Haber Detayı
Orta Doğuda gerilim büyüyor: Türkiye yeni güvenlik dönemine nasıl hazırlanacak?
ABD, İsrail ve İran hattında yükselen gerilim, küresel güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen yeni bir sürecin kapısını aralıyor. Böyle bir tabloda Türkiye, sadece bölgesel bir aktör değil, krizleri yönetebilen, sahada ve masada etkili bir güç olarak öne çıkıyor. Peki bölgede gerilim devam ederken Türkiye nasıl bir adım atmalı? Nükleer silah mı üretilmeli? Füze stoğu mu yapılmalı? İşte detaylar
Savunma sanayisinde son yıllarda atılan adımlar, artan yerli ve milli kapasite ve stratejik hamleler Tüm bunlar Türkiyenin caydırıcılığını her geçen gün daha da yukarı taşıyor.
Ancak yeni dönemin soruları da net: Türkiye mevcut gücünü hangi alanlarda daha da tahkim etmeli?
Füze kapasitesi ve hava savunma sistemleri yeni güvenlik denkleminde nasıl bir rol oynayacak?
Ve küresel ölçekte yeniden tartışılan nükleer denge meselesi Türkiye bu tartışmaların neresinde durmalı?
Terör ve Güvenlik Uzmanı İbrahim Keleş değerlendirdi;TÜRKİYE HANGİ SİLAHLARA SAHİP OLMALI?''Hem savunmanızın çok iyi olması lazım hem de taarruz kabiliyetinizin çok iyi olması lazım.
İranda şu anda hava savunma sistemi yoktur.
İsrail ve Amerika çok rahatlıkla diyor ki: Biz Tahran'ın hava sahasına hâkimiz.
Havaya hâkim olamadığınız zaman sizin sadece askeri karargâhlarınız, hedefleriniz değil; ekonomik bütün tesisleriniz tehdit altına girmiş oluyor.
İran ne diyor?
Benim enerji sahalarıma saldırı yapmayın.
Buna karşılık vereceğim.Bir ülkenin enerjisini kestiğiniz zaman hele günümüzde her şey elektrikle dönüyorken elimizdeki cep telefonlarından tutun attığımız adımların neredeyse tamamı elektrikle sürdürülüyor.
Hayatımızın her alanında var.
O yüzden taarruz kapasitemiz, füze sistemlerimiz çok iyi olmalı.
Menzilleri de iyi olmalı.Hızlarının hipersonik seviyede olması gerekir.
Ama nükleer gücünüzün de olması lazım.
Bizim caydırıcı olmanız için nükleer kapasiteye sahip olmanız lazım.
Bir kere İsrail'in elinde var mı?
Var.'TÜRKİYE'NİN NÜKLEER BAŞLIKLARA SAHİP OLMASI ŞARTTIR'İsrail'in elinde 90 ile 300'e yakın nükleer başlık var.
İsrail'in elinde varsa bunun İran'ın elinde de olması lazım.
Türkiye'nin elinde de olması lazım.
Mısır'ın elinde de olması lazım.
Neden özellikle İsrail üzerinde duruyorum?
Çünkü İsrail neyi yapmaz? sorusunun cevabını arıyorum.
İnsan mı öldürmez?
Toplu katliam mı yapmaz?
Soykırım mı yapmaz?
Neyi yapmaz İsrail?
Her şeyi yapar.Böyle sınırınıza yakın bir devlet varken, eğer onda nükleer başlık varsa ve sizde yoksa, siz 1-0 geridesiniz demektir.
O yüzden Türkiye'nin de nükleer başlıklara sahip olması şarttır.
Gerekli değil, şart.Devletlerin kendi projeleriyle, kendi düşünceleriyle, yöneticilerin vereceği kararla olur.
Nükleer başlık yapmak öyle kolay değil.
Bir de uluslararası alanda da sıkıntılı bir durum.
İran'ın başına geldi.
İran nükleer çalışmalar, uranyum zenginleştirme yaptı.'BİZDEN DAHA GÜÇLÜ BİR DEVLET OLMAYACAK'İsrailde ise Meir doktrini var.
Şöyle bir anlayış var: Bizim bulunduğumuz bölgede bizden daha güçlü bir yapı, bir devlet olmayacak.
Askerî üstünlük sağlayan en üstünü biz olacağız.
İran'daki nükleer geliştirme çalışmalarında esas hedef, İsrail'le eşit olmamasıdır.Mesela bizim F-35 programından çıkarılmamızın sebebi S-400 almamıza bağlanılıyor ama esas gerçek arka planda başkadır.
İsrail'in elinde F-35 uçakları var; savaş uçakları 5. nesil.
Türkiye'ye satılmasına en büyük engel İsrail'in bizzat kendisidir.
Amerika bir ara Suudi Arabistan'a satmaya niyetlendi.İsrail şerh koydu, itiraz etti ve Amerika'nın Suudi Arabistan'a vereceği uçaklarda İsrail'dekilere göre daha alt versiyonları vermeye niyetlendiler.
Eşit seviyedekini vermiyorlar.
Yani bu da bize şunu gösteriyor:İsrail gibi bir komşunuz varsa ve bölgede böyle saldırgan, her yeri kendisine ait gibi gören bir devlet ve anlayış varsa, sizin buna karşı koyacak altyapınızın olması şarttır.
İLGİLİ HABER DÜNYA Dikkat çeken iddia: Washington'un İran'da 'potansiyel lider' olarak gördüğü isim belli oldu!