Sivas'ta insanlar yürüyüşler yaptılar, ‘İnan Güney yalnız değildir’ dediler.

Yurdun dört bir yanında insanlar sana sıcak dayanışma duygularını gönderdi biz de buradan Silivri çadırından sana sıcak duygularımızı gönderiyoruz.

İnan Güney'e selam olsun.- Ve sevgili Mehmet Murat Çalık Başkanım, sana çok büyük bir zulüm ettiler.

Ciddi sağlık sorunların oldu.

Bu sağlık sorunlarına rağmen seni İstanbul'dan, ailenden 500-600 kilometre uzağa, İzmir'e sürgün ettiler.

Duruşmalar başladığı için şu an Silivri'desin, aramızdaki mesafeler kısaldı ama gün gelecek hep birlikte coşkuyla kucaklaşacağız.

Güler yüzlü, değerli abim seni çok seviyoruz.

Mehmet Murat Çalık'a selam olsun.

Onlar için kararlı bir biçimde mücadele etmeye devam edeceğiz.”Çelik, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve bütün Gezi tutsaklarına, gazeteciler Merdan Yanardağ ve Alican Uludağ ile tutuklu belediye başkan yardımcıları ve bürokratlarına da selam gönderdi.Buruk bir bayram geçirdiklerini de ifade eden Çelik, şunları kaydetti:- "Yol arkadaşlarımız tutsak vaziyette.

O yol arkadaşlarımız bu ülkenin bütün çocukları yılın 365 gününü bayram havasında yaşasınlar diye ağır bedeller ödüyorlar.

Ailelerinden ayrı kalıyorlar, sevdiklerinden ayrı kalıyorlar, çocuklarından, eşlerinden ayrı kalıyorlar ancak asla yalnız değiller.- Türkiye'deki 86 milyon yurttaşımızın, İstanbul'da 16 milyon yurttaşımızın dayanışma duyguları, destekleri yol arkadaşlarımızla birlikte.

İçimizin burukluğu sadece yol arkadaşlarımızın tutsaklığı ile ilgili değildir.

Bugün emekliler, torunları evlerine gittiğinde onların elini öpüp bayramlarını kutladığında harçlık verememenin burukluğunu yaşıyorlar.- Bugün aileler, çocuklarına yeni bayramlık elbise alamamalarının burukluğunu yaşıyorlar.

Bugün, yapılan bu haksız hukuksuz uygulamalardan kaynaklı Türkiye'nin demokrasisinin zayıflatılmasından kaynaklı her gün yurttaşlarımızın sofrasındaki ekmek küçülüyor.

İnsanlar mutfaktaki tencerelerinin boş oluşunun burukluğunu yaşıyorlar.""İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRMEK ANCAK VE ANCAK ADALETİ SAĞLAMAKLA, DEMOKRASİYE GÜÇLENDİRMEKLE OLUR"CHP İstanbul İl Başkanı Çelik, bugün bölgenin bir ateş çemberine dönüştüğünü, Gazze'de masum insanların, çocukların katledildiğini, geçmişte benzer örneklerin yaşandığını belirterek, " Bugün İran'da yanı başımızda bir savaş yaşanıyor.

Buradan Türkiye'nin büyük dersler çıkarması gerek" dedi.Ankara'da bazı siyasetçilerin, "iç cepheyi güçlendirme" konusunu sık sık dile getirdiklerini ifade eden Özgür Çelik, şöyle devam etti:- "Ancak iç cepheyi güçlendirmek ancak ve ancak adaleti sağlamakla, demokrasiyi güçlendirmekle olur.

Bugün Şişli Belediye Başkanı burada, Şişli'de hala kayyum varsa, Esenyurt belediye başkanı burada, Esenyurt'ta hala Belediye Başkanı şu anda aramızda olmasına rağmen kayyum uygulaması varsa iç cephe nasıl güçlenecek?

Bugün Türkiye'nin 15,5 milyon oyuyla belirlenen cumhurbaşkanı adayı cezaevinde ise 25 milyon insan imza atmış ve 'adayımı yanımda sandığı önümde görmek istiyorum' demişse ve halen tutsak vaziyetteyse, sürekli hakimler değiştiriliyorsa, duruşmalar yurttaşlardan ve gazetecilerden kaçırılıyorsa, TRT'den canlı yayınlanıp toplum vicdanı rahatlatılmıyorsa, demokrasi zedeleniyorsa, Anayasa ayaklar altına alınıyorsa, Anayasa Mahkemesi kararları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmıyorsa, iç cephe nasıl güçlenecek?- İç cepheyi güçlendirebilmek için bir an önce tutuksuz yargılamaların hayatı geçirilmesi gerekir.

Kayyumların ortadan kaldırılması gerekir.

Sadece Esenyurt'ta, Şişli'de değil Mardin'de de, Van'da da yurdun dört bir yanında da bu kayyum uygulamalarının ortadan kaldırılması gerekir.

Duruşmaların TRT'den canlı yayınlanması gerekir."Burada, cezaevinde bulunan 12 belediye başkanı adına mektupların okunduğunu, 6'sının iddianamesinin hala hazırlanamadığını aktaran Çelik, şöyle konuştu:- "İnsanlar 6 aydır, 1 yıldır cezaevindeler ve hala ne ile suçlandıklarını bile bilmiyorlar.

Bu yönüyle iç cepheyi güçlendirmek, bölgemizdeki ateş çemberinden ülkemizi korumak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi yurtta barış, cihanda barışı sağlamak, adalet ile mümkündür, demokrasi ile mümkündür.- Adalet ve demokrasiyi sağladığımız zaman toplumsal barışı ve huzuru da sağlamış oluruz, Türkiye'nin ekonomik sorunlarını da çözmüş oluruz ve hep birlikte bayram havasında bir ülkeyi yaşatırız."Çelik, konuşmasının sonunda Ahmed Arif’in “Anadolu” şiirinin bir bölümünü okuyarak, “Umut, Silivri zindanında arkadaşlarımızın büyük direnişinde ve mücadelesindedir.

Umut, İstanbul’un ve Türkiye’nin meydanlarındaki halkımızın direnişindedir.

Ve biz bu umudu büyüteceğiz, mutlaka kazanacağız ve bu güzel çocuklara güzel bir geleceği, bayram havasında bir geleceği sunacağız” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri