Haber Detayı
ABD’nin İran hamlesinin perde arkası: Çin bu işin neresinde
Aydınlık gazetesi yazarı Hakan Topkurulu, ABD’nin İran’a yönelik saldırısının ardında ekonomik kriz, artan borç baskısı ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin enerji hatlarını kontrol etme hedefinin bulunduğunu savundu. Topkurulu'na göre Hürmüz Boğazı, küresel güç mücadelesinin kilit noktası haline geldi.
Aydınlık gazetesi yazarı Hakan Topkurulu, ABD’nin İran’a yönelik saldırısının arkasındaki nedenleri ve küresel dengelere etkilerini değerlendirdi.
Topkurulu, Washington’un askeri hamlesinin yalnızca bölgesel değil, ekonomik ve jeopolitik zorunluluklardan kaynaklandığını savundu.Yazıda, ABD’nin resmi gerekçeleri arasında İran’ın nükleer programı, İsrail’in güvenliği ve bölgedeki güç dengesi öne çıkarken; asıl motivasyonun küresel rekabet olduğu ileri sürüldü.
Topkurulu’na göre, ABD’nin temel hedeflerinden biri, Çin Halk Cumhuriyeti’nin enerji tedarik hatlarını kontrol altına almak.
Bu kapsamda özellikle Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemi vurgulandı.Topkurulu yazısında, Donald Trump’ın seçim sürecinde daha çok ekonomik ve iç politikaya odaklı vaatlerle öne çıktığını, askeri müdahaleleri geri planda tuttuğu hatırlattı.
Ancak iktidar sonrası süreçte ABD ekonomisindeki kırılganlıkların, özellikle artan kamu borcu ve bütçe dengesi sorunlarının, yönetimi farklı arayışlara ittiği ifade etti.Yazının ilgili bölümünde verilen istatistikler şöyle:Aşağıda tablo 3’te ABD kamu borcu ve kamu borcunun GSYH’ye oranının değişimi rakamlarla görülmektedir.Tablo 4’ten de görüleceği gibi ABD’de, 2022 yılından bu yana azaltılmaya çalışılan piyasalardaki para miktarı, 2026 yılı başından bu yana tekrar tersine dönerek artmaya başlamıştır.ABD’ye artık sadece piyasalardan borçlanma ile aldığı para yetmemektedir.
Henüz bilinmemekle birlikte belki borçlanmada dışarıya sızdırılmayan, borçlanma zorlukları başlamış olabilir.
ABD borç yanında ayrıca para bulabilmek için para basmaya başlamıştır.ABD’DE STRATEJİ DEĞİŞİKLİĞİTopkurulu, ABD’nin 2025’in ilk yarısında kamu borcunu sınırlı da olsa düşürmesine rağmen yılın ilerleyen dönemlerinde yeniden yükseliş yaşandığını belirtti.
Bu gelişmenin ardından Washington’un ekonomik araçların yanı sıra daha sert güç unsurlarına yöneldiğini savundu.Topkurulu'nun yazısında dikkat çeken bir diğer başlık ise ABD’nin Latin Amerika’daki hamleleri oldu.
Venezuela üzerindeki baskının artırıldığını belirten Topkurulu, Venezuela'nın enerji kaynaklarının kontrol altına alınmasının, daha geniş bir stratejinin parçası olduğunu söyledi.İran’ın hedef alınmasının temelinde ise, Tahran’ın hem enerji rezervleri hem de Çin ile yaptığı uzun vadeli anlaşmaların bulunduğu ifade eden Topkurulu’na göre, İran’ın kontrol altına alınması, Çin’in enerji güvenliği açısından ciddi bir kırılma yaratabilir.Topkurulu, ABD’nin bu stratejiyle "İran’ı sistem içine çekmek ve Çin’i enerji üzerinden baskı altına almak" şeklinde özetlenebilecek iki hedefi aynı anda gerçekleştirmeye çalıştığını belirtti.ABD’nin mevcut politikalarının risklerine dikkat çeken Topkurulu, askeri seçeneklerin devreye girmesinin küresel ölçekte daha büyük çatışmalara yol açabileceğini ve Washington’un hedeflerine ulaşmasının giderek zorlaştığını savundu.Odatv.com