Haber Detayı
MOSSAD'ın planı suya düştü! Trump'ın Kürtler çıkışına Hakan Fidan'dan ayar
İran savaşında ABD ile İsrail arasında ortaya çıkan görüş ayrılığı ABD basınına yansıdı. Savaş öncesi yapılan planlarda öngörülen "ayaklanma" beklentisi karşılık bulmadı. Ayrıca Donald Trump'ın çok konuşulan 'Kürt gruplar' çıkışı üzerine Türkiye'nin devreye girdiği aktarıldı. Hakan Fidan'ın Washington'a ilettiği öne sürülen uyarı dikkat çekti.
ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş bekledikleri gibi gidiyor mu?
Savaşta 3 haftadan uzun bir süre geride kalırken akıllardaki bu sorunun yanıtıyla ilgili çarpıcı detaylar ortaya çıktı.
ABD basını, savaş öncesi yapılan planlarda İran'daki rejimin düşmesi yönünde beklenti olduğu ancak bunun gerçekleşmediğini yazdı.
MOSSAD'IN PLANI TUTMADI ABD ile İsrail’in İran’a karşı savaş hazırlıkları sürerken, İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın sunduğu bir plan sürecin merkezine yerleşti.
Kurumun başkanı David Barnea, Başbakan Benjamin Netanyahu’ya, savaşın ilk günlerinde İran içinde kitlesel bir ayaklanma tetiklenebileceğini söyledi.
Barnea, yoğun hava saldırıları ve üst düzey İranlı isimlere yönelik suikastların ardından protestoların büyüyebileceğini, bunun da rejimin çöküşüne kadar gidebileceğini öngördü.
Aynı plan, Ocak ortasında Washington’da Donald Trump yönetimine de sunuldu.
Netanyahu planı benimsedi; Trump da benzer bir iyimserlik sergiledi.
Savaşın başında Trump, İran halkına önce saldırılardan korunmalarını, ardından ise “hükümeti ele geçirmelerini” söyledi.
Bu yaklaşım, askeri operasyonların içeride bir halk hareketini tetikleyeceği varsayımına dayanıyordu.
BEKLENEN SENARYO GERÇEKLEŞMEDİ Savaşın başlamasından üç hafta sonra ise bu beklenti gerçekleşmedi.
ABD ve İsrail istihbaratına göre İran’daki yönetim zayıflamış olsa da ayakta kalmayı sürdürdü.
Güvenlik güçlerinin yarattığı baskı ve korku ortamı, kitlesel protestoların önüne geçti.
New York Times'ın haberine göre; bu durum, savaş planlamasındaki temel hatalardan biri olarak değerlendiriliyor.
İran yönetimi içeriden çözülmek yerine çatışmayı tırmandırarak Körfez bölgesindeki askeri hedeflere, şehirler ve enerji altyapılarına karşı saldırılar düzenledi.
Savaş öncesinde hem ABD’li yetkililer hem de İsrail ordusunun askeri istihbarat birimi AMAN, böyle bir ayaklanma ihtimaline şüpheyle yaklaşıyordu.
Amerikan askeri yetkililer, bombardıman sürerken halkın sokaklara çıkmasının gerçekçi olmadığını Trump’a iletti.
İstihbarat raporlarında da geniş çaplı bir isyan olasılığının düşük olduğu vurgulandı.
WASHINGTON GERİ ADIM ATTI, TEL AVİV TEMKİNLİ İYİMSER Savaşın ilerleyen günlerinde ABD yönetimi de kamuoyuna yaptığı açıklamalarda ayaklanma ihtimalini daha az dile getirmeye başladı.
Trump, İran’daki güvenlik güçlerinin protestoculara sert müdahale ettiğini belirterek bunun büyük bir engel olduğunu kabul etti.
Netanyahu ise daha temkinli bir dil kullanmaya başladı.
Bir basın toplantısında, “Devrimler havadan yapılamaz” diyerek sahada bir “yer unsuru” gerektiğini söyledi.
İran halkının mevcut koşulları kullanarak sokaklara çıkıp çıkmayacağının ise henüz belirsiz olduğunu ifade etti.
Buna karşın, perde arkasında Netanyahu’nun Mossad’ın öngörülerinin gerçekleşmemesinden rahatsızlık duyduğu belirtiliyor.
Savaşın ilk günlerinde yapılan bir güvenlik toplantısında, operasyonların sonuç vermemesinden şikâyet ettiği ve Trump’ın çatışmayı erken sonlandırmasından endişe ettiği aktarıldı.
TRUMP'IN 'KÜRT GRUPLAR' ÇIKIŞI Planın dikkat çeken unsurlarından biri de Irak’ın kuzeyinde bulunan Kürt grupların İran’a yönlendirilmesi seçeneğiydi.
Mossad’ın bu gruplarla uzun süredir bağlantıları bulunduğu, CIA’nın da geçmişte destek sağladığı ifade edildi.
Savaşın ilk günlerinde İsrail’in İran’ın kuzeybatısına yönelik yoğun saldırılarının, bu tür bir senaryoya zemin hazırlamayı amaçladığı değerlendirildi.
Ancak ABD tarafı bu fikre sıcak bakmadı.
Trump, Kürt güçlerin İran’a girmesini istemediğini açıkça dile getirdi.