Haber Detayı

Ay'ın mavi, Güneş'in fıstık yeşili göründüğü tuhaf yıl: 1883'te ne oldu?
Güncel chip.com.tr
25/03/2026 23:21 (1 saat önce)

Ay'ın mavi, Güneş'in fıstık yeşili göründüğü tuhaf yıl: 1883'te ne oldu?

1883 yılında dünyayı şaşkına çeviren doğa olayı, bildiğimiz tüm renkleri altüst etti. Ay'ın gümüş renginden çıkıp maviye büründüğü, Güneş'in ise yeşil battığı o dönemin arkasındaki bilimsel gerçekliğe göz atıyoruz...

Gökyüzüne baktığımızda Ay'ı genellikle parlak bir beyaz, gümüş rengi ya da bazen turuncuya çalan tonlarda görmeye alışığız.

Ancak tarihin tozlu sayfaları, Ay’ın ve Güneş’in bile masmavi, hatta fıstık yeşili göründüğü tuhaf bir dönemi fısıldıyor. 1883 yılında dünyanın dört bir yanından gelen raporlar, gökyüzünün alışılmadık renklere büründüğünü anlatıyor.

O dönemde Ay geceyi mavi bir ışıkla aydınlatırken, Güneş parlak yeşil tonlarda batıyordu.

Elbette Ay’ın gri ve kayalık yüzeyi bir gecede renk değiştirmedi; değişen tek şey, bizim ona bakarken içinden geçtiğimiz atmosferin ta kendisiydi.Normal şartlarda Ay, gökyüzünde yüksek bir konumdayken gümüşi beyaz görünür.

Işık, atmosferden geçerken ciddi bir engelle karşılaşmadan gözlerimize ulaşır.

Ancak ışık tayfındaki mavi tonlar, kısa dalga boyları nedeniyle atmosferde dağılmaya çok daha meyilli.

Ay ufka yakınken ışığı daha uzun bir yol kat eder ve bu yolculuk sırasında mavi dalga boyları iyice dağılıp yok olur; geriye sadece kırmızı ve turuncu gibi uzun dalga boyları kalır.

Bu yüzden gün batımında Ay’ı daha kızıl görüyoruz.

Fakat 1883 yılında tam tersi bir durum yaşandı ve kırmızı ışık engellenirken, gökyüzü maviye teslim oldu.Krakatoa’nın gökyüzündeki izleriBu renk değişiminin sorumlusu aslında oldukça belirgindi: O yıl Endonezya'da devasa bir şekilde patlayan Krakatoa Yanardağı.

Ancak bu patlamanın gökyüzünü nasıl maviye boyadığına dair bilimsel detaylar uzun süre tartışma konusu oldu.

Yakın zamana kadar bu durumun atmosferdeki su buharından kaynaklandığı düşünülse de, modern modellemeler başka bir gerçeğe işaret ediyor.

Patlama sırasında atmosfere yayılan kükürt dioksit ve belirli boyuttaki volkanik parçacıklar, ışığın dengesini tamamen bozdu.Atmosfere yayılan bu parçacıkların boyutu, kırmızı ışığın dalga boyundan biraz daha genişti.

Bu durum, kırmızı ışığın atmosferden süzülmesini zorlaştırırken mavi ışığın daha rahat geçmesine olanak sağladı.

Sonuç olarak ortaya mavi-yeşil bir Ay, masmavi bir Güneş ve yeşil gün batımları çıktı.

Benzer bir etki, uygun boyuttaki duman parçacıklarının yayıldığı büyük orman yangınlarında da görülebiliyor.Ancak gökbilimciler için bu durum bazen kafa karıştırıcı hale gelebiliyor. "Mavi ay" terimi, günümüzde görsel bir renk değişiminden ziyade daha çok bir takvim olayını anlatmak için kullanılıyor.

Ay’ın yörüngesi takvim aylarımızla tam olarak örtüşmediği için, yaklaşık her iki buçuk yılda bir, bir yıl içinde 12 yerine 13 dolunay gerçekleşiyor.

Bu fazladan dolunaya "mavi ay" deniyor.

Yani gökyüzünde gerçekten mavi bir ay görmek için takvime değil, atmosferin yapısını değiştirecek devasa doğa olaylarına bakmak lazım.

İlgili Sitenin Haberleri