Haber Detayı

İzmir’de görmeniz gereken müzeler! Atatürk, Bergama, Çeşme, Efes, Tire...
Yaşam yeniasir.com.tr
25/03/2026 17:56 (4 saat önce)

İzmir’de görmeniz gereken müzeler! Atatürk, Bergama, Çeşme, Efes, Tire...

Tarihin ve sanatın buluştuğu eşsiz bir şehir olan İzmir, müzeleriyle dikkat çekiyor. Arkeolojiden sanata, otomobilden denizciliğe kadar uzanan İzmir’in bu zengin müze rotası, gezginlerin ve tarih meraklılarının ilgi odağında. Peki İzmir’de hangi müzeler var? İzmir’in müzelerinin içerisinde hangi eserler var? İşte İzmir’de gidebileceğiniz müze rotaları...

İzmir, sadece denizi ve sokak lezzetleriyle değil müzeleriyle de dikkatleri üzerine çekiyor.

Tarih, sanat...

Hepsi bir arada...

İşte zaman yolculuğunuza eşlik eden İzmir'deki o müzeler...

İZMİR RESİM VE HEYKEL MÜZESİ 1973 yılı,İzmir Resim ve Heykel Galerisi için önemli değişikliklerin olduğu bir yıldır.

Kurumda müdürlük görevini yürüten Turgut Pura'nın çabalarıyla Resim Heykel Galerisi, müzeye dönüştürüldü ve Konak'taki binasına taşındı.

Müzenin bugün sahip olduğu zengin resim ve heykel koleksiyonunun oluşmasında Turgut Pura'nın büyük emeği vardır. 9 Eylül 1952'de, Bruno Taut tarafından bugün Kültürpark içinde bulunan Maarif Vekaleti binasında galeri olarak ziyarete açılan İzmir Resim ve Heykel Müzesi, 1973'ten 2022'ye dek Konak'taki binasında ziyaretçilerini ağırlamıştır.

Bölgede etkili olan 30 Ekim 2020 tarihli depremin ardından yeniden Kültürpark içine taşınan ve 25 Mart 2022'de hizmete başlayan müze, Nisan 2023'te İzmir Kültür Sanat Fabrikası içinde yeniden kapılarını sanatsever ziyaretçilerine açmıştır.

İZMİR RESİM VE HEYKEL MÜZESİ'NDE SERGİLEN ESERLER Turan Erol, Adnan Çoker, Halil Akdeniz, Neşe Erdok, Devrim Erbil gibi önemli ressamların eserlerinin yanı sıra Turgut Pura, Kuzgun Acar, Zühtü Müridoğlu, Ali Hadi Bara, Ferit Özşen, Sadi Öziş gibi heykel sanatçıları ile Füreya Koral, Bingül Başarır, Mustafa Tunçalp, Mehmet Tüzüm Kızılcan gibi seramik sanatçılarının da önemli yapıtları sergilenmektedir.

ATATÜRK MÜZESİ 5 Ekim 1962 tarihinden itibaren müze 'Atatürk İl Halk Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi' adını almıştır. 28 Aralık 1972'de Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı'nın 12088 sayılı yazıları ile binanın mülkiyeti İzmir Arkeoloji Müzesi'ne verilmiştir.

Restore ve tanzim edilerek 29 Ekim 1978'de törenle 'Atatürk ve Etnografya Müzesi' olarak ziyarete açılmıştır.

Müzedeki etnografik eserler 13 Mayıs 1988'de açılan yeni Etnografya Müzesi'ne taşındıktan sonra müzenin adı 'Atatürk Müzesi' olmuştur.

Tüm zemin kat tabanı büyük boy mermer plakalarla döşelidir.

Salonda yerde 34,5 m²lik Uşak halısı, sağ ve sol nişlerde mermer heykeller, büyük kristal ayna ve Atatürk büstü vardır.

Sağ ve soldaki odada ve küçük salonda 19. yüzyıl stili nefis şömineler vardır.

Birinci kata çıkan merdivenlerin başında aplik görevi yapan 2 adet tunç şövalye heykelciği vardır.

Merdiven sahanlığında büyük Atatürk portresi asılıdır. 1. katta Atatürk'ün kullanım odaları bulunmaktadır.

Bunlar: Toplantı salonu, çalışma odası, yatak odası, misafir odası, berber odası, muhafız odası, bekleme-kabul odası, kütüphane, yemek odası ve banyodur.

Toplantı salonunda ortada yeşil çuhalı rulet masası ve etrafında 12 adet Cosmos marka sandalye yer almaktadır.

Salon duvarlarına dayalı 10 adet küçük boy maun sandalyelerin arkalıklarındaki çini plakalar üzerinde Shakespeare'nin eserlerinden kimi sahneler canlandırılmıştır.

Yatak odasında maun karyola, 2 komidin, 2 kadife koltuk, 1 kanepe, 1 şezlong, 1 markiz, 3 dolap vardır.

Yatak odaları günün modasına göre döşenmiştir.

Kütüphanede Fransızca bir ansiklopedi bulunmaktadır.

Çalışma odasında meşe kaplama çalışma masası ve onun üzerinde Atatürk'ün kullandığı yazı takımı vardır.

Odalar bronz dolama heykeller, vazolar ve yağlı boya tablolarla süslenmiştir.

Yerde Isparta ve Uşak halıları serilidir.

BERGAMA MÜZESİ Carl Humman ve Alexander Conze yönetiminde 1878 yılında Bergama'da başlayan arkeolojik kazıların sonucunda, 1900-1913 yıllarında akropolde yapılan kazılar sırasında bugünkü Alman Kazı Evi yanında bir depo müzesi yapılmıştır.

Bu depo o dönemde Türkiye'deki iki arkeolojik eser deposundan biridir.

I.

Dünya Savaşı nedeniyle ara verilen Bergama'daki kazılara 1927 yılında Theodor Wiegand başkanlığında yeniden başlanmıştır.

Aynı yıl akropol kazılarına ek olarak Asklepion'da kazıların başlamasıyla birlikte eserler çoğalmış ve yeni bir müze binasına gereksinim duyulmuştur. 1924 yılında Bergama Halk Evi binasında Etnografya ve Arkeoloji Müzesi'nin faaliyete geçmesiyle birlikte arkeolojik eserler de yeni müze binasına taşınmıştır.

Etnografik eserler ise, ek binanın yapımından sonra, 1979 yılında, bugünkü müze binası içine alınmıştır.

Yapılan ek bina, avlu ve teşhir salonunun bulunduğu kısmın yanına enlemesine yerleştirilmiş dikdörtgen planda olup girişi avludan salona açılan bir kapı ile sağlanmaktadır.

Müzenin boş bırakılmış olan diğer yanı ile arka kısmına da sonradan depo, laboratuvar, fotoğrafhane, arşiv gibi birimler eklenmiştir.

İZMİR ETNOGRAFYA MÜZESİ Bina, 19. yüzyılda neoklasik tarzda, meyilli bir teras üzerine inşa edilmiştir.

Bunun 1831 yılında ilkin hastane olarak (St.

Roch Hastanesi) kullanıldığı; 1845 yılında Fransızlar tarafından onarılarak fakir Hristiyan aileleri için bir bakımevine dönüştürüldüğü bilinmektedir.

Aynı bina daha sonra Hıfzıssıhha Müessesesi ve Sağlık Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmıştır. 2 Aralık 1984 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığına etnografya müzesi olarak düzenlenmek üzere devredilmiştir. 1.

Kat Teşhiri: 2.

Kat Teşhiri: ÇEŞME MÜZESİ ÇEŞME MÜZESİ'NDE NE VAR?

Günümüzde Çeşme Kalesi'nde, Erythrai Antik Kenti ile Çeşme Bağlararası Tunç Çağı Yerleşim Yeri kazılarından çıkan eserler sergilenmektedir.

Ayrıca farklı dönemlere ait figürinler, kandiller, cam kaplar, sikkeler ve heykeller de müzede görülebilir.

Bunun yanı sıra, antik dönem ticaretinde önemli bir yere sahip olan tahıl, zeytinyağı, şarap gibi ürünlerin taşındığı ve saklandığı amphoraların kronolojik teşhiri de bulunmaktadır.

Kale içindeki Umur Bey Kulesi'nin alt katı, 1770 Çeşme Osmanlı-Rus Deniz Savaşı'na adanmış bir sergi salonu olarak düzenlenmiştir.

Üst katında ise mermer ve taş eserler sergilenmekte olup, heykeller, steller ve Osmanlı Dönemi kitabeleri burada görülebilmektedir.

Ayrıca kalenin açık alanlarında toplar, top gülleleri, mimari parçalar ve İslami mezar taşları sergisi de bulunmaktadır.

Ildırı köyünde bulunan Erythrai antik şehrinde yapılan kazılar sonucu ortaya çıkarılan askeri ve sivil yapılar ise bulundukları yerde sergilenmekte olup, ziyaretçilere ücretsiz olarak sunulmaktadır.

SELÇUK EFES MÜZESİ Efes Müzesi'nin ağırlıklı olarak bir antik kentin eserlerini sergileyen müze olması nedeniyle kronolojik ve tipolojik bir sergileme yerine eserlerin buluntu yerlerine göre sergilenmeleri tercih edilmiştir.

Buna göre salonlar Yamaç Evler ve Efes Müzesi koleksiyonlarında halen yaklaşık 64.000 eser bulunmaktadır.

Bu sayı her yıl sürdürülen arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan veya çevre halkının bağış yoluyla getirdiği eserler ile artmakta, müze koleksiyonları zenginleşmektedir.

Bu eserlerin kısa süre içinde bilim dünyasının ve insanlığın hizmetine sunulması düşüncesiyle Efes Müzesi'nde 'Yeni Buluntular Salonu' oluşturulmuştur.

Ancak, bu salon her zaman yeterli gelmemekte, diğer salonlardaki sergilemelerin de yeni buluntular ışığında ve çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak yenilenmesi gerekmektedir. 1- Arasta ve Hamam Bölümü: ÖDEMİŞ MÜZESİ ÖDEMİŞ MÜZESİ'NDE NE VAR?

Ödemiş Müzesi 2013-2015 yıllarındaki kapsamlı bir restorasyon ve teşhir-tanzim çalışmasının ardından 2015 yılında yeni bir anlayışla ziyarete açılmıştır.

Müzede arkeolojik ve etnografik eserler iki ayrı seksiyon halinde sergilenmektedir.

Arkeolojik eserler bölümünde; Eski Tunç Çağı (M.Ö. 3000), Lydia (M.Ö. 700-546) Pers/Akhaimenid (M.Ö. 546-334), Hellenistik (M.Ö. 334-30), Roma (M.Ö. 133- M.S. 395) ve Doğu Roma/Bizans (M.S. 395-1453) dönemlerine ait, tamamı Küçük Menderes havzasından gelen eserler kronolojik bir düzende sergilenmektedir.

Hellenistik, Roma, Doğu Roma/Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait sikkeler de bu bölümde yer almaktadır.

Etnografya bölümünde; çoğunluğu Osmanlı dönemine ait çeşitli silahlar, bakır ve gümüş eşyalar, cam eserler, süs eşyaları, el işlemeleri, giysi örnekleri sergilenmektedir.

Müzede Türkiye Cumhuriyeti Dönemine ait el sanatlarına ilişkin örnekler de mevcuttur.

TİRE MÜZESİ İZMİR ARKEOLOJİ MÜZESİ Koleksiyon & Sergi İçerikleri Salonlar ve Sergileme: Tema Temelli Sergi Yaklaşımı: Müze, klasik kronolojik sergi yerine tematik sergileme formatı benimser; Efes, Pergamon, Smyrna, Teos, Metropolis, Klazomenai gibi bölgelerden çıkartılan eserlerle yaklaşık 6000 adet eser sergilenir.

İZMİR TARİH VE SANAT MÜZESİ 2004 Yılında Kültürpark'ta hizmete giren İzmir Tarih ve Sanat Müzesi Taş Eserler Bölümü ziyaretçilerine İzmir ve çevresinde yapılan kazılarda ortaya çıkarılan eşsiz güzellik ve değerdeki eserleri sunmaktadır.

Taş Eserler Bölümü BERGAMA MÜZESİ'NDE NE VAR?

Civardaki antik yerleşimlerden çıkan buluntular içinde Pergamon heykeltraşlık ekolüne ait örnekler, Pitane ve Gryneion'dan gelen Arkaik Dönem buluntuları, Myrina terracottaları dikkat çekmektedir.

Etnografya bölümünde bölgeye ait halı, kilim (Yuntdağ, Yağcıbedir, Kozak Bergama dokumaları), kumaş dokuma örnekleri, el işlemelerinin yanı sıra Anadolu'nun diğer yörelerine ait el emeği eserler de sergilenmektedir.

BERGAMA MÜZESİ'NDE NE VAR?

Civardaki antik yerleşimlerden çıkan buluntular içinde Pergamon heykeltraşlık ekolüne ait örnekler, Pitane ve Gryneion'dan gelen Arkaik Dönem buluntuları, Myrina terracottaları dikkat çekmektedir.

Etnografya bölümünde bölgeye ait halı, kilim (Yuntdağ, Yağcıbedir, Kozak Bergama dokumaları), kumaş dokuma örnekleri, el işlemelerinin yanı sıra Anadolu'nun diğer yörelerine ait el emeği eserler de sergilenmektedir.

İlgili Sitenin Haberleri