Haber Detayı
Bir düşünce alanı: Culinary Forum
Gastronomi artık yalnızca mutfakta değil; fikirlerin, verilerin ve hayallerin buluştuğu masalarda şekilleniyor. Antalya’daki Culinary Forum, Türkiye’nin lezzet hikâyesini geleceğe taşıyan en güçlü buluşmalardan biri olarak büyümeye devam ediyor.
Bir mutfağın geleceği yalnızca bir restoranın içinde değil, bir fikir masasının etrafında da konuşulur, şekillendirilir.
Şeflerin, akademisyenlerin, öğrencilerin ve sektör profesyonellerinin aynı sofrada buluştuğu o anlarda yalnızca tarifler konuşulmaz; kültür, ekonomi, turizm ve hatta bir ülkenin gastronomi alanındaki geleceği tartışılır.
Son yıllarda Türkiye’de gastronomi dünyasında dikkat çeken en önemli buluşmalardan biri olan Culinary Forum, işte tam da böyle bir masa kuruyor.
Antalya’da düzenlenen bu platform artık yalnızca bir etkinlik olmaktan çıktı; âdeta yaşayan bir gastronomi laboratuvarına dönüştü.
Şubat ayında gerçekleştirilen ve benim de iki oturumunda moderatörlük yaptığım son Culinary Forum’un ardından gönderilen 2026 değerlendirme dosyalarındaki son dört yıla ait veriler incelendiğinde ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcı görünüyor.
Çünkü Culinary Forum’un hikâyesi, yalnızca birkaç gün süren bir organizasyonu değil, her geçen gün büyüyen bir gastronomi ekosistemini anlatıyor. 17.597 öğrenci, 833 akademisyen Son dört yılın rakamları bu yükselişi açıkça gösteriyor.
Forum kapılarından toplam 27.985 kişi içeri girmiş.
Bu kalabalığın en umut verici tarafı ise kuşkusuz gençlerin varlığı.
Tam 17.597 öğrenci, mutfak kıyafetlerini giyip mutfağın ustalarından geleceğin ipuçlarını dinlemek için bu buluşmaya akın etmiş.
Bu platform, genç şef adayları için sadece bir etkinlik değil, âdeta bir "el verme" töreni.
Bu tabloya akademinin katkısı da eklenince Culinary Forum’un gerçek kimliği daha da netleşiyor. 189 farklı üniversiteden 833 akademisyen forum çatısı altında bir araya gelmiş.
Son dört yılda düzenlenen 92 panelde 354 konuşmacı; gastronominin yalnızca tabakta biten bir sanat olmadığını, arkasında ekonomi, sürdürülebilirlik, kültür ve bilim bulunan devasa bir dünya olduğunu anlatmış.
Dönüşümün işaretleri Bugün dünyada gastronomi yalnızca restoranlarla ölçülen bir alan olmaktan çıkıyor; ülkelerin kültürel diplomasi araçlarından biri haline geliyor.
Bu nedenle mutfak artık yalnızca ocak başında değil; şehir planlamasında, turizm stratejisinde ve kültür politikalarında da başrolü oynuyor.
Culinary Forum’un son buluşması da tam bu dönüşümün işaretlerini taşıyordu. 17–18 Şubat tarihlerinde Antalya Nirvana Cosmopolitan Hotel’de düzenlenen son forum, bu yıl “Xchange” temasıyla gerçekleştirildi.
Temanın kendisi bile aslında forumun ruhunu özetliyordu: Fikir alışverişi, deneyim paylaşımı ve yeni gastronomi vizyonlarının doğduğu bir buluşma noktası...
Bu tema altında sadece yerel değil, küresel bir akıl birliği hedefleniyor.
Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof.
Dr.
Özlenen Özkan’ın açılış konuşmasıyla başlayan forumda, gastronominin 2030 vizyonu tartışıldı.
Yerel ürünlerin dünya vitrinine nasıl taşınabileceği, şehirlerin gastronomi kimliği, sürdürülebilir mutfak ve yeni iş modelleri gibi başlıklar iki gün boyunca masaya yatırıldı.
Hatta Safranbolu safranı gibi coğrafi işaretli değerlerimizin tanıtımı, bu büyük buluşmanın en renkli gündem maddelerinden birini oluşturuyordu.
Bir düşünce platformu Culinary Forum, mutfağı yalnızca şeflerin alanı olmaktan çıkarıp çok disiplinli bir düşünce platformuna dönüştürüyor.
Programda yer alan “Şehir Mutfaktır”, “Gastronomide Dijitalleşme”, “Geleceğin Mutfağında Sağlık ve Sürdürülebilirlik” gibi başlıklar, gastronominin artık ne kadar geniş bir perspektiften ele alındığını kanıtlıyor.
Bu büyümenin arkasında elbette güçlü bir sektör dayanışması hissediliyor.
Sektördeki önemli markalar bu platforma destek veriyor.
Gastronomi dünyasının farklı aktörleri aynı çatı altında buluşarak yalnızca bugünü değil, yarının mutfak kültürünü de birlikte inşa etmeyi hedefliyor.
Sosyal medyada… Forumun etkisi salonların dışına taşıyor.
Sosyal medya verilerine göre 2026 organizasyonu, üç aylık dönemde 2,2 milyon görüntülenmeye ve yaklaşık 30 bin etkileşime ulaşmış.
Organizasyon öncesindeki üç aylık periyotta ise toplamda 36 milyonu aşan bir etkileşim gücü yakalanmış.
Bu da gastronominin artık dijital dünyada ne kadar büyük bir karşılık bulduğunu gösteriyor.
Bütün bu veriler aslında tek bir gerçeği işaret ediyor: Türkiye’de gastronomi yalnızca bir lezzet meselesi değil, aynı zamanda stratejik bir kültür ve ekonomi alanı.
Bugün dünyanın birçok ülkesinde mutfak, ulusal markanın en güçlü unsurlarından biri kabul ediliyor.
Türkiye, sahip olduğu zengin mutfak mirasını Culinary Forum gibi yapılarla kurumsal bir stratejiye dönüştürüyor.
Bu buluşma; genç şeflerin hayal kurabildiği, akademinin bilgi üretebildiği ve sektörün ortak bir vizyon geliştirebildiği bir zemin yaratıyor.
Ve belki de asıl mesele şu: Bu forum yalnızca bir etkinlik değil, mutfağın geleceğini düşünen insanların kurduğu ortak bir masa...
O masa her yıl biraz daha büyüyor ve orada konuşulanlar, Türkiye’nin gastronomi hikâyesinin yarını için önemli ipuçları taşıyor.
Salon du Chocolat İstanbul için yeni tarih 11-12 AralıkYaşam Keyfi