Haber Detayı

Batı'nın İran ikilemi: Avrupa'nın savaştaki 'sessiz' ama kritik rolü ne?
cnnturk.com
25/03/2026 09:28 (3 saat önce)

Batı'nın İran ikilemi: Avrupa'nın savaştaki 'sessiz' ama kritik rolü ne?

Avrupa ülkeleri, İran savaşına siyasi düzeyde mesafeli görünse de ABD ordusuna topraklarındaki üsler aracılığıyla lojistik, istihbarat ve mühimmat desteği olanağı sağlıyor. (Hürriyet-Sıdal Utkucu)

Dünya kamuoyunda genel kanı Avrupalı müttefiklerinin İran savaşında ABD'ye destek sunmadığı yönünde.

Ancak perde arkasında gerçekler pek de öyle değil.

Birçok Avrupalı ülke, Amerika ile ortak kurdukları askeri üslerin İran savaşında kullanılmasına izin verdi.

Bazı ülkeler de kullanım şartlarının kısıtlayıcı olduğunu ileri sürüyor.ABD Başkanı Donald Trump, Avrupayı savaşta İranın yanında olmakla eleştiriyor fakat kıtada birçok ülke, ABDye sessiz ama hayati destek veriyor.

Avrupada pek çok ülke ABDnin İrana başlattığı savaşı sert ifadelerle kınasa da perde arkasında askeri üsleri, ABD ordusunun son yıllarda düzenlediği en karmaşık lojistik operasyona destek veriyor.Yetkililerin açıklamalarına göre, ABDye ait bombardıman uçakları, dronlar ve gemiler son haftalarda Birleşik Krallık, Almanya, Portekiz, İtalya, Fransa ve Yunanistandaki üslerde yakıt ikmali yaptı, silahlandı ve havalandı.Alman ve Amerikan yetkililerden edinilen bilgilere göre, saldırı dronları ABDnin İrana düzenlediği operasyonun merkezi konumundaki Almanyadaki büyük Ramstein Üssünden yönlendiriliyor.

Heavy B-1 bombardıman uçakları, Birleşik Krallıktaki RAF Fairford Üssünde mühimmat ve yakıt ikmali yaparken görüntülendi.

Dünyanın en büyük savaş gemisi USS Gerald R.

Ford, Giritteki deniz üssüne demirledi ve geçirdiği yangın sonrası burada onarılıyor.AVRUPALI MÜTTEFİKLER SON DERECE DESTEKLEYİCİAvrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutanı Orgeneral Alexus Grynkewich, Amerikan Senatosunda yaptığı konuşmada, Avrupalı müttefiklerinin son derece destekleyici olduğunu belirtti.Yaklaşık 40 Amerikan askeri üssüne ve 80 bin Amerikan personeline ev sahipliği yapan Avrupa, ABDnin Orta Doğu ve Afrikadaki operasyonlarında sıçrama tahtası görevi görüyor.

Alexus Grynkewich Avrupadaki üslere ilişkin değerlendirmesinde, Mesafeler daha kısa, maliyet daha düşük ve müttefiklerimizle oluşan ağ sayesinde askeri gücümüzü sahaya yansıtmak çok daha kolay dedi.Trump yıllardır, Avrupalı muhataplarının ordularına yeterince yatırım yapmadıklarından dert yanıyor ve ABDnin NATOya verdiği desteği çekebileceğini ima ediyor.

Buna son örnek ise, Avrupalıların Trumpın Hürmüz Boğazından geçen gemilere eşlik etme çağrılarını geri çevirmesi.

ABD Başkanı sosyal medya hesabından Cuma günü yaptığı ilgili paylaşımda KORKAKLAR, biz de bunu UNUTMAYACAĞIZ diye yazdı.Destansı Öfke operasyonu aslında, ABDnin askeri varlığını kıtadan tamamen çekmesi durumunda ödeyebileceği bedeli gösteriyor.

Avrupalı ülkelerin orduları Soğuk Savaşın bitmesiyle küçülmüş olsa da bu ülkeler ABD için güvenilir müttefik olmayı sürdürüyor.

Avrupalı hükümetlerle büyük ölçüde Sovyetler Birliği döneminde varılan ikili anlaşmalar ağı, ABDye Avrupadaki üslere mühimmat, teknoloji ve personel konuşlandırma olanağı tanıyor.AVRUPANIN KONUMU KITAYI ÇOK ÖZEL KILIYORABD Avrupa Komutanlığının eski operasyonlar direktörü emekli Tümgeneral Gordon B.

Davis, konuyla ilgili açıklamasında, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asyanın kesişiminde yer alan Avrupanın bu konumu, kıtayı her yöne hızlıca konuşlanma açısından çok ideal kılıyor ifadesine yer verdi.Avrupadaki üsler, ABDnin istihbarat ve keşif kapasitesi açısından kritik öneme sahip.

Uçaklar, ABDye tekrar uçarak saatlerce zaman harcamak yerine, Avrupa topraklarında yakıt ve silah ikmali yapabiliyor.

Analistlere göre ise, söz konusu üsler, ABDnin kendi topraklarına yönelik tehditleri hızla tespit edebilmesine, Rusyaya gözdağı vermesine ve diğer ülkelere güç gösterisi yapabilmesine olanak sağlıyor.Bu düzen, son çatışmalar sırasında da bir sınavdan geçiyor çünkü Avrupalı liderler, enerji fiyatlarını arttıran ve seçmenleri arasında hiç de kabul görmeyen bu savaşı doğrudan destekliyormuş gibi görünmekten çekiniyor.

Ayrıca, ABDyi de yabancılaştırmak istemiyorlar.

Politik muhalefet ise henüz sahada operasyonel sınırlamalara dönüşmüş değil.

Tabii İspanya hariç İspanya, ABD ile ortak askeri üslerinin İran saldırılarında kullanılması talebini reddetti.

İspanyadaki üslerde konuşlu bazı Amerikan uçakları Almanya ve Fransadaki üslere nakledildi.İngiltere Başbakanı Keir Starmer da Tahrana saldırılar ilk başladığında ABDye ülkesindeki hava üslerini kullanma izni vermemişti fakat sonra tutumunu değiştirdi.

İngiltere savaşın ilerleyen günlerinde, ABDye hem RAF Fairford hem de Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia üslerinden İran füze rampalarını hedef alan müdafaa amaçlı bombardıman uçuşları gerçekleştirebileceğini açıkladı.Alman yetkililer de İrana düzenlenen askeri harekata dahil olmadıklarını defalarca vurguladı.

Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius Bu bizim savaşımız değil diyerek, savaşa doğrudan dahil olmayı reddetti.

Fakat Almanya operasyonu kolaylaştıracak altyapı desteği sunmayı sürdürüyor.Almanyada bulunan Ramstein Hava Üssü, ABDnin dünyadaki en büyük üslerinden biri ve bütün Orta Doğu operasyonunda kritik bir hub konumunda.

Amerikan ordusundan yetkililer, özellikle dron harekatı ve uzun menzilli füze saldırısı koordinasyonu için üssün komuta, iletişim ve veri aktarımı açısından merkezi bir noktada olduğunu dile getiriyor.Üs, C-17 ve C-130J gibi nakliye uçaklarıyla personel, mühimmat ve ekipmanı Körfez bölgesine taşıyarak ABD, Avrupa ve Körfez arasında bir hava köprüsü oluşturuyor.

Üstelik, ABDnin kendi toprakları dışındaki en büyük askeri hastanesi de üssün yakınlarında bulunuyor.Ayrıca, Spangdahlem Hava Üssü ve Stuttgarttaki komuta karargahı olmak üzere ABDnin Almanyadaki diğer tesisleri, kuvvet konuşlandırma ve stratejik planlama konularında destek rolü üstleniyor.Başbakanlıktan yapılan açıklamada, ABDnin İran savaşında Ramstein ve diğer üsleri kullanabildiği ve yıllar önce yapılan anlaşmalar doğrultusunda Alman hükümetinin ABDnin operasyonlarında hiç etkisi olmadığı kaydedildi.Wall Street Journaldaki habere göre, İtalya'daki Aviano Hava Üssü, İran'a yönelik uzun menzilli bombardıman görevlerine olanak tanıyan ve yakıt ikmal uçaklarına ev sahipliği yapan önemli bir ABD Hava Kuvvetleri tesisi.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, İtalyan üslerindeki ABD operasyonlarının bombardıman içermediğini ifade etti.Benzer şekilde Fransa da Istres-Le Tubé Hava Üssünde Amerikan uçaklarına yakıt ikmali izni verdi.

Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin konuyla ilgili değerlendirmesinde, Yakıt ikmal uçağı bir benzin istasyonudur, savaş uçağı değil dedi.

Romanya da Amerikan lojistik ve istihbarat varlıklarına ev sahipliği yapmayı kabul etti.Portekizdeki Lajes Hava Üssü ise, ABDnin operasyonlarında önemli bir merkez görevi görüyor ve son dönemde çok sayıda Amerikan yakıt ikmali uçağına ev sahipliği yapıyor.Giritteki Souda Körfezi de yalnızca hayati bir derin su limanı değil, aynı zamanda Akdeniz'de ABDye ait Rivet Joint casus uçaklarının havalanabildiği ve güvenli iletişim altyapısına sahip az sayıdaki ileri üsten biri.

Açık kaynaklardan edinilen bilgilere göre, bu uçaklar sinyal istihbaratı toplamak amacıyla İran üzerinde uçuşlar gerçekleştiriyor.Kings College Londondan savunma uzmanı Bence Nemeth, Avrupanın ABDnin dünya genelindeki güç projeksiyonunun temel taşı olmaya devam ettiğini belirterek, Avrupa ile bu bağları koparacak herhangi bir hamlenin ABD için devasa bir kayıp olacağını ifade etti ve ekledi:Bu durum zaman, para ve kaynak maliyeti doğurur.

İlgili Sitenin Haberleri