Haber Detayı
‘Cami Kapısında’ 217 milyon TL’ye satıldı
Osman Hamdi Bey’in önemli eserlerinden “Cami Kapısında” 131 yıl sonra ilk kez müzayedeye çıktı. Tablo, Londra’da düzenlenen açık artırmada 217 milyon TL’ye alıcı buldu.
DÜNYACA ünlü Türk ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey’in “Cami Kapısında (At the Mosque Door)” eseri dün Londra’da uluslararası müzayede evi Bonhams tarafından düzenlenen açık artırmada 3 milyon 678 bin sterline (yaklaşık 217 milyon TL) satıldı.
Sanatçının dikkat çekici çalışmalarından biri olarak kabul edilen eser, ibadet edenler, yoldan geçen kişiler ve bir dilencinin yer aldığı çağdaş bir sokak sahnesini, 15’inci yüzyıla ait bir Osmanlı camisi mimarisini birleştiriyor.
Bu yönüyle tablo, Osman Hamdi Bey’in Doğu’yu içeriden yorumlayan özgün yaklaşımını yansıtıyor.
Bonhams’ın 19’uncu yüzyıl resimleri direktörü Charles O’Brien, 208x109 cm boyutlarındaki tablo için “Hem ölçek hem de detay açısından muhteşem” değerlendirmesini yaptı.İLK KEZ AÇIK ARTIRMADAUzmanlar, resimde tasvir edilen mekânın Bursa’daki Muradiye Camisi’nin ana giriş kapısı olduğunu değerlendiriyor.
Sanatçının kompozisyon içinde kendisini üç farklı figür olarak resmettiği de ifade ediliyor.
Yapılışından dört yıl sonra 1895’te doğrudan sanatçıdan satın alınan eser, bugüne kadar hiç açık artırmaya sunulmamıştı.
Ressamın yakın zamana kadar kayıp olduğu düşünülen “Kahve Hazırlamak” adlı tablosu geçtiğimiz yıl nisan ayında düzenlenen bir açık artırmada 1 milyon sterlinin üzerinde bir fiyata satılmıştı.
Bonhams, 2019 yılında da sanatçının “Genç Kadın Okurken” adlı eserini 6.6 milyon sterline satmış, bu bir rekor olarak tanımlanmıştı.
MÜZECİLİĞİN ÖNCÜSÜParis’te eğitim alan Osman Hamdi Bey, Fransız oryantalist ressamlar Jean-Leon Gerome ve Gustave Boulanger’nin öğrencisi olmuş; kariyeri boyunca Osmanlı ve Avrupa sanat dünyaları arasında önemli bir kültürel köprü kurmuştu.
Sanatçı aynı zamanda İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kurucusu ve modern müzeciliğin öncülerinden biri olarak biliniyor.
Uzmanlara göre “Cami Kapısında” eseri, yalnızca estetik değeriyle değil, Osmanlı toplumunu içeriden gözlemleyen anlatımıyla da sanat tarihinin önemli örnekleri arasında yer alıyor.