Haber Detayı
3'ü çocuk 7 işçi ölmüştü | Dilovası Katliamı davası başladı
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 3'ü çocuk, 3'ü kadın 7 işçinin öldüğü Ravive Kozmetik'teki yangınla ilgili davaya başlandı. Yakınlarını kaybeden adaletin sağlanmasını istedi
Artı Gerçek- Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde ruhsatsız ve denetimsiz şekilde faaliyet yürüttüğü belirlenen Ravive Kozmetik firmasına ait işyerinde 8 Kasım 2025'te çıkan yangında 3'ü çocuk, 3'ü kadın 7 işçinin ölümüyle ilgili davaya başlandı.
İstanbul Emek ve Demokrasi Güçleri, duruşmanın görüleceği Kandıra Ceza İnfaz Kurumu önünde yaşamını yitirenlerin aileleriyle birlikte açıklama yaptı.
Açıklamada, "Herkes gördü kimse dokunmadı, denetimsizlik ihmal, ölüm katliam" pankartı açıldı.
Açıklamada, sık sık "İş kazası değil, bu bir katliam", "Yandaş TRT bu haberi yayınla", "Kaza değil, cinayet", "Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek" sloganları atıldı. 'İŞ GÜVENLİĞİ YOK, ÇALIŞANLAR SİGORTASIZ' Açıklamada konuşan avukatlardan Mürsel Ünder yangının yaşandığı binada temel güvenlik önlemlerinin bulunmadığını belirterek, binada yangın merdiveni, acil çıkış, alarm ve otomatik söndürme sistemi olmadığını söyledi.
İşyerinin iskân belgesi ve itfaiye uygunluk onayı olmadan faaliyet yürüttüğünü dile getiren Mürsel Ünder, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını, çalışanların büyük bölümünün güvencesiz çalıştığını ve çocuk işçi çalıştırıldığını belirtti.
Mürsel Ünder, dosyada kamu görevlilerine yönelik de etkin bir soruşturma yürütülmediğinin ifade etti.
HENDEK DAVASI AİLELERİ: BU CİNAYET DÜZENİNE DAHA KAÇ KİŞİ LAZIM?
Dilovası katliamında hayatını kaybedenlerin ailelerine destek veren, Sakarya'nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasından hayatını kaybeden işçilerden Halis Yılmaz'ın kardeşi Merve Nur Yılmaz da "Biz bugün Gayrettepe ve Hendek aileleri olarak Dilovası'nda kaçak depoda katledilen 7 işçinin adaleti için buradayız.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki birimizin adaleti, hepimiz için adalettir.
Birimiz için adalet yoksa hiçbirimiz için adalet yok demektir.
Hendek davasının karar duruşmasında herkesin serbest bırakılmasından sonra haykırmıştık: Bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım diye.
Yine söylüyorum; bu cinayet düzenine daha kaç kişi lazım?
Biz, son bir kişi kalana kadar bu cinayet düzenine bir kişi daha kurban verilmemesi için; emek için, adalet için, işçi sınıfı için, insan hayatı ve onuru için sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı. 'İNSANLAR YAŞAMAK İÇİN ÇALIŞIYOR ÖLÜNCE SUÇLU OLUYOR' Yangında hayatını kaybeden Şengül Yılmaz'ın kardeşi Emine Bulut, davanın Gebze'den Kandıra'ya alınmasını eleştirdi.
Emine Bulut, "Bizi neden süründürüyorlar?
Gebze'de, Kocaeli'nde yer yok muydu?
Öldürenler haklı, ölenler haksız mı oluyor?
Böyle adalet olacaksa olmaz olsun.
Yapanlar zengin olduğu için mi korunuyorlar?
İnsanlar yaşamak için çalışıyorlar ve ölünce suçlu oluyorlar.
Yapanlar suçlu oluyorlar mı?
En ağır cezaları almalarını istiyorum, kurumlar da kişiler de.
Ben adalete güvenmek istiyorum" diye konuştu. 'İHMALE GÖZ YUMAN KAMU GÖREVLİLERİ DE YARGILANMALI' Soruşturma sürecinin eksik yürütüldüğünü kaydeden ailelerin avukatlarından Sevgi Evren, yalnızca şirket sahipleri ve iş güvenliği uzmanlarının yargılanmasının yeterli olmadığını vurgulandı.
Sevgi Evren "Ravive/Lykke Kozmetik ile ticari ilişkisi bulunan kişi ve şirketlerin rolü açığa çıkarılmalıdır.
Bu üretim sürecinden kazanç sağlayan herkesin sorumluluğu araştırılmalıdır.
Kaçak olduğu bilinen yapı hakkında verilen yıkım kararının uygulanmaması ve gerekli denetimlerin yapılmaması ciddi bir ihmal sorunudur.
Bu ihmallerin sorumluları neden hâlâ yargı önüne çıkarılmamaktadır?
Kaçak olduğu belirtilen yapıya ilişkin yıkım kararının uygulanmadı, şikâyetlere rağmen gerekli denetimlerin yapılmadı.
İlgili kamu görevlileri de yargı önüne çıkarılmalıdır" dedi. 'BELEDİYEDEN BAKANLIĞA TÜM SORUMLULAR YARGILANMALI' Olayın ardından binanın yıkılmasının deliller açısından soru işaretleri yarattığına işaret eden Sevgi Evren sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Duruşmanın adliye yerine cezaevi kampüsünde yapılmasının da kamuoyundan uzaklaştırma anlamı taşıdığını belirten Sevgi Evren "Olayın ardından binanın yıkılması deliller açısından soru işaretleri doğurmuştur.
Duruşmanın cezaevi kampüsünde yapılması ise yargılamanın kamuoyundan uzaklaştırıldığına dair kaygı yaratmaktadır.
Tehlikeli koşullarda faaliyet gösteren bu tesisin varlığına göz yuman herkesin sorumluluğu araştırılmalıdır.
Belediyeden denetim birimlerine, bakanlık yetkililerinden şirket ortaklarına kadar tüm sorumlular yargılanmalıdır.
Yakınlarını kaybeden aileler olarak adalet talep ediyoruz.
Adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu. (HABER MERKEZİ)