Haber Detayı

Hürmüz krizi
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
23/03/2026 04:00 (1 saat önce)

Hürmüz krizi

Hürmüz krizi

ABD’nin ve İsrail’in İran’a saldırmasının sonucunda, İran’daki yönetimin ABD’ye ve İsrail’e yanıt vermekle kalmayıp, İran’a saldırmayan ve topraklarındaki ABD üslerinden İran’a saldırı düzenlenmesine de izin vermeyen Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Umman ve Irak’a da saldırması, petrol ve doğalgaz tesislerini bombalaması, Hürmüz Boğazı’ndan geçen sivil ticari gemileri batırması ve tehdit etmesi, küresel çapta bir ekonomik ve siyasi krize dönüştü.

Bu krizin sonucunda petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artıştan dolayı, savaşla uzaktan yakından ilgisi olmayan dünya halkları da olumsuz etkilenmeye başladı, olan yine yoksul kesime, orta sınıfa ve orta üstü sınıfa oldu!

Bir yandan kendisini dünyanın ve Ortadoğu’nun polisi yerine koyan ABD’deki ve İsrail’deki emperyalist ve faşist yönetimler, bir yandan da kendisini “Tanrı’nın yeryüzündeki temsilcisi” yerine koyan İran’daki teokratik diktatörlük, dünyanın zaten dengesiz olan durumunu daha da dengesiz bir hale soktular.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faisal bin Farhan Al Saud ’un geçtiğimiz günlerde, Suudi Arabistan’ın ve Körfez ülkelerinin “çok önemli kapasitelerinin ve yeteneklerinin” olduğunu ve “sabırlarının sınırsız olmadığını” ifade etmesi, Suudi Arabistan’ın da devreye girmesiyle savaşın daha da yaygınlaşacağının ve yoğunlaşacağının göstergeleri arasında yer alabilir.

Suudi Arabistan’ın Riyad kentinde Türkiye, Azerbaycan, Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan, Pakistan, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarının bir araya gelmesi ve yayımladıkları bildiriyle İran’ı eleştirip uyarmaları, ancak ABD’nin ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kınamamış olmaları da kaygı vericidir. *** Hürmüz Boğazı girişiyle ve çıkışıyla daha geniş bir alan olarak değerlendirilecek olursa, boğaza kıyısı olan ülkeler İran, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’dir.

Boğazın girişinde ve çıkışında bu üç ülkenin karasularıyla birlikte uluslararası sular da vardır.

Ancak boğazın en dar ve çekirdeğini oluşturan alana kıyısı olan ülkeler İran ve Umman’dır.

Bu 24 mil genişliğindeki geçiş noktasında, her iki ülke de karasularını 12 mile çıkardığı için, uluslararası sular mevcut değildir.

İran yönetimi, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği korsanlık ve haydutluk yoluyla fiilen kapattığı için, Umman’ın karasularını işgal etmiş ve Umman’ın egemenlik haklarını ihlal etmiş konumdadır.

Hürmüz Boğazı ile ilgili krizde Umman kilit bir ülke konumuna gelmiştir.

Umman’ın Riyad kentindeki zirveye katılmamış olması, İran ile karşı karşıya gelmek istememesinin bir sonucudur.

Umman’ın bu krizde hangi cephede yer alacağı ve hangi ülkelerle işbirliği yapacağı en önemli konulardan birisidir.

Umman’ın askeri açıdan güçsüz bir ülke olması ve doğal kaynaklar açısından da Arabistan yarımadasındaki diğer ülkeler kadar zengin olmaması, Umman’daki yönetimi büyük bir ikileme sokmuştur. *** Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si ve petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’i Hürmüz Boğazı’ndaki tanker ve gemi geçişleri üzerinden gerçekleşmektedir.

Doğalgazı ve petrolü ihraç eden ülkelerin başında Irak, İran, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gelmektedir.

Buradan petrolü ve doğalgazı ithal eden ülkelerin başında da Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Singapur gelmektedir.

Dünyadaki ekonomik düzenin küreselleştiği ve ortak bir ağ gibi birbirine örülü olduğu dikkate alınacak olursa, Hürmüz Boğazı krizinin sadece bu ülkeleri değil, tüm dünyayı etkileyeceği açıktır.

ABD’deki, İsrail’deki ve İran’daki akıl sağlığını yitirmiş zalim yöneticiler yüzünden küresel bir ekonomik krizle karşı karşıyayız.

İlgili Sitenin Haberleri