Haber Detayı

Yeni ÇED genelgesine tepki... Seyit Torun: 'Vahşi madenciliğin önü açıldı'
Siyaset cumhuriyet.com.tr
22/03/2026 13:27 (7 saat önce)

Yeni ÇED genelgesine tepki... Seyit Torun: 'Vahşi madenciliğin önü açıldı'

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED Yönetmeliğinde yaptığı kapsamlı değişiklikler tartışma yaratıyor. Yönetmeliğe göre, “ÇED gerekli değildir” kararı kaldırılırken, projelerin denetim süreçlerinde önemli düzenlemeler yapıldı. Seyit Torun, Vahşi madenciliği, doğayı katletmek için her türlü imkanı kullanacaklar ve bu rantçı anlayışın işini kolaylaştırdılar.” dedi.

7554 sayılı yasa ve ardından yapılan yönetmelik değişikliğiyle ÇED süreci tartışmalı hale geldi. 24 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanan 7554 sayılı yasa ile Çevre Kanunu’nun 10. maddesinde yapılan değişikliklerin ardından, 5 Mart 2026’da yürürlüğe giren yönetmelik düzenlemesiyle ÇED sürecinin yapısı köklü biçimde değiştirilerek 18 Mart 2026'da Bakanlık sitesinde genelge yayımlandı.

Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Çevresel Etki Değerlendirmesi süreçlerinde kullanılan bazı karar ifadeleri ve süreler yeniden düzenlendi.

Düzenlemeyle “ÇED gerekli değildir” ibaresi yönetmelikten çıkarılırken, Bakanlığın projeler için vereceği kararlar “ÇED Olumlu”, “ÇED Olumsuz” ve “ÇED Raporu Hazırlanmalıdır” şeklinde tanımlandı.

Ayrıca EK-1 ve EK-2 listelerinde yapılan değişikliklerle birçok proje için ÇED zorunluluğu sınırları da yükseltildi.

Buna göre belirli kapasitenin altındaki madencilik faaliyetleri kapsam dışına çıkarılırken, enerji ve sanayi yatırımları için daha esnek kriterler getirildi. “MADENLERİN RUHSATLANDIRILMASI HOYRATÇA YAPILIYOR” Seyit Torun, yönetmeliğe ve madencilik faaliyetlerine tepki göstererek, “ Ülkenin her tarafını maalesef bütün maden sahaları olarak ruhsatlandırdılar ve hoyratça ruhsat veriyorlar.

Bu prosedürü zaten malumun ilanı.

Daha önceden de ÇED gerekli değildir raporları, bakanlıklardan o kadar çok kolay alıyorlardı ki.

Kendilerince bir prosedürü ortadan kaldırmış oldular.

Şimdi vahşi madenciliği, doğayı katletmek için her türlü imkanı kullanacaklar ve bu rantçı anlayışın işini kolaylaştırdılar.” dedi. “DEMOKRATİK SÜREÇ TAMAMEN KAYBOLDU” Torun, Bakanlık yetkisinin tek elde toplandığını ve bilimsel temelden uzak kararlar alındığını belirterek, “Artık her şeyi tamamen bakanlık yetkisini alarak tek elden her yere vesayet koyarak maalesef ülkede demokratik anlayışı, ortak aklı ve o diyalog sürecini tamamen kaybettik.

Bakanlıkta belli yetkili kurullar istediği gibi bu değerlendirmeleri yapıyorlar.

Hiçbir bilimsel temele dayanmadan, hiçbir halkın görüşü alınmadan, hiçbir katılım sağlamadan yaptık oldu diyerek maalesef veriyorlar dedi. “KAPASİTE SINIRLARI DIŞINDA MADENCİLİK FAALİYETLERİ YAYILABİLİR” Torun, ÇED raporları kapsamı dışında bırakılan düşük kapasiteli madencilik faaliyetlerine de dikkat çekerek , “Adım adım ilerliyorlar.

Kullandıkları yetki yetmiyor.

Talebe göre her bir talep nasıl şekilleniyorsa yandaşları talep ettiği anda yani bir ihtiyaçtan değil sadece yandaşların talebinden o rant çetesinin talebinden dolayı bunları gerçekleştirirler.

Belki bir süre sonra onu da değiştirirler.

Kapsamını çok çok daha büyütebilirler diye konuştu.

Torun, Akbelen Ormanı örneğini de hatırlatarak benzer durumların Türkiye genelinde yaşanabileceğini belirterek, “Biliyorsunuz bir gecede kararname çıkarıyorlar.

Bir gecede Cumhurbaşkanlığı'nın yetkisiz olan konuları bir gecede açıklıyorlar.

Bunu da yapabilirler” dedi.

EGEÇEP: “YENİ ÇED YÖNETMELİĞİ PROJELERİ DENETİMSİZ BIRAKIYOR” EGEÇEP Hukuk Kurulu, 5 Mart 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan yeni Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği değişikliklerini eleştirdi.

Kurul, yönetmelik değişikliklerinin çevresel denetimi zayıflattığını, halkın katılımını sınırladığını ve projelerin ciddi bir denetimden kaçırılmasına yol açabileceğini belirtti.

Kurul açıklamasında, “Yeni yönetmelik ile bazı projelerde ÇED raporu hazırlanması ve halkın katılımı toplantıları yapılmadan olumlu karar verilebilecek.

Bu durum ÇED’in temel işlevini ortadan kaldırıyor” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca, inşaat öncesi süreçlerin denetim kapsamından çıkarılmasıyla projelerin denetimsiz ilerleyebileceğine dikkat çekildi.

Yeni yönetmelikle getirilen muafiyetlerin de artırıldığı belirtilen açıklamada, “ÇED muafiyetleri artık istisna değil, kural hâline gelebilir.

Turizm ve özel alanlarda Bakanlık takdiri, çevresel uygulamalarda keyfi kararların önünü açabilir” denildi.

EK‑1 ve EK‑2 listelerinde yapılan değişiklikler ile birçok proje ÇED kapsamı dışında bırakıldı.

Bu kapsamda, belirli kapasitenin altındaki madencilik faaliyetleri, güneş enerji santrallerinde artan alan sınırları ve bazı küçük üretim tesisleri artık ÇED denetimine tabi değil.

EGEÇEP, yönetmelik değişikliklerinin Anayasa’nın 17. ve 56. maddelerinde güvence altına alınan yaşam hakkı ve sağlıklı çevrede yaşama hakkıyla çeliştiğini savunuyor.

Kurul ayrıca, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası çevre sözleşmeleri ve AİHM içtihatları çerçevesinde halkın bilgi alma ve katılım haklarının korunması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Çevre Kanunu’ndaki değişikliğin iptali için yapılan Anayasa Mahkemesi başvurusunun sürdüğü belirtilerek, yönetmelik değişikliklerinin çevre ve toplum sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığı ifade edildi.

İlgili Sitenin Haberleri