Haber Detayı

Kim Jong-un'dan ABD'ye nükleer mesaj: 'İran savaşı bizi haklı çıkardı'
Dünya aydinlik.com.tr
25/03/2026 17:19 (1 saat önce)

Kim Jong-un'dan ABD'ye nükleer mesaj: 'İran savaşı bizi haklı çıkardı'

KDHC lideri Kim'e göre İran'a yönelik 'terör' saldırıları, egemenliği korumak için nükleer silahların gerekliliğini ispat etti. Pyonyang kararımız 'kesin ve geri döndürülemez' dedi. Peki KDHC'nin kaç tane nükleer başlığı var?

Kuzey Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) Devlet Başkanı Kim Jong un, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın, Pyongyang’ın nükleer silahlardan vazgeçmeme kararını haklı çıkardığını söyledi.

Kim, ulusal yasama organı Yüksek Halk Meclisi’ndeki konuşmasında Washington’u “devlet sponsorlu terör ve saldırganlık” ile suçladı ve dış baskıların ülkesini daha da güçlendirdiğini ilan etti.

Kim, “mevcut durum, ABD’nin ‘tatlı dille’ nükleer silahlardan vazgeçme çağrılarının yanlışlığını açıkça ortaya koyduğunu” söyleyerek, KDHC'nin nükleer programının “kesin ve geri dönülmez” olduğunu vurguladı.

NÜKLEER BAŞLIK KAPASİTESİ Uluslararası değerlendirmelere göre Pyongyang’ın elinde 30 ila 40 arası nükleer başlık bulunuyor.

Ayrıca KDHC, uzun menzilli saldırılar yapabilecek nükleer kapasiteli kıtalararası balistik füzelere de sahip.

Batı kaynaklı raporlar KDHC’nin nükleer silah üretimi ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarını hızla artırdığını öne sürüyor.

Ancak bu tahminler, resmi verilere dayanmıyor.

Washington, uzun yıllardır Pyongyang’ı nükleer silahlardan vazgeçirmek için hem diplomatik hem ekonomik baskı uyguluyor.

KDHC bu talepleri “egemenliğe müdahale” olarak nitelendirerek reddediyor.

TAHRAN İLE YAKIN İLİŞKİLER VE POZİSYONUN TEYİDİ Pyongyang, İran’daki savaşın kendisine yönelik “silah bırakma” baskısını daha da anlamsızlaştırdığını vurguluyor.

İran ile KDHC arasında stratejik ve diplomatik olarak güçlü bağlar olduğu uzun süredir biliniyor, nükleer ve füze programları konusunda da işbirliği yaptıkları yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Bu bağlamda Kim’in sözleri, yalnızca ABD'ye yönelik bir mesaj değil, aynı zamanda bölgesel müttefiklik ve küresel güç dengeleri açısından da bir pozisyon teyidi niteliği taşıyor.

İlgili Sitenin Haberleri