Haber Detayı
23 günlük gemi trafiği, savaş öncesi 1 günün gerisinde kaldı
Hürmüz Boğazı'ndaki blokaj, küresel enerji trafiğini felç ederek Avrupa ekonomilerini tarihinin en derin enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı. Mart ayının ilk 23 gününde boğazdan sadece 144 gemi geçebilirken, bu rakamın savaş öncesinde tek bir günde ulaşılan seviyeye denk gelmesi arz güvenliği alarmı verilmesine neden oldu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve karşılıklı misillemelerle derinleşen kriz, kıta ekonomilerini sarsmaya başladı.
Orta Doğu’daki çatışmaların etkisiyle enerji arzında yaşanan daralma, Avrupa genelinde bazı ülkelerde akaryakıt fiyatlarının 2 euro eşiğini aşmasına neden oldu.
Bu durum, sanayi üretiminden taşımacılığa kadar tüm sektörlerde maliyet baskısını artırırken, hükümetler vergi indirimleri ve doğrudan destekleri içeren mali paketlerle ekonomik dengeyi sağlamaya çalışıyor.
Enerji fiyatlarındaki sert yükselişin merkezinde Orta Doğu’daki jeopolitik kriz yer alırken, şubat sonunda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı hava saldırılarının ardından Brent petrolün varil fiyatının 119 dolara kadar yükselmesi enerji arz güvenliğini Avrupa’nın bir numaralı gündem maddesi haline getirdi.
Dünyanın en büyük LNG ihracatçılarından Katar’daki tesislere yönelik saldırılar piyasalardaki arz endişelerini artırdı.
Akaryakıtta 2 euro eşiği aşıldı Enerji arzındaki daralma pompa fiyatlarına doğrudan yansırken, İran ile yaşanan gerilimin ekonomik faturası Avrupa’da tüketicilerin cebini etkiliyor.
Almanya başta olmak üzere bazı ülkelerde litre fiyatının 2 euro seviyesinin üzerine çıkması toplumsal huzursuzluğu artırırken, enerji yoğun sektörler gaz arzı sıkıntısı kaynaklı elektrik maliyetlerindeki artış baskısı altında varlık mücadelesi veriyor.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ise enerji faturalarını düşürmek amacıyla “Vatandaş Enerji Paketi” kapsamında yeni teşvikler ve fiyat izleme mekanizmaları üzerinde çalışıyor.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, son liderler zirvesinde yaptığı değerlendirmede, “Savaşın Avrupa üzerindeki en doğrudan etkisi enerji sektöründe hissediliyor” diyerek üye ülkelere devlet yardımları, vergi indirimleri ve şebeke maliyetlerinin sübvanse edilmesi yönünde acil eylem çağrısında bulundu.
Von der Leyen, AB’de enerji fiyatlarına yönelik alınacak önlemlerin geçici, hedefli ve duruma özel olmasının büyük önem taşıdığını belirterek, “Mümkün olan yerlerde acil destek sağlayacağız, gerekli olan yerlerde yapısal değişiklikler yapacağız ve elektrik fiyatlarını belirleyen dört temel unsur üzerinde harekete geçeceğiz” ifadelerini kullandı.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da Orta Doğu’daki kriz nedeniyle fosil yakıt fiyatlarında yaşanan artışa çözüm bulunması gerektiğini belirterek, “Vatandaşlarımızı ve şirketlerimizi korumak için acil önlemler almamız gerekiyor.
Bu doğrultuda, AB Komisyonu bir yandan üye ülkelerin özel durumlarını ve enerji yoğun sektörlerin maruz kaldığı riskleri dikkate alan, hedefli ve geçici önlemler sunacak” ifadelerini kullandı.
Kıta genelinde olağanüstü enerji önlemleri alındı Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), tarihin en derin enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya kalındığı uyarısında bulunarak, petrol tüketimini düşürmek amacıyla "uzaktan çalışma" ve "hız sınırı" gibi radikal tasarruf önlemlerinin hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.
Kıta genelinde enerji arz güvenliğini sağlamak adına hükümetler peş peşe kritik kararlar alırken Almanya süreci piyasa denetimi ve şeffaflık üzerinden yönetiyor.
Berlin yönetimi, “akaryakıt önlem paketi” ile piyasa şeffaflığına odaklandı.
İstasyonların fiyatlarını günde sadece bir kez (saat 12.00’de) değiştirmesine izin verilerek sürücülerin takibini kolaylaştırma kararı aldı.
Kartel denetimleri sıkılaştırılırken, antitröst makamlarına piyasa rekabetini korumak adına şirketleri bölme dahil geniş yetkiler tanındı.
İtalya’da ise hükümet akaryakıtta litre başına 25 sentlik vergi indirimi sağlayan kararnameyi yürürlüğe koydu.
Başbakan Giorgia Meloni, pompa fiyatlarını ham petrol varil fiyatlarına endeksleyen bir mekanizma kurarken, “Bay Fiyat” (Mr.
Prezzi) lakaplı mali polis birimi spekülasyonlara karşı anlık denetim başlattı.
Fransa borç yükü altında hassas denge kurmaya çalışıyor Kamu borcu GSYH’nin yüzde 117’sine ulaşan Fransa’da hükümetin manevra alanının dar olması dikkati çekiyor. 2018’deki akaryakıt zamlarına tepki olarak Sarı Yelekliler hareketinde zor günler geçiren Emmanuel Macron, genel vergi indirimi yerine ulaşım ve balıkçılık gibi kritik sektörlere “vaka bazlı” doğrudan yardımlara odaklanıyor.
İngiltere’de enerji sektörü denetim kurumu Ofgem’in temmuz ayında yıllık tavan fiyat sınırını 1.641 sterlinden 2.150 sterline çıkarmasının beklendiği ifade ediliyor.
Maliye Bakanı Rachel Reeves, en kırılgan haneler için KDV ve çevre vergilerinde kesintiyi içeren “hedefli yardım” modelleri üzerinde çalışıyor.
İspanya’dan 5 milyar euroluk enerji kalkanı Avrupa genelinde yükselen enerji tansiyonuna karşı en kapsamlı hamlelerden biri de Madrid yönetiminden geldi.
İspanya’daki sol koalisyon hükümeti, savaşın ekonomik etkilerini hafifletmek amacıyla 5 milyar euroluk destek paketi üzerinde uzlaştı.
Paketin en kritik maddesi; benzin, dizel, doğal gaz ve elektrik üzerindeki Katma Değer Vergisi’nin (KDV) yüzde 21’den 10’a düşürülmesi oldu.
Başbakan Pedro Sanchez, nakliye şirketleri, çiftçiler ve balıkçılar için yakıt fiyatlarında litre başına 20 sentlik doğrudan sübvansiyon uygulanacağını duyurdu.
Toplam 80 ayrı önlemi içeren paket, sadece enerjiyle sınırlı kalmayıp kira düzenlemelerini de kapsıyor.
Düşük gelirli ailelerin süresi dolan kira sözleşmelerinin uzatılması öngörülürken, enerji faturalarını ödeyemeyen hanelerin elektrik ve gazının kesilmesine karşı koruma sağlanması planlanıyor.
İspanya’da akaryakıt fiyatları (benzin 1,71 euro, dizel 1,84 euro) Almanya gibi ülkelere göre daha düşük seyretse de hükümet, vergi indirimi kararının yürürlüğe girmesini bekliyor.
Doğu ve Güneydoğu Avrupa ülkeleri de fiyat artışlarını dizginlemek için doğrudan yöntemleri tercih ediyor.
Macaristan Başbakanı Viktor Orban, benzinin litresini 595 forint (1,77 dolar), motorini ise 615 forintte (1,83 dolar) sabitlediklerini açıkladı.
Hırvatistan, Arnavutluk ve Kosova’da ise perakende fiyatlara sınırlama getirilirken petrol şirketlerinin kar marjları denetim altına alındı.
Yunanistan’da hükümet, akaryakıt ve temel gıda ürünlerinde kar marjlarını üç ay boyunca sınırlandırma kararı aldı. 23 günde yalnız 144 gemi geçti Küresel ticaretin kritik noktası Hürmüz Boğazı'ndan 1-23 Mart'ta sadece 144 gemi geçerken, bu rakam savaş öncesinde tek bir günde ulaşılan seviyeye denk geliyor.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan tarihsel ortalamada günde 138 gemi geçiş yapıyordu.
Anlık gemi takip şirketi MarineTraffic'ten edinilen verilere göre, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri saldırıları başlattığı 28 Şubat'ta Hürmüz Boğazı'ndan 84 ticari gemi geçiş yaptı.
Bunların 56'sını ham petrol, petrol ve kimyasal ürünleri taşıyan sıvı yakıt tankerleri, 19'unu kuru yük, 3'ünü sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), 6'sını LPG gemileri oluşturdu.
Boğaz'dan 28 Şubat'ta geçiş yapan 56 sıvı yakıt gemisinin 24'ünün yükünün bulunmadığı, diğerlerinin ise ham petrol, temiz ve kirli petrol ürünleri ve kimyasal ürünler taşıdığı, LPG gemilerinin ise 4'ünün dolu olduğu tahmin ediliyor.