Haber Detayı

Fas'ta sıradan bir tezgahtan satın aldı, müze uzmanları bir yıl ne olduğunu çözemedi
Güncel chip.com.tr
25/03/2026 07:18 (13 saat önce)

Fas'ta sıradan bir tezgahtan satın aldı, müze uzmanları bir yıl ne olduğunu çözemedi

Jeolog Anna Grayson'ın 1980'de Fas'tan aldığı bir taş, yıllar sonra bilim dünyasının gündemine oturdu. Yapılan senkrotron X-ışını analizleri, mineralin demir atomları arasındaki elektron transferi sayesinde renk değiştirdiğini ortaya koydu. Bilim tarihine geçen bu serüven, şimdi müzede sergileniyor.

Londra'daki Doğa Tarihi Müzesi uzmanlarını uzun süre peşinden sürükleyen gizemli mavi taşın hikayesi, bilim dünyasında yankı uyandırmaya devam ediyor.

Her şey 1995 yılında, yayıncı Anna Grayson'ın elindeki üçgen formlu, göz alıcı mavi bir minerali müze kapısından içeri sokmasıyla başladı.

O dönem Dr.

Gordon Cressey liderliğindeki ekip, karşılarında duran bu maddenin ne olduğunu çözmek için yoğun bir mesai harcadı.Grayson, bu ilginç parçayı 1980 yılında Fas'ın Fes şehri yakınlarındaki bir tezgahtan satın almıştı.

Satıcı mineralin "lapiz lazuli" olduğunu iddia etse de kendisi de bir jeolog olan Grayson, bu teşhisten pek emin değildi.

Müzenin halka açık bir etkinlik gününde uzmanlara danışmaya karar verdiğinde, araştırmacıların bu taşı tanımlaması tam bir yıl sürdü.

Bilim insanları başlangıçta o kadar benzersiz bir yapıyla karşılaştıklarını düşündüler ki, ellerindeki örneğin keşfedilmemiş yeni bir tür olabileceği ihtimali üzerinde durdular.Gizemi aydınlatmak için devreye yüksek teknoloji girdi.

Elektronları ışık hızına yakın bir süratle dairesel bir yolda fırlatan senkrotron X-ışını teknolojisi kullanılarak mineralin kimliği mercek altına alındı.

Yapılan analizler sonucunda taşın aslında 1876 yılında tanımlanmış olan "aerinit" olduğu anlaşıldı.

İsmini Yunanca "mavi gökyüzü" kelimesinden alan bu mineral, rengini demir atomları arasındaki elektron transferinden alıyor.Işığın ve kristallerin oyunuAerinitin büyüleyici renginin ardında mikroskobik bir mimari yatıyor.

Milimetrenin on binde birinden daha küçük milyonlarca kristal lifinden oluşan bu mineral, demir iyonlarının bu lifler boyunca dizilmesiyle kendine has özelliğini kazanıyor.

Işık minerale çarptığında, bakış açısına göre taş bazen renksiz bazen de canlı bir mavi tonda görünüyor.Analiz sürecinden 30 yıl sonra bu özel örnek, yeniden Londra'daki müzenin koleksiyonuna dahil oldu.

Dr.

Paul Schofield, bu çalışmanın sadece bir minerali tanımlamakla kalmadığını, aynı zamanda müze envanterindeki diğer isimsiz örneklerin sınıflandırılmasında da kilit rol oynadığını belirtiyor.

Bilimsel bir keşif yolculuğunun simgesi haline gelen bu mavi taş, artık müzenin mineral galerisinde ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.

İlgili Sitenin Haberleri