Haber Detayı

Kızıldeniz’de pusuya yattılar: İran’ın stratejik kozu! ‘Çatışmaya dahil olursalar, riskler çok daha artar’
Dünya hurriyet.com.tr
22/03/2026 12:16 (3 saat önce)

Kızıldeniz’de pusuya yattılar: İran’ın stratejik kozu! ‘Çatışmaya dahil olursalar, riskler çok daha artar’

İran, Basra Körfezi’nde küresel ticaretin ritmini sarsıyor, alternatif rotalar ise hâlâ belirsiz. Gözler şimdi Yemen’deki Husilere çevrildi; geçmişte Kızıldeniz’i felç eden bu grup yeniden sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Peki olası senaryolar neler? Husiler savaşta nasıl bir rol oynayabilir, İran ile bağları ne kadar güçlü?

ABD ve Orta Doğu’daki müttefikleri, İran tarafından silahlandırıldığı ve finanse edildiği belirtilen Yemenli militan grup Husileri yakından izliyor.

Söz konusu grup, geçmişte Kızıldeniz’deki gemi trafiğini yaklaşık iki yıl boyunca felç ederek küresel ticaret üzerinde ciddi baskı oluşturmuştu.

Son dönemde artan tehditkâr açıklamalar ise bölgede tansiyonun yeniden yükseldiğine işaret ediyor.Her ne kadar Husiler henüz doğrudan ateş açmamış olsa da uzmanlar grubun İran açısından stratejik bir koz olduğuna dikkat çekiyor.

İran’ın küresel ekonomiyi daha da sıkıştırma ya da hedeflerini genişletme kararı alması halinde, Husilerin devreye girmesi dengeleri kökten değiştirebilir.

Bu senaryoda Suudi Arabistan ve Cibuti’deki ABD üslerinin de risk altına girebileceği ifade ediliyor.Wall Street Journal’da yer alan haberde New America düşünce kuruluşunda Yemen ve Körfez konularında araştırmacı olan Adam Baron, olası bir Husi müdahalesinin sonuçlarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu:“Husiler çatışmaya dahil olursa, riskler gerçekten artar.

Bu durum Süveyş Kanalı’nı ve Mısır’ı işin içine çeker, Suudi Arabistan’ı ise daha da fazla dahil eder.” Yemen’in Sana kentinde, 6 Mart 2026 Cuma günü, Husi destekçileri, İran’a karşı savaşı protesto ederken, İsrail ve ABD'nin saldırısında öldürülen Ayetullah Ali Hameey’in posterlerini devasa bir İran bayrağının yanında taşıdı / Fotoğraf: Associated Press (AP)İRAN’IN STRATEJİK HAMLELERİNDEN OLAN HUSİLER KİM?İran’ın uzun yıllardır Orta Doğu’da caydırıcılık sağlamak ve güç projeksiyonu yapmak amacıyla bazı grupları desteklediği biliniyor.

Lübnan’daki Hizbullah ve Irak’taki İran yanlısı gruplar, son dönemde İsrail ve ABD hedeflerine yönelik saldırılarla dikkat çekiyor.

Bu yapıların oluşturduğu ağ, ‘direniş ekseni’ olarak tanımlanıyor.

Gözden Kaçmasın İsrail'de 10'u ağır, 84 yaralı!

Netanyahu: Zor bir gece geçirdik Haberi Görüntüle Bu eksenin önemli parçalarından biri olan Husiler, geçmişte küçümsenen bir yapıdan bölgesel güç unsuru haline geldi.

Yemen iç savaşında önemli başarılar elde ederek başkent Sana dahil birçok kritik bölgeyi kontrol altına aldı.

Yine Wall Street Journal’da yer alan haberde Husilerin üst düzey yetkililerinden Muhammed el-Bukhaiti, geçen hafta yaptığı açıklamada, “Parmaklarımız tetikte.

Yemen'in çatışmaya katılması sadece zaman meselesi” ifadelerini kullandı.

Yemen'in Sana kentinde, 6 Şubat 2026 Cuma günü düzenlenen bir mitingde Husi destekçileri İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri aleyhinde sloganlar attı /  Fotoğraf: APKIZILDENİZ VE SÜVEYŞ KRİZİGazze’deki savaş sürecinde Husilerin gerçekleştirdiği insansız hava aracı ve füze saldırıları, Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı üzerinden yapılan ticareti neredeyse durma noktasına getirdi.

Bu gelişme, uluslararası nakliyecileri Afrika’nın güneyinden geçen Ümit Burnu rotasına yönlendirdi ve taşımacılık sürelerini ciddi ölçüde uzattı.Husilerin yalnızca deniz trafiğini değil, aynı zamanda İsrail’i de hedef aldığı saldırılar düzenlediği belirtiliyor.

İran ile savaştan önce ABD’nin Husilere karşı başlatılan askeri hamlesi, bugünkü gerilimin bir ön provası olarak değerlendiriliyor.

Yaklaşık iki ay süren çatışmaların ardından taraflar arasında sınırlı bir ateşkes sağlanmış, ancak bu süreçte ABD güçleri yoğun insansız hava aracı ve füze saldırılarına maruz kalmıştı.

Gözden Kaçmasın Mücteba Hamaney bilmecesi, Netanyahu gizemi: MOSSAD ve Devrim Muhafızları'nın lider avı Haberi Görüntüle Her ne kadar taraflar resmî olarak ateşi kesmiş olsa da, Husilerin Kızıldeniz’de İsrail ve ticari gemilere yönelik saldırıları bir süre daha devam etti.

Grup, Trump yönetiminin geçen sonbaharda Gazze’de ateşkes anlaşmasına aracılık etmesinin ardından saldırılarını durdurdu.

Ancak nakliye şirketlerinin bölgeye yönelik endişeleri hâlâ sürüyor.

Husi destekçileri, İsrail saldırısı sonucu aldığı yaralar nedeniyle hayatını kaybeden Husilerin Genelkurmay Başkanı Muhammed Abdülkerim el-Gamari’nin cenaze töreninde tabutunu taşıyorlar.

Cenaze, 20 Ekim 2025 Pazartesi günü Yemen’in Sana kentindeki halk camisinin önünde gerçekleşti / Fotoğraf: APHÜRMÜZ BOĞAZI VE YENİ DARBOĞAZLARİran’ın Hint Okyanusu’na açılan kritik Hürmüz Boğazı’nı kontrol ederek Basra Körfezi’ndeki petrol akışını engellemesi, alternatif enerji hatlarının önemini artırdı.

Bu noktada Suudi Arabistan’ın ham petrolü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na yönlendiren boru hatları öne çıkıyor.

Ancak bu alternatif rota da risklerden arınmış değil.

Petrol sevkiyatı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan ve Husi kontrolündeki uzun kıyı şeridinden geçen Babülmendep Boğazı’ndan geçmek zorunda kalıyor.

Adam Baron bu stratejik noktaya dikkat çekerek, “Son derece kullanışlı alanlara sahipler.

Eğer İran iseniz ve amacınız önemli bir deniz taşımacılığı ağını kapatarak baskı kurmaksa, Husiler bunu yapmanın en kolay yolu” ifadelerini kullandı.

Gözden Kaçmasın ABD-İran-İsrail savaşında son dakika gelişmeler: Trump 48 saat süre verdi, İran resti çekti Haberi Görüntüle SUUDİ ARABİSTAN’IN HUSİLERE BAKIŞI NASIL?Suudi yetkililer, 2022 yılında Husilerle yapılan anlaşma kapsamında grubun Suudi topraklarına veya gemilerine saldırmama taahhüdünde bulunduğunu belirtiyor.

Yemen iç savaşında aktif rol alan Riyad yönetimi, daha sonra geri çekilerek gerilimi azaltmaya yönelik bir uzlaşı sürecine girmişti.Wall Street Journal’a konuşan ve adı açıklanmayan bir ABD yetkilisi, Suudi Arabistan’ın Husileri mevcut çatışmanın dışında tutmak için diplomatik çabalarını sürdürdüğünü ifade etti.

Aynı yetkili, ABD ve İsrail’in de Husileri doğrudan çatışmaya çekecek provokasyonlardan kaçınmaya çalıştığını vurguladı.

Husi savaşçılarının İsrail karşıtı haftalık mitinginden bir kare / Fotoğraf: APHUSİLERİN KARAR DİNAMİĞİ NASIL?Her ne kadar İran tarafından desteklendikleri bilinse de, Husilerin tamamen Tahran’ın kontrolünde hareket etmediği yönünde değerlendirmeler de bulunuyor.

Bu noktada grubun kendi iç kamuoyu ve bölgesel algıları da dikkate aldığı belirtiliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Orta Doğu’dan sorumlu üst düzey görevlerde bulunmuş Barbara Leaf, konuya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:“Bunlar, Tahran'ın örneğin bazı Irak milislerini uzun zamandır kullandığı gibi, rastgele ateş açma operasyonu değiller.

Gazze savaşı boyunca İsrail'e ve gemilere yönelik saldırılarına bakarsanız, faaliyetlerinin çoğunu İran’ın emriyle yapmadıklarını görürsünüz.” Gözden Kaçmasın Petrol seferberliği Haberi Görüntüle Uzmanlara göre Husiler için en büyük risk, İran’ın savaşlarının bir parçası olarak görülmek ve bunun Yemen halkı üzerindeki maliyetinin artması.

Nitekim bölgede benzer bir durumun örneği Lübnan’da yaşandı.

Hizbullah’ın İran’a destek amacıyla savaşa dahil olması, İsrail’in yoğun hava saldırılarına ve geniş çaplı kara operasyonlarına yol açtı.Irak’ta da benzer şekilde gerilim yeniden tırmandı; ABD’nin İran yanlısı milislere yönelik saldırıları ve buna karşılık yapılan füze saldırıları ülkeyi yeniden çatışma alanına çevirdi.

İsrail karşıtı mitingden bir başka kare / Fotoğraf: APOLASI SENARYOLAR NELER?Geçtiğimiz yıl ABD’nin Husilere yönelik saldırıları, grubun askeri altyapısına ciddi zarar verdi ve çok sayıda üst düzey militanın ölümüne yol açtı.

Ancak uzmanlar, grubun tamamen etkisiz hale getirilmediğine dikkat çekiyor.Husilerin lideri Abdülmalik el-Husi, mart ayı başlarında yaptığı açıklamada İran’ın yanında olduklarını belirterek, gerektiğinde çatışmayı tırmandırmaya hazır olduklarını ifade etti.

Gözden Kaçmasın ABD-İsrail hattında İran çatlağı...

Ters mi düştüler?

Gerilimi bir anda tırmandıran kritik hamle neydi?

Haberi Görüntüle ABD merkezli Orta Doğu güvenlik danışmanlık şirketi Basha Report’un kurucusu Muhammed el-Beşa, “Husilerin hâlâ İran liderliğindeki Direniş Ekseni Ortak Komutanlığı’ndan talimat beklediği konusunda geniş bir görüş birliği var” dedi ve devam etti: “Bir görüşe göre, kasıtlı olarak harekete geçmeyi geciktiriyorlar; bu seçeneği ya kendi çıkarlarını ilerletecek bir nakavt kozu olarak ya da gelecekteki müzakerelerde bir kaldıraç kaynağı olarak son ana saklıyorlar.”Uzmanlara göre ise eğer harekete geçerseler ortaya çok daha karmaşık bir durum çıkabilir.

Peki bunlar ne olabilir?Uzmanlar, İran’ın Basra Körfezi üzerindeki kontrolü ve Husilerin Kızıldeniz’deki potansiyel rolünün birleşmesi halinde, küresel ticaret ve enerji arzında ciddi aksaklıklar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.

Özellikle Hürmüz ve Babülmendep boğazlarının eş zamanlı risk altına girmesi, dünya ekonomisi açısından kritik bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.Şimdilik taraflar doğrudan bir genişleme senaryosundan kaçınmaya çalışsa da sahadaki gelişmeler ve sertleşen söylemler, bölgedeki kırılgan dengenin her an değişebileceğine işaret ediyor.The Wall Street Journal’ın “Iran’s Houthi Allies Lie in Wait on Another Key Oil Route: the Red Sea” başlıklı haberinden faydalanılmıştır.

İlgili Sitenin Haberleri