Haber Detayı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi Açıklaması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir.
Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke, bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır.
Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir." dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.Yollarına konulan takozları tek tek kaldırarak, önlerine örülen duvarları bir bir yıkarak bugünlere geldiklerini belirten Erdoğan, darbe girişiminden sokak olaylarına, terör saldırılarından salgına, depremden bölgesel çatışmalara kadar tek başına bir ülkeyi yere serecek badireleri, olabilecek en az hasarla atlattıklarını ifade etti.Erdoğan, "Bugün kendi önceliklerimiz doğrultusunda kendi kararlarımızı veriyor ve bunları uygulayabiliyorsak, gerisinde işte bu vizyoner hamleler bulunuyor." diye konuştu.Türkiye'nin, büyüklüğünün bilincinde bir ülke olarak, bölgesinde ve dünyada duruşuyla, tutumuyla, söylem ve icraatlarıyla temayüz ettiğini dile getiren Erdoğan, "Türkiye, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilme cesareti gösteren nadir ülkelerden biridir. 28 Şubat'ta komşumuz İran'a yönelik İsrail'in baskısıyla başlayan saldırılar sonrasında ülkemizin bu vasfı daha çok konuşulmaya başlandı.
Türkiye, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğan bu süreci ilk günden itibaren doğru okuyan, doğru analiz eden devlet aklının temsilcisi olarak adından övgüyle söz ettiren ülkelerin en başında yer alıyor." ifadelerini kullandı."Birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz"Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihlerinin hiçbir döneminde oyuna gelmediklerine dikkati çekerek, "Bugün de birilerinin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmüyoruz.
Tedbirli, temkinli ve soğukkanlı bir şekilde, sükuneti elden bırakmadan, kardeşlik ve komşuluk hukukuna riayet ederek bu süreci yönetiyoruz." dedi.Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Tekrar ediyorum, ülkemizi bu ateş çemberinin dışında tutmakta kararlıyız.
Savaşın bölge ülkeleri arasında bir yıpratma savaşına dönüşmesini asla istemiyoruz.
Şurası bir gerçek ki savaş sadece şehirlerde ve üretim tesislerinde değil, zihinlerde ve gönüllerde açtığı tahribatla derin izler bırakmaktadır.
Özellikle Körfez'deki ülkelere yönelik misillemelerin böyle bir riski vardır.
Bunlar karşılıklı öfkeyi büyütecek, nefreti körükleyecek, kardeşler arasına yeni nifak tohumlarının ekilmesine zemin hazırlayacaktır.
Buna fırsat verilmemelidir."Savaş uzadıkça başka komplikasyonların da ortaya çıktığına işaret eden Erdoğan, "Bilhassa dünya enerji ticaretinin yüzde 20'sinin geçtiği stratejik Hürmüz Boğazı'nın kapanması, küresel ekonomiyi ciddi bir türbülansa sokmuştur. 28 Şubat'tan bu yana Brent petrolün varil fiyatı yüzde 40 artmıştır." diye konuştu.Bunun üzerine bazı ülkelerin, yakıt tüketimini düşürmek amacıyla depolara litre kısıtlaması getirmekten okulların tatil edilmesine kadar bir dizi tedbiri devreye aldığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:"Günden güne kabaran ekonomik fatura karşısında savaşın bir an önce sona erdirilmesine yönelik çağrılar hız kazanmıştır.
Son 25 gün bize şunu göstermiştir, savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte bedelini tüm dünya ödüyor.
Savaş, Netanyahu'nun ikbal savaşı ama ceremesini 8 milyar çekiyor.
Netanyahu'nun başında olduğu katliam şebekesi, bölge barışı adına, insanlık adına artık derhal durdurulmalı, her ülke bu konuda cesur ve ön alıcı bir tutum sergilemelidir.
Daha fazla yıkım olmadan, daha fazla kan dökülmeden, araya daha fazla husumet girmeden, tüm bunların yanı sıra küresel ekonomide telafisi yıllar alacak tahribat oluşmadan bu anlamsız ve hukuksuz savaş bitmeli, diyalog kapısı açılmalı, sonuç alıcı müzakere sürecine süratle başlanmalıdır.
İsrail'in uzlaşmaz, maksimalist, radikal tavrının diplomatik çözüm yollarını kundaklamasına müsaade edilmemelidir.
Dünya barışı ve istikrarına önem veren hiçbir ülke, bundan böyle İsrail'in haksız yere bölgemizde yaktığı ateşe odun taşımamalıdır.
Türkiye tüm gücüyle, tüm imkanlarıyla, uhdesinde bulunan tüm araçlarla barışın, adaletin, istikrarın tesisi için çalışmaya devam edecektir.""İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık"Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabinenin 60'ıncı toplantısında, trafik güvenliğinden enerjiye, bölgesel gelişmelerden dış politikaya pek çok konuyu enine boyuna değerlendirdiklerini belirterek, "Son günlerde araç sahiplerinin serzenişlerine sebep olan plaka, görüntü ve ses sistemleriyle ilgili uygulama sürecinin vatandaşlarımızda yeni mağduriyetlere yol açmadan çok dikkatli yönetilmesi noktasında İçişleri Bakanlığımızı talimatlandırdık." dedi.İran'daki savaşın piyasalarda sebep olduğu dalgalanmaları yakından takip ettiklerini belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:"Petrol fiyatlarını aniden yükselten bu küresel şokun hiç kuşkusuz Türkiye ekonomisine de yansımaları olmaktadır.
Tüm dünyayı olumsuz etkileyen bu süreçten vatandaşlarımızı korumak için Eşel Mobil gibi farklı tedbirleri devreye alıyoruz.
Şu gerçeği bugün bir kez daha tüm samimiyetimle ifade etmek isterim, bu tür beklenmedik şoklar karşısında Türkiye ekonomisinin direnç eşiği şu an tarihinin en yüksek seviyesindedir.
Bundan hiç kimsenin tereddüdü olmasın.
Milletim şu hususu da lütfen aklından çıkarmasın, Türkiye'nin bugünkü seviyelerine gelmesinin temelinde siyasette istikrar ve güven ortamının kökleşmesi vardır.
Siyasette güveni ve istikrarı koruduğumuz sürece Allah'ın izniyle her türlü engeli aşar, her türlü sıkıntının üstesinden kolayca geliriz.
Ancak burada bir zafiyet oluşursa bu sefer hep beraber zorluk çekeriz.
Biz asırlara sari tarihinde feleğin çemberinden geçmiş, akrebin kıskacında yoğrulmuş bir milletiz."Erdoğan, Alev Alatlı'nın, "Türkiye'yi ille de bir şeye benzetecekseniz, her budağından sürgün atan salkım saçak bir asmaya benzeteceksiniz.
Bir sürgünü çiçeğe dururken diğerinin kurumakta, ötekinin ise üzüm vermekte olduğunu göreceksiniz." tespitinin ne kadar önemli olduğunu anladıkları günlerden geçtiklerini söyledi.Devlet ve millet olarak bu dönemden de güçlenerek çıkacaklarından en küçük bir şüphe duymadığını vurgulayan Erdoğan, "Rabb'im Türkiye'nin yolunu, bahtını, ufkunu açık etsin diyorum.
Bu düşüncelerle Kabinemizde aldığımız kararların her bir vatandaşımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.
Hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Kalın sağlıcakla." diye konuştu.