Haber Detayı

Enerji Güvenliği ve Türkiye'miz...
Dr. r. bülend kırmacı haber3.com
22/03/2026 14:00 (6 saat önce)

Enerji Güvenliği ve Türkiye'miz...

Enerji Güvenliği ve Türkiye'miz...

Önümüzdeki yıllarda enerji güvenliği "yaşamsal önemini" daha da artıracaktır...Esasen bu ulusal güvenlik konusudur!Türkiye’nin enerji stratejisi, yalnızca sanayi üretimini ve günlük yaşamı beslemekle kalmamalı; dışa bağımlılığı azaltma, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir bir gelecek hedefini de merkezine almalıdır.2026 ve izleyen yıllarda, enerji politikalarında hem arz güvenliği hem de düşük karbon hedefleri arasındaki kritik denge kurulmalıdır.Enerji tüm yönleriyle ve tam anlamıyla kamucu politikaları gerektirmektedir...Türkiye’nin enerji ihtiyacının büyük bir kısmı hâlâ ithal kaynaklarla karşılanmaktadır.Enerji sektöründeki dışa bağımlılık, özellikle doğal gaz ve petrol ürünlerinde yüksek seviyelerde seyrediyor...

Bize milli bir enerji politikası yaklaşımı gerekmekte ve buna yaraşan ve yaklaşan her adım desteklenmeyi haketmektedir.

Gerçekten BOTAŞ'ın, 2026’dan itibaren yıllık yaklaşık 4 milyar metreküp LNG tedarik edecek 20 yıllık bir sözleşme imzalamış olması, enerji arz güvenliği açısından stratejik bir adım olsa da, bu yeterli değildir.Son yıllarda gelişen güzel tanımla "Mavi Vatan'ımıza" sahip çıkmak ve deniz yetki alanlarında doğalgaz potansiyelimizi azami değerlemek zorundayız.Elektrik üretimine gelince...

Türkiye’nin toplam kurulu gücü 2025 sonunda yaklaşık 122.500 MW’a ulaşmıştır.

Bu kapasitenin kaynaklara göre dağılımında 'yenilenebilir enerjinin' payı hızla yükseliyor, elektrik üretimi %26,4 hidrolik, %20,5 güneş, %12,1 rüzgâr, %1,4 jeotermal ve geri kalanı doğal gaz, kömür ve diğer kaynaklardan sağlanıyor...Türkiye bir barajlar ülkesi ve aynı zamanda güneşin de, rüzgarın da ülkesi: işte bu gerçeğe uygun temiz, yerli, yeni, yenilenebilir kaynaklarımızı daha çok devreye almalıyız.Bu bağlamda 2026 yılı, Türkiye için yenilenebilir enerji açısından rekor bir yıl olacak gibi görünüyor...

Yenilenebilir kaynaklar, elektrik kapasitesi artışında ağırlıklı pay almayı sürdürüyor; net kapasite artışlarının yaklaşık %99’u yenilenebilir kaynaklardan geliyor ve toplam kapasite 122 GW’a ulaşmış durumda.Enerji Bakanlığının hedeflerine göre 2026 sonunda yenilenebilir enerji payının %30’un üzerine çıkması bekleniyor...Bu, hem arz güvenliği hem de düşük karbon hedefleri açısından önemli bir artış.Türkiye, 2053’te net sıfır karbon hedefi doğrultusunda enerji dönüşümünü ivmelendirmiş durumda.Yenilenebilir enerji yatırımlarının toplam enerji sektör yatırımlarının %67’sine yaklaşması, temiz enerjiye verilen önemi açıkça gösteriyor.

Bu dönüşüm, "yalnızca dışa bağımlılığı azaltmakla kalmayacak; aynı zamanda sera gazı emisyonlarının düşürülmesine de doğrudan katkı sağlayacak" deniyor.Ve elbette uluslararası standartlarda karbon ayak izini azaltmak, küresel iklim hedeflerine uyum sağlamak açısından kritik önemde.Burada bir parantez açarak son "İklim Yasasına" sıcak bakmadığımı ifade etmeliyim; böylesine tarım üretimine varıncaya kadar 'lafzı' olan bir yasa olmadan da Türkiye, uluslararası standartlara uyum sağlayabilirdi.

Türkiye aynı zamanda, ormanlar, su ve göller ve akarsular ülkesi...Türkiye, zengin su havzalarına ve göl sistemlerine sahip bir ülke; bu kaynaklar hem hidroelektrik üretimi hem de içme suyu, tarım ve ekosistem dengesi için hayati önemde.

Bu kaynaklarımıza gözümüz gibi bakmalı ve korumalıyız.Yenilenebilir üretimde su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini daha da kritik bir olgu olsa gerekir.Ve elbette ormanlarımız, karbon yutakları olarak Türkiye’nin enerji hedeflerinde stratejik bir role sahiptir.

Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını azaltmak, arzda çeşitlilik sağlamak ve temiz enerji kaynaklarına yatırım yapmak, yazımın başında da ifade ettiğim gibi; sadece ekonomik bir hedef değildir; bir ulusal güvenlik sorunu ve stratejisidir...Türkiye’nin enerji stratejisi, maden sahalarında tevsii yani son teknolojiye tabi fiziksel ve güvenlik yatırımları ile konvansiyonel optimum üretim ve de yenilenebilir enerjiye yatırımla, uzun vadeli enerji bağımsızlığına ulaşmayı hedeflemelidir.

O arada güvenli ve modern nükleer enerji de devreye alınmalıdır. (Nükleer enerji ile nükleer silah çok ayrı dünyalardır)Gelecek kuşaklara daha güvenli, temiz ve sürdürülebilir bir enerji sistemi bırakmak için bugün yapılacak yatırımlar ve atılacak adımlar kritik önemdedir.Enerjimizin geleceğini biz belirleyeceğiz, bizim geleceğimizi de enerjimiz belirleyecek!Dr.

R.Bülend Kırmacır.b.kirmaci@gmail.comhttps://x.com/bulendkirmacihttps://www.facebook.com/r.bulendkirmacihttps://rbulendkirmaci.wordpress.com/

İlgili Sitenin Haberleri