Haber Detayı

Dilovası'ndaki işçi katliamı davasında 2. gün: Patron Altay Ali Oransal sorumluluğu reddetti!
Türkiye cumhuriyet.com.tr
25/03/2026 12:16 (1 saat önce)

Dilovası'ndaki işçi katliamı davasında 2. gün: Patron Altay Ali Oransal sorumluluğu reddetti!

Kocaeli Dilovası’nda 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangını davasında patron Altay Ali Oransal, üretim süreçlerinde sorumluluğu olmadığını savundu. Duruşmada basına yönelik kısıtlamalar sürerken, Türkiye Gazeteciler Sendikası uygulamaya tepki gösterdi.

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 3’ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği Ravive Kozmetik yangınına ilişkin davanın ikinci gününde sanık beyanlarının alınmasına devam ediliyor.

Duruşmada savunma yapan patron Altay Ali Oransal, işletmeye ilişkin sorumluluğu reddetti.

Mahkemede konuşan Oransal, atölyenin kağıt üzerinde kendisine ait olduğunu kabul ederken üretim süreçlerinde söz sahibi olmadığını öne sürdü.

Oransal, “Üretimde söz hakkım yoktu” dedi. “RAVİVE’Yİ BORÇ KARŞILIĞI ÜZERİMİZE YAPTI” Savunmasında aile geçmişine değinen Oransal, “Anne tarafı ailem 60 yıldır kozmetik sektöründe çalışmakta.

İsmail Oransal’la hastane ve eczanelere ürün satıyorduk” ifadelerini kullandı.

Babası Kurtuluş Oransal’ın pandemi döneminde kolonya üretimine yöneldiğini belirten sanık, “Babam Covid döneminde üretim yapmak istedi.

Kendisine borç verdik, Ravive’yi yazılı olarak üzerimize yaptı” dedi.

Oransal, “Vaktimin çoğunu Ataşehir’deki ofiste geçiriyordum.

Senede birkaç kez gittiğim Ravive fabrikasından hiçbir gelir elde etmedim.

Üretim tecrübem yoktur” diye konuştu.

İşletmedeki yönetim ve sorumluluğun babasına ait olduğunu savunan Oransal, “Babamın çalışanlarını yönetmem, kontrol etmem mümkün değildir” ifadelerini kullandı. “NAKİT VE DÖVİZ GÜVENLİK İÇİNDİ” Duruşmada üye hâkimin, Oransal ve kardeşinin üzerinden çıkan 20 bin TL, 4 bin 350 dolar, 530 Euro ile yeşil pasaportlara ilişkin sorusuna da yanıt verildi.

Oransal, “Kredi kartlarım sürekli harcama yaptığım için güvenlik nedeniyle kapatılıyor.

Bu yüzden sık sık hesap öderken sorun yaşıyordum.

Yanımdaki 20 bin lira bu nedenleydi.

Döviz ve pasaport ise sık yurt dışına çıktığımız için üzerimizde bulunuyordu” dedi.

BASINA YÖNELİK KISITLAMALAR DEVAM EDİYOR Duruşmanın görüldüğü cezaevi kampüsünde basın mensuplarına yönelik kısıtlamalar ikinci günde de sürdü.

Mahkeme heyetinin kararı doğrultusunda gazetecilerin duruşma salonuna telefon ve bilgisayar ile girmesine izin verilmedi.

TGS'DEN TEPKİ Türkiye Gazeteciler Sendikası Kocaeli Temsilciliği, uygulamaya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, gazetecilerin kamu adına görev yaptığı vurgulanarak, “Böylesine önemli bir davanın yerinde takip edilmesi toplumun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi açısından hayati önemdedir” denildi.

Basın mensuplarının çalışma araçlarına erişiminin kısıtlanmasının haber alma ve yayma özgürlüğüne müdahale olduğu belirtilen açıklamada, uygulamaya tepki gösterildi.

Açıklamada, “Yetkilileri, basın mensuplarının görevlerini serbestçe yerine getirebileceği bir ortamı sağlama konusunda sorumluluk almaya davet ediyoruz” denildi.

Benzer uygulamaların tekrar etmemesi için düzenleme yapılması ve basın özgürlüğüne saygı gösterilmesi talep edildi.

İlgili Sitenin Haberleri