Haber Detayı
Murat Ülker’den liderlik ve hayat dersi: Çılgınların yolculuğu
Murat Ülker, 'Çılgınların Yolculuğu' başlıklı yazısında liderlikte konfor alanının gelişimi engellediğini vurguladı. Ülker, cesaret, risk alma ve hesap verebilirliğin hem bireysel hem kurumsal başarı için belirleyici olduğunu belirtti
Yıldız Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ülker, pladis CFO’su Sridhar Ramamurthy ile yaptığı yazışmadan yola çıkarak liderlik, risk alma ve insan karakterine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.Ülker'in bloğunda yazışmayı anlattığı bölüm şöyle:"Pladis CFO’muz Sridhar Ramamurthy bana şu aşağıdaki özlü sözü göndermiş:Yani: Konfor mükemmelliğin düşmanıdır.
Bir fırtınanın ortasında sakin bir limanda öğrendiğinden daha fazlasını öğrenirsin.Şöyle de bir not eklemiş.Sevgili Murat Bey,Yelkene olan tutkunuzu bildiğim için aşağıdaki alıntının ilginizi çekeceğini düşündüm.
Benim açımdan liderler için bunun iki yönlü anlamı var, diyerek açıklıyor.1) Bir lider olarak ben bunu kişisel olarak ne kadar başarabiliyorum?
Yani cesaret, atılganlık, risk alma isteği, ama düşünülmüş risk, gelişigüzel değil ve ortaya çıkan sonuçların sorumluluğunu gerçekten üstleniyor muyum?2) Eğer buna cevabım büyük bir evet ise, o zaman ekibimde de aynı cesareti ve risk almak için gönüllü olmayı nasıl teşvik edebilirim?
Başarısız olduklarında onları destekleyeceğime dair güven verirken aynı zamanda hesap verebilirliği nasıl koruyabilirim?Eğer bir lider olarak ben doğru davranmıyorsam, ekibimden bunu beklemem inandırıcı olmaz.
Bence bu sorular, bugün tüm organizasyonlarda liderlerin karşı karşıya olduğu temel meseleleridir, diyerek noktalamış.Onun sorularına benim cevabım da şöyle oldu: Evet Sridhar, tamamen katılıyorum.
Ama şunu da unutmamak gerekir: yolculuk yaşanıp bittikten sonra önemli olan sonuçlardır."Yazısında Ramamurthy’nin “Konfor mükemmelliğin düşmanıdır” sözünü hatırlatan Ülker, liderlikte cesaretin ve hesap verebilirliğin önemine vurgu yaptı.
Ülker, liderlerin yalnızca risk almasının değil, aynı zamanda ekiplerine de bu cesareti güven ortamı içinde aşılaması gerektiğini belirtti.Bu düşüncelerini Peter Nichols’un A Voyage for Madmen kitabı üzerinden değerlendiren Ülker, 1968’de düzenlenen Golden Globe Race’in aslında insan ruhunun sınırlarını ortaya koyduğunu ifade etti.Yarışın kazananı Robin Knox-Johnston’ın “sıradan ama disiplinli” yaklaşımıyla başarıya ulaştığını belirten Ülker, buna karşılık Bernard Moitessier’in zaferi reddederek kendi yolunu seçmesinin farklı bir başarı tanımı sunduğunu vurguladı.
Ülker, Donald Crowhurst örneği üzerinden ise “gerçek performans yerine görüntü üretmenin” yıkıcı sonuçlarına dikkat çekti.Yazısında iş dünyasına da göndermeler yapan Ülker, hızlı büyümenin tek başına yeterli olmadığını, dayanıklılık ve sağlam yapı olmadan başarının sürdürülemeyeceğini ifade etti.Kendi hayatından örnekler de paylaşan Ülker, yelkencilik başta olmak üzere farklı hobilerin kendisine doğayla uyum, ekip çalışması ve liderliği dışarıdan gözlemleme becerisi kazandırdığını belirtti.Ülker yazısını, “Hepimiz kendi okyanusumuzda yol alıyoruz.
Önemli olan varıştan önce kendimizi kaybetmemek” sözleriyle tamamladı.Odatv.com