Haber Detayı

Doktorlar bu kez başka hayatta... Bu marka bizde yasak... Sulu sepken bir dram: Kıskanmak
Sina koloğlu odatv.com
22/03/2026 09:59 (8 saat önce)

Doktorlar bu kez başka hayatta... Bu marka bizde yasak... Sulu sepken bir dram: Kıskanmak

Sina Koloğlu yazdı...

Doktor Başka Hayatta, ilk bölümü "bakalım nasılmış bu dizi" ilgisi gördü.

Son bölüm reytingler işte yüzde 3’lerin biraz üstünde.

Gün üçüncüsü olmak başka, alınan reyting oranları başka.

İzlenmiyor televizyon.

Pazar gün birincisi Teşkilat yüzde 6’ları zorluyor.

Durum böyle olunca arkasından gelenler, yüzde 3’lere düşüyor.

Bu reyting ile kanal ne kadar arkasında durur ya da bir sıçrama yapar mı, önümüzdeki bölümlerde netleşir.Peki dizinin kendisine gelirsek?

Şöyle bir baktım neler söylenmiş diye.

Dizi daha ilk bölümden izleyiciyi ikiye bölmüş durumda.

Hikâyesi merak uyandırsa da, gereğinden fazla dramatik olduğunu ve daha ilk bölümden “iç şişirdiğini” söyleyen bir kitle var.

Oyunculuk tarafında Sıla Türkoğlu’nun performansı fena bulunmasa da izleyicinin onu hâlâ Kızılcık Şerbeti’ndeki Doğa karakteriyle özdeşleştirdiği ve bu yüzden role tam oturmadığı kanaatinde.

İbrahim Çelikkol ise bazı izleyicilere göre role olmamış; özellikle fiziksel görünümü bile eleştiri konusu olmuş.

Kaslı hali yani.

Bazı sahneler gerçeğe uymuyor eleştirisi almış; evsiz bir hastanın özel hastanede sürekli tedavi görmesi, doktorların sokakta hasta araması gibi sahneler.

Bizim ev ahalisi iki bölümdür izliyor.

Yer yer bu eleştirilere katılıyorlar.Doktor Jivago filmi uzunluğundaki dizilerin iç bayması olağan bir durum.

Oyunculuk ve tempo aslında öyle rahatsız edici boyutlarda gitmiyor şimdilik.

Ama ayrıntılarda hani yolumuz hastaneler düştüğü için “Böyle olmuyor ki” dedirten sahneler karşımıza çıkmıyor değil.

Bizim dikkatimizi çeken mesala doktor İnan Kural’ın çift kişilik odada kalması.

Hastanemiz özel ve kendileri bölüm başkanı olarak burada görev yapmış biri; yanına gelen genç delikanlı ile birden kanka olup oradan oraya koşturması.

Diyecekler, önemli olan merak.

Bunun için bazen şiraze kaçabilir.Senaryoda Pınar Bulut var.

Mucize Doktor ile bu konuda tecrübesi olan bir isim.

İşin hastane tarafında daha derli toplu ve izleyiciyi inandırıcılık anlamında tatmin edici sahneler olacak diye bekliyoruz.CİHAN YİĞENİM NELER OLUYOR Kıskanmak dizisi bir dram.

Nahit Sırrı Örik’in eserinden uyarlama.

Sanırım şu haliyle, kitap ile ilgisi olmayan bir yolda.

Son bölümde bir sahneyi izlerken ev ahalisi, “Zaten dizinin özeti olmuş.

Bu kadar bölüm, hikaye bu” dediler.Cihan ile Seniha’nın söz isteme sahnesi.

Kız istemeye gelen Hala Döndü (Hülya Duyar), Selman ve Elif (Cihan’ın kardeşi), Seniha’nın muhteşem ailesi ile tanışıyorlar.

Hala öyle hikayeler duyuyor ki; “Hele bir anlat bacım ben ailedeki şeyleri anlamadım” diyerek Türkan’dan yardım (!) istiyor.Türkan anlatmaya başlar; “Şimdi Döndü hala biz zamanında Halit ile sevgiliydik.

Bir gece Mediha bizi bastı.

Gerçi onu da Seniha ayarlamış.

Abisini evlendirmek istiyordu.

Böyle anne ile böyle abiye az bile yapmış.

Neyse Mediha bana olan korkusundan Halit’i, Nalan ile evlendirmek istedi.

Halit gitti, Nalan yerine, kuzeni Mükü ile evlendi.

Olaylar orada başladı.

Nalan bunları basmış.

Biliyor herşeyi ama ne yapsın seviyor kadın.

Derken, Nalan hamile kaldı.

Nüzhet’ten hamile olduğunu sanılıyordu.

Ama Halit’ten hamileymiş.”.

Döndü hala ağzı bir karış açık dinliyor; “Bebeğe ne olmuş?”.

Türkan, “Bebek düştü” diyor devam ediyor; “Bebek düşünce bunlar gene görüşmeye başlamışlar.

Bunu öğrenince Nalan, 'sen bi delir', gitmiş, Mükü’yü bir dövmüş”.Döndü hala; “Ellerine sağlık iyi yapmış” diyor da ama hikayenin devamı var.

Türkan anlatıyor; “Öyle deme, Mükü o zaman hamileymiş.

Tabii biz onun, Halit’ten hamile olduğunu zannediyoruz.

Ama o da Nüzhet’ten hamileymiş”.

Döndü hala ne yapacağını bilemiyor, “Deveye cilve yap demişler.

Deve dokuz çadır devirmiş”. diyor.

Türkan; “O zaman ben bir çadır daha deviriyorum” diyerek diğer ayrıntıya geçiyer; “Mediha hanımcığımız var ya, onun da bir yasak aşkı var.

Cemal Bey ile evliyken, Nur hanımın kocası ile bir münasebeti olmuş.

Tabii Nur hanımdan önce.

Ondan hamile kalmış.

Sonrada çocuğu kocasına, senin, diye yutturmuş.

O çocuk şimdi aramızda Halit”…Sonrası Daha da Sulu Sonraki gelişmeler daha bir sulu sepken.

Döndü hala beraberindekilerle ikinci ziyareti yaparlar.

Bu sefer koca sandık ile gelirler.

Arta kalanları da bu vesile ile öğrenir halamız.“Şaziye ben Mükü’nün annesiyim”. “Ayy kumarcı karısısın sen”.

Sonra Mediha’nın geçmişi de ortaya çıkıyor.

Siyah beyaz fotoğraflardan.

Halamız Adanalı hemen bilir konağı; “Karataş ailesi konaktan tanıdım “…Mediha'nın Adana’daki fakir çocukluk günleri ortaya çıkar, hâlâ “Ben İstanbulluyum” diye diretirken.

Sonra hamam sefası, sonra nikah, sonra “Mükü’nün bebeği düşmemiş meğer, hâlâ senden hamileymiş” diye bağıran Halit.Finalde "biz birimize aitiz" diye el ele tutuşan Mükü ile Nüzhet.

Dedim ya bu bölüm yayınlanan 26 bölümün özetiydi.

Bilmem artık daha anlatacak ne kaldı?AVRUPA AÇIK KANALDA DİZİLER BİTTİ MİBatı’da açık kanallar artık kendi dizilerini eskisi kadar rahat üretemiyor; artan maliyetler ve düşen gelirler nedeniyle yeni tedbirler peşinde.

Sektörde temel kural değişmiş durumda: para varsa dizi var, yoksa proje rafa kalkıyor.Bu yüzden yayıncılar ve dağıtımcılar daha temkinli hareket ediyor; karar süreçleri uzuyor, her projeye yatırım yapılmıyor ve ABD pazarının geri çekilmesi Avrupa’yı doğrudan etkiliyor.

Sistem ise tamamen durmuyor, yön değiştiriyor: ortak yapımlar, iş birlikleri ve risk paylaşımı öne çıkıyor.İçerik tarafında da benzer bir dönüşüm var.

Artık cesur ve deneysel işler yerine, garanti görülen hikâyeler tercih ediliyor; polisiye, uyarlamalar ve yıldızlı projeler ön plana çıkıyor.

Platformlar da global stratejiden uzaklaşıp yerel üretim, sonradan uluslararası satış modeline yöneliyor.Tüm bu değişimin merkezinde ise izleyici var.

Zorlaşan dünya koşullarında seyirci daha ağır, karanlık hikâyeler yerine kaçış sunan, akıcı ve rahat izlenen dizilere yöneliyor.Bizim Sektör Nasıl Bakıyor; Avrupa'nın Ekranında Dizi Yok Sektörden önemli dizilere imza atmış ve uzun zamandır tanıdığım piyasanın önemli bir ismine sordum, nedir bu Avrupa'daki hikaye diye; “Avrupa bu işin kıyısında köşesinde.

Avrupa'da televizyonda dizi yok.

Fransa, İtalya dizi üretmiyor açık kanallara.

Yaptıkları dijital kanallarda.

O kadar yani.

Avrupa açık kanallarında Türk dizilerinin yayınlanması bunu gösteriyor .

Çünkü kendi ürettikleri o kadar az ki”.TAM ZAMANI DEDİLER BELGESELİ KOYDULAR “Tahran’ın Perde Arkası: İran’ın Görünmeyen Gücü Ekranda”Özel siyasi belgeseller yayınlayan uzman şirketler var.

Onlardan biri 30 yılı aşkın bu işin içinde olan ZED. 5 binden fazla içerik içeren kataloğu var.

Yakın tarih belgeselleri ile katıldıkları festivallerden boş dönmüyorlar. 2025 yapımı imzasını taşıyan “Gardiens de la révolution: les maîtres de l'Iran “ belgeseli şu sıralar çok konuşulur oldu.

İki bölümden oluşan (2×52 dakika) yapım, özellikle İslam Devrim Muhafızları Ordusu’nun ülkedeki siyasi, ekonomik ve askeri etkisini detaylı bir araştırmayla ortaya koyuyor.Belgesel, İran’daki yönetim yapısını yalnızca siyasi bir sistem olarak değil; otoriterlik, ekonomik güç ve militan etkinin iç içe geçtiği bir yapı olarak ele alıyor.

Bu yönüyle, ülkenin görünmeyen güç mekanizmalarını uluslararası izleyiciye anlatmayı hedefliyor.

Teheran Confidantiel, İngilizce adı ile yeniden gündeme geldi belgesel.

Savaş, belgeseli kıymete bindirdi.TİKTOK, MORMONLAR VE SKANDAL: REALITY TV’NİN YENİ DİNLERİİNANÇ, INFLUENCER KÜLTÜRÜ VE SKANDAL TELEVİZYONUŞu Reality Show’ların ucu bucağı yok.

Son hikaye, The Secret Lives of Mormon Wives (Mormon Eşlerinin Gizli Hayatı).

Hulu’da başlayan ve kısa sürede küresel bir fenomene dönüşen program, Utah’ta yaşayan Mormon kökenli influencer annelerin hayatını izleyiciye sunuyor.

Dizinin dördüncü sezonu yayımlanırken popülerliği de tartışmaları da büyüyor.TikTok’ta #MomTok etiketiyle ünlü olan bu kadınlar, dans videoları, sponsorlu içerikler ve influencer hayatı sayesinde milyonlarca izleyiciye ulaşıyor.Skandalla Gelen Şöhret Programın çıkış noktası ise tam bir reality TV klasiği: skandal.

Grubun liderlerinden Taylor Frankie Paul, TikTok’ta yaptığı bir yayında bazı çiftler arasında eş değiştirme partileri düzenlendiğini söyleyince olay ulusal medyaya taşındı.

Reality şov da tam bu noktada doğdu.Sonrasında dizide eksik olmayan dramalar geldi: ilişkiler, kıskançlık krizleri, boşanmalar, aldatmalar, hamilelikler ve sosyal medya kavgaları… Kısacası reality televizyonun sevdiği her şey.Rakamlar Gösteriyor; Büyük Fenomen Dizinin başarısı da dikkat çekici.• İkinci sezon ilk beş günde 5 milyon izleyiciye ulaştı.• Üçüncü sezon toplam 651 milyon dakika izlenme elde etti.• İzleyicilerin %54’ü milenyum ve Z kuşağı kadınlardan oluşuyor.Program yalnızca televizyonda da yaşamıyor.

Hikâye TikTok paylaşımları, Instagram videoları ve podcast röportajlarıyla devam eden bir transmedya reality evrenine dönüşmüş durumda.Bu bir Tıklama Tuzağı Şov, sert eleştirilerin de hedefinde.İngiliz gazetesi The Independent’a konuşan podcast sunucusu David Snell, programın Mormon kültürünü sansasyon için kullandığını savunuyor.

Ona göre dizi, dini, gerçekçi anlatmak yerine “tıklama tuzağı” haline getiriyor.Benzer eleştiriler medya yorumcularından da geliyor.

Collider’daki bir inceleme, dizinin ilerleyen sezonlarda gerçek hikâyelerden çok, sosyal medyada yaratılan yapay dramalara dayandığını söylüyor.Feminist yorumcular ise programın, Mormon kadınlarını “botoks, influencer hayatı ve skandal” klişelerine indirgediğini savunuyor.

Onlara göre gerçek hayattaki Mormon kadın deneyimi çok daha karmaşık.ABD’NİN RTÜK’Ü TRUMP’IN EMRİNDE ABD’de medya özgürlüğü tartışmaları, Federal Communications Commission (FCC) Başkanı Brendan Carr’ın açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi.

Carr, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “sahte haber” yaydığını öne sürdüğü yayın kuruluşlarını açıkça uyardı.

Kamu yararına hizmet etmeyen yayıncıların lisanslarını kaybedebileceğini belirten Carr’ın bu çıkışı, siyasi müdahale tartışmalarını beraberinde getirdi.Trump’ın Medya ile GerilimiBu açıklamalar, Donald Trump’ın New York Times ve Wall Street Journal gibi gazeteleri sert sözlerle hedef almasının hemen ardından geldi.

Trump, söz konusu yayın organlarını ülkenin çıkarlarına zarar vermekle suçlamış ve medyaya yönelik eleştirilerini bir kez daha yükseltmişti.Yetki Sınırları ve Hedef Alınan KanallarFCC kimlere karışabiliyor?

Tüm medya kuruluşlarını kapsamıyor.

Özellikle CNN gibi kablo haber kanalları doğrudan FCC denetimi dışında kalıyor.

Bu nedenle baskının daha çok yerel yayın yapan ABC, CBS ve NBC gibi ağlara yöneldiği belirtiliyor.

Bu durum, tartışmanın kapsamını ve etkisini sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.“Vatansever Yayın” ÇağrısıÖte yandan FCC Başkanı Carr, Şubat ayında yayıncılara ABD’nin 250. yılı kapsamında “vatansever” ve “Amerikan yanlısı” içerikler üretmeleri çağrısında bulunması sanki bugünlere bir işaret gibiydi.

Bu FCC hikayesini sanki bir yerlerden hatırlıyor gibiyiz, öyle değil mi?

Yabancısı değiliz.BU MARKA BİZDE YASAK, GÖRÜNTÜSÜ Liverpool – Galatasaray maçı sonrası Okan Buruk konuşuyor arkada, sponsorlar.

Dikkatimi biri çekti; bet 365.

Bahis sitesi.

Çok konuşulan bir site.

Daha önce maç yayınlarında da, kendisini gördük.

Türkiye’de yasaklı olduğu söylendi.

Yayın konusunda uzman bir isme sordum; "Maç sırasında da vardı.

Bunun üstünü örtecek teknoloji var” dedi.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri