Haber Detayı

Uyku apnesi kapıda: ‘Erişkinlerin yarıya yakınında horlama görülüyor’
Sağlık cumhuriyet.com.tr
22/03/2026 13:13 (7 saat önce)

Uyku apnesi kapıda: ‘Erişkinlerin yarıya yakınında horlama görülüyor’

Horlama çoğu zaman masum bir uyku alışkanlığı olarak görülse de, aslında ciddi bir sağlık sorununun ilk işareti olabilir. Uzmanlar, özellikle yüksek sesli ve kesintili horlamanın uyku apnesine işaret edebileceğini belirtti. Bu durum, kişinin uyku sırasında solunumunun kısa süreli durmasıyla ortaya çıkıyor ve kalp-damar sağlığından günlük yaşam kalitesine kadar pek çok alanı olumsuz etkileyebiliyor.

Cumhuriyet’e konuşan Türk Toraks Derneği Uykuda Solunum Bozuklukları Çalışma Grubu Sekreteri Prof.

Dr.

Mehmet Sezai Taşbakan , horlamanın uyku sırasında havanın üst hava yollarından geçerken yumuşak dokularda oluşturduğu titreşim ile ortaya çıkan bir ses olduğunu belirtti.

Normal üst solunum yollarına sahip kişilerde horlama beklenmediğini ifade eden Taşbakan, “Buna karşın, burun tıkanıklığı, yumuşak damak sarkması, dil kökünün özellikle sırt üstü yatarken geriye düşmesi, geniz eti ve bademcik büyümeleri horlamaya neden olan üst solunum yolu sorunları olarak karşımıza çıkıyor.

Obezite yanında sigara, alkol ve uyku verici ilaçların kullanımı da var olan üst solunum yolları patolojileri ile daha şiddetli horlamanın ortaya çıkmasına neden oluyor” dedi. ‘OBEZİTENİN ARTMASI TEMEL NEDENLERDEN’ Türkiye’de erişkinlerin yarıya yakınında horlama yakınması olduğunu aktaran Taşbakan, “Horlamanın bu kadar yaygın olmasının temel nedenleri olarak, toplumda obezitenin artması, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıkların yaygın olması ve üst solunum yolarında özellikle burun ve sinüs hastalıklarının sık görülmesi sayılabilir” ifadelerini kullandı.

Horlamanın, uyku apnesi olan hastaların en sık yakınması olduğuna dikkat çeken Taşbakan, “Ancak tüm horlayanlarda uyku apnesi yoktur.

Bu nedenle uyku apnesi hastalığı gelişme sürecinde, horlama öncü ve uyarıcı bir yakınma olarak değerlendirilebilir” diye ekledi.

İNME VE KALP KRİZİ RİSKİ Horlamanın uyku apnesi için uyarı olarak değerlendirilebileceğini söyleyen Taşbakan, horlamaya uyku apnesi eklendiği zaman, hastada uyku boyunca oksijen düzeyinde düşme atakları yaşandığını dile getirdi.

Taşbakan, “Bu aralıklı oksijen düşme atakları uyku apnesi hastalarında, yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp ritim bozukluğu, inme, hafıza ve dikkat problemlerinin ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu. ‘AYRINTILI KULAK BURUN BOĞAZ MUAYENESİ GEREKLİ’ Horlama ile gelen bir hastada öncelikle ayrıntılı bir kulak burun boğaz muayenesi yapılması gerektiğini aktaran Taşbakan, “Gerekirse tomografi ve manyetik rezonans (MR) gibi ileri görüntüleme yöntemlerinden destek alınmalı.

Horlamaya uyku apnesinin eşlik ettiği düşünülüyorsa, uyku testi yapılması planlanmalı” uyarısında bulundu.

Günlük yaşantıda horlama ile mücadele etmek için, öncelikle fazla kilolardan vücudun kurtarılması gerektiğini belirten Taşbakan, “Bunun yanında alkol ve sigaradan uzak durmak, sırt üstü yatmamak da önemli.

Üst solunum yolları için ayrıntılı kulak burun boğaz muayenesi ve herhangi bir sorun varsa tedavisi yapılmalı.

Uyku apnesi eşlik ettiği düşünülüyorsa uyku testi yapılması açısından değerlendirilmek üzere bir uyku kliniğine başvurulmalıdır.

Uyku apnesi var ise, uyku apnesi tedavisi horlamayı da kontrol altına alacaktır” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri