Haber Detayı

Özgür Özel- Akın Gürlek tartışması 'nasıl habercilik' sorusunu gündeme getirdi
Güncel odatv.com
24/03/2026 23:52 (8 saat önce)

Özgür Özel- Akın Gürlek tartışması 'nasıl habercilik' sorusunu gündeme getirdi

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Adalet Bakanı Akın Gürlek’in taşınmazları üzerinden alevlenen tartışma, gazeteciliğin tarafsızlık iddiası ile siyasal gerçeklik arasındaki gerilimi yeniden ortaya koydu.

Yandaş olmayan gazeteciler, zaman zaman kendi izleyicileri tarafından belli yoğunlukta eleştirilere hedef oluyorlar.

Son örneği de Akın Gürlek’in taşınmazları konusunda yaşıyoruz.

Gazeteciler bunun karşısında “biz gazeteciyiz, şu ya da bu partinin kılıcı değiliz” diyorlar.

Gazeteci arkadaşlara bir zamanlar benim yaşadığım bir ikilemi hatırlatmak isterim.1980’lerin sonu 2000’e Doğru’da işçi-sendika haberleri yapıyorum. 1982 Anayasasının yıldönümü, sendikacılık hareketini takatsiz bırakan bu düzenlemeler hakkında haber yapacağım.

Anayasa komisyon belgelerini okudum.

Türk-İş temsilcileri de komisyon üyesi, “1961’deki hakları DİSK kötüye kullandı ama biz devletine sadık konfederasyonuz, kötüye kullanmayız, ne olur dokunmayın” tadında konuşmalar yapıyorlar, ama sonunda o felaket düzenleme oy birliği ile geçiyor.Mustafa Başoğlu’na -zamanın Türk-İş Yöneticisi, Demirel’in gözdesi, önemli bir isim- sordum, komisyonda ne oldu diye.

Darbeci Konseyin Genel Sekreteri “Haydar Saltık masaya bir zarf bıraktı içinde fotoğrafların olduğu bir zarf, o andan sonra direnç kırıldı” dedi.

Zarfta ne vardı sorusuna yanıt vermedi, sadece “uluslararası toplantılar için yurt dışı seyahatlerimiz olur, orada otelde kalınır” gibi şeyler söyledi, ama o büyük haberi Haydar Saltık’ın masaya koyduğu zarfta ne olduğunu söylemedi.

Dergi için haber teslim vakti geliyor, ama henüz haberi yazamıyordum.O zaman düşünmüştüm istihbari (enformasyona/havadise dayalı) analiz ile kavramsal (teorik) analiz arasındaki ayrımı.

Bugün gazeteciliğin teknolojik tabanı ve mülkiyet yapısındaki köklü dönüşüm ile siyasal saflaşmanın eriştiği seviye -ki bu seviye siyasal parti ve siyasal iktidar düzlemini aşarak doğrudan doğruya siyasal rejim düzlemine sıçramıştır- bu iki analiz türünü fazlasıyla iç içe geçirmiştir.Teorik analizden muaf bir istihbari analiz, bu zamanlarda fazlasıyla naif kaçacaktır.

Bizim gibi rejimlerde nomenklatúrayı teşkil eden kadroları, kamu denetimine açık modern devlet bürokrasisi gibi görmek mümkün değildir.

Dolaysıyla “bakan yakınlarından alınan bilgiye göre…” dediğiniz anda, gazeteciliğin gereğini yerine getirmiş olursunuz, buna şüphe yok; sizin bu gazeteci tavrınızı, olayın taraflarına eşit mesafede olmanızı kuşatan belli bir siyasal rejim ile idari yapı ve işleyiş söz konusu ve sizin haberiniz bu bağlam içinde yeniden anlamlanıyor.Gazeteciliğin eşit mesafesi, güç ilişkilerindeki derin eşitsizliğin yeniden üretilmesine nesnel olarak katkı sağlıyor.

Dolayısıyla gazeteci arkadaşların niyetlerinin sorgulanması büyük haksızlık, ancak kendilerine yönelen tepkileri de anlamaya çalışmakta yarar var.

Günümüzde bilgi yansız (knowledge -free) malumat (information) yok maalesef ya da iyi ki.

Metin ÖzuğurluOdatv.com

İlgili Sitenin Haberleri