Haber Detayı

İstanbul'un sel haritası çıktı: İşte en riskli ilçeler...
Gündem dunya.com
24/03/2026 14:35 (9 saat önce)

İstanbul'un sel haritası çıktı: İşte en riskli ilçeler...

İTÜ’nün yapay zeka destekli çalışması, İstanbul’da sel riskinin düşünüldüğünden daha yüksek olduğunu gösterdi. Yoğun nüfus ve betonlaşmanın etkisiyle riskin belirli bölgelerde kritik seviyeye ulaştığı tespit edildi. İşte sel riskinin yüksek olduğu İstanbul'daki o ilçeler...

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Afet Yönetimi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç.

Dr.

Ömer Ekmekcioğlu, yapay zeka destekli çalışma kapsamında İstanbul’daki ilçelerin sel riskinin analiz edildiğini ve en yüksek riskin Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ile Beyoğlu’nda görüldüğünü açıkladı.

İklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda daha sık ve şiddetli hale gelen sel olayları, yoğun yapılaşma ve altyapı yetersizlikleriyle birleşince kent genelinde ciddi tehdit oluşturuyor.

Özellikle betonlaşma ve drenaj sorunları, yağışların taşkına dönüşmesini kolaylaştırıyor.

Yapay zeka ile sel risk haritası çıkarıldıİTÜ ile Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) iş birliğinde yürütülen “İstanbul'un ilçe bazlı sel risk haritalandırması” çalışmasında, Türkiye’de ilk kez yapay zeka temelli bir karar destek sistemi kullanıldı.

Araştırmada tehlike, maruziyet ve kırılganlık gibi unsurlar birlikte değerlendirilerek ilçe bazlı risk dağılımı ortaya kondu.

Elde edilen sonuçlara göre sel riskinin en yüksek olduğu ilçeler Fatih, Gaziosmanpaşa, Bağcılar, Güngören ve Beyoğlu olurken; en düşük riskin Adalar, Şile, Silivri, Sarıyer ve Çekmeköy’de olduğu belirlendi.

Çok sayıda gösterge analiz edildiÇalışmanın yürütücüsü Ekmekcioğlu, İstanbul’un yüksek nüfus yoğunluğu ve hızlı kentleşme baskısı nedeniyle seçildiğini belirterek, riski artıran unsurların yanı sıra uyum kapasitesi gibi azaltıcı faktörlerin de dikkate alındığını ifade etti.

Ekmekcioğlu, "Tehlike bağlamında yaklaşık 15 farklı göstergeyi, risk bağlamında ise hem kırılganlık hem de maruziyet olarak toplamda yaklaşık 20 göstergeyi ilçe bazlı olarak belirledik.

Her bir göstergeye ilişkin verileri toplayarak analiz ettik ve İstanbul genelinde sel riskinin mekansal dağılımını ortaya koyduk" dedi.

Avrupa Yakası’nda risk daha yüksekAraştırmaya göre Avrupa Yakası’nda sel riski genel olarak daha fazla.

Silivri, Çatalca ve Sarıyer’in bazı kesimleri ile Anadolu Yakası’nda Şile’de riskin görece düşük olduğu ifade edildi.

Riskin temel belirleyicisinin nüfus ve yapılaşma olduğuna dikkat çeken Ekmekcioğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:"İstanbul'un özellikle merkez kuşağına baktığımızda yani nüfus yoğunluğunun fazla olduğu Esenler, Güngören, Bağcılar gibi bölgelere baktığımızda buralarda sel riskinin fazla olduğunu gözlemleyebiliyoruz.

Bizi aynı zamanda bu noktada geçmişte meydana gelmiş kronik sel baskınları doğruluyor.

Yine keza Fatih'i de buna örnek verebiliriz.

Avrupa Yakası'nda bu ilçelerden bahsedebiliriz.

Anadolu Yakası'na geldiğimizde de Üsküdar, Ümraniye, Ataşehir, Kadıköy gibi ilçelerde sel riskinin Anadolu Yakası içerisinde yüksek olduğunu ifade edebiliriz.

Ancak Avrupa Yakası'ndaki ilçelerle kıyaslandığında burada sel riskinin biraz daha düşük olduğunu gözlemliyoruz." Nüfus yoğunluğu riski artırıyorEkmekcioğlu, yüksek riskli bölgelerin İstanbul nüfusunun önemli bir bölümünü barındırdığını belirterek, yapılan analizlerde kentin yüzey alanının yaklaşık yüzde 10’unun yüksek, yüzde 10’unun orta, yüzde 80’inin ise düşük ve çok düşük tehlike kategorisinde yer aldığını aktardı.

Ancak yüksek riskli yüzde 10’luk alanın ciddi nüfus yoğunluğuna sahip olması nedeniyle riskin büyüdüğünü vurguladı.

Yapay zeka ile modelleme yapıldıKentte doğal alanların azalması ve geçirimsiz yüzeylerin artmasının yağmur sularının hızla akarak taşkınlara yol açtığını belirten Ekmekcioğlu, bunun temel nedeninin şehirleşme olduğunu söyledi.Tehlike analizinde yapay zekadan yararlanılmasının çalışmanın en önemli yeniliği olduğunu ifade eden Ekmekcioğlu, "Dolayısıyla geçmiş, meydana gelmiş sel olaylarından öğrenen ve o olayları tetikleyici unsurları da bünyesinde barındıran tüm öğrenme sürecinde ve geçmiş sel olayları ile çevresel faktörler arasındaki ilişkileri öğrenerek gelecekte sel oluşma potansiyeli bulunan alanları da tahmin edebilen bir yapay zeka algoritması ve bu algoritmayla tehlike modellemesini gerçekleştirdik.

Bu tehlike modellemesi ve algoritma da tüm risk değerlendirme sürecini beslemiş oldu." dedi.

Ekmekcioğlu, topografya, eğim, drenaj ağı ile hidrolojik ve meteorolojik verilerin geçmiş sel olaylarıyla birlikte değerlendirildiğini, bu sayede yapay zeka modelinin yüzde 90-95 doğruluk oranına ulaştığını aktardı.

Sel riskine karşı çözüm önerileriSel riskini azaltmaya yönelik önerilerde de bulunan Ekmekcioğlu, "İstanbul gibi yoğun kentleşmiş bir şehirde biz aslında doğa temelli çözümleri, yağmur suyu hasadı, yağmur bahçeleri, geçirimli zeminler gibi doğadan esinlenen çözümleri öneriyoruz.

Bu noktada özellikle çatılarda yağmur suyunun biriktirilmesi, hem yağmur suyunun geri kazanımı bağlamında farklı bir kullanım alternatifi olarak değerlendirilmesini hem de özellikle çok hızlı şekilde yağmur suyunu akışa geçiren çatılarda yağmur suyunun tutulması ve yağışın akışa dönüşmesinin geciktirilmesi, İstanbul'da sel tehlikesiyle baş etme noktasında hayata geçilecek önemli unsurlar olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri