Haber Detayı

TMMOB Gemi Mühendisleri Odası’nda şeffaf ve ölçülebilir yönetişim modeli önerildi
şehirler ekonomim.com
23/03/2026 14:58 (6 saat önce)

TMMOB Gemi Mühendisleri Odası’nda şeffaf ve ölçülebilir yönetişim modeli önerildi

1954’ten bu yana faaliyet gösteren TMMOB Gemi Mühendisleri Odası seçim sürecinde öne çıkan Katılım Grubu, klasik temsil anlayışının ötesine geçerek şeffaflık, liyakat ve ölçülebilirlik esaslı yeni bir yönetişim modeli önerdi.

Sabiha Toprak/Kocaeli TMMOB Gemi Mühendisleri Odası, 1954’te İstanbul’da kurulan ve gemi mühendisliği alanında Türkiye’nin ilk meslek odası olma özelliğini taşıyan köklü bir kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürüyor.

Gemi inşa, gemi makinaları ve deniz teknolojileri alanlarında görev yapan mühendisleri bünyesinde toplayan oda; mesleğin gelişimini sağlamak, üyelerinin hak ve yetkilerini korumak ve ülke sanayisine katkı sunmak amacıyla teknik düzenlemelerden eğitim faaliyetlerine, ulusal ve uluslararası iş birliklerinden denizlerde can ve mal güvenliğine kadar geniş bir alanda çalışmalar yürütüyor.

TMMOB Gemi Mühendisleri Odası seçim sürecinde öne çıkan Katılım Grubu, klasik temsil anlayışının ötesine geçen, veriye dayalı ve ölçülebilir bir yönetişim modeli önerisiyle dikkat çekiyor.

Gemi Mühendisi ve Hidropar Hareket Kontrol Teknolojileri Merkezi (HKTM) İcra Kulu Başkanı İlham Çelebi, “Niyet var ama bunu hayata geçirecek mekanizmalar yok.

Şeffaflık, liyakat ve katılım gibi kavramlar herkes tarafından kabul görüyor ancak uygulanabilir sistemlere dönüşmediği için somut sonuç üretmiyor.

Bizim amacımız bu boşluğu ortadan kaldırmak” dedi.

Katılım Grubu’nun ortaya koyduğu modelin kurumsal yönetim ilkeleriyle uyumlu bir çerçevede hazırlandığını belirten Çelebi, “Şeffaflık ve düzenli raporlama ile faaliyetlerin görünür hale gelmesini, katılımcı yönetişim anlayışıyla üyelerin karar süreçlerine doğrudan dahil edilmesini hedefliyoruz.

Liyakat ve etik yönetim için açık kriterler belirlenmesi, çıkar çatışmalarının kontrol altına alınması ve genç mühendislerin sisteme entegrasyonunu sağlayacak insan kaynağı politikaları bu modelin temelini oluşturuyor.

Aynı zamanda mesleki hakların korunması ve sürdürülebilir bir çalışma ortamının oluşturulması da önceliklerimiz arasında yer alıyor” diye konuştu.

Önerilen yapının merkezinde ölçülebilirlik olduğunu dile getiren Çelebi, “Ölçülmeyen hiçbir şey yönetilemez.

Bu nedenle her faaliyetin çıktısı somut verilerle ortaya konulacak.

Kaç üyeye ulaşıldı, ne tür değişimler sağlandı ve ne kadar etki oluşturulduğu düzenli olarak paylaşılacak.

Bu yaklaşımın meslek örgütlerinde yeni bir standart oluşturacağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Genç mühendislerin sektöre entegrasyonunun modelin en kritik ayaklarından biri olduğuna dikkat çeken Çelebi, “Stajdan istihdama geçiş süreçleri, mentorluk mekanizmaları ve teknik yetkinlik gelişimi sistematik hale getirilmeden sektörün sürdürülebilirliği mümkün değil.

Bu konu sadece oda içi bir mesele değil, doğrudan sektörün geleceğini ilgilendiriyor” şeklinde konuştu.

Katılım Grubu’nun yaklaşımının yalnızca oda seçimlerine yönelik bir program olmadığını da vurgulayan Çelebi, “Bu bir seçim programı değil, bütüncül bir yönetişim modeli.

Doğru şekilde uygulanırsa sadece odamızda değil, diğer meslek örgütlerinde de örnek alınabilecek bir dönüşüm yaratabilir” dedi.

İlgili Sitenin Haberleri