Haber Detayı

YAPAY ZEKANIN ETİK SINAVI - Yapay zekanın denetimsiz kullanımı akademide özgünlük ve emeği riske atıyor
Güncel haberler.com
26/03/2026 11:13 (1 saat önce)

YAPAY ZEKANIN ETİK SINAVI - Yapay zekanın denetimsiz kullanımı akademide özgünlük ve emeği riske atıyor

Akademide yapay zeka teknolojileri ve büyük dil modellerinin (LLM) denetim mekanizması olmaksızın yaygınlaşması, bilimsel üretimde emek hırsızlığına ve eserlerde sorumluluk, özgünlük, güvenilirlik kavramları açısından etik problemlere yol açıyor.

Akademide yapay zeka teknolojileri ve büyük dil modellerinin (LLM) denetim mekanizması olmaksızın yaygınlaşması, bilimsel üretimde emek hırsızlığına ve eserlerde sorumluluk, özgünlük, güvenilirlik kavramları açısından etik problemlere yol açıyor.Anadolu Ajansının (AA) "Yapay Zekanın Etik Sınavı" başlıklı dosyasının bu haberinde, yapay zeka teknolojilerinin akademideki etkileri ve kontrolsüz kullanımın bilimsel üretim süreçlerinde yarattığı etik riskler ele alındı.Akademide kontrolsüz yapay zeka kullanımı, üretilen eserlerde ortaya çıkabilecek etik ihlallerin yanı sıra öğrenciler, eğitimciler ve akademisyenlerde problem çözme, yaratıcılık ve eleştirel düşünme gibi bilişsel yeteneklerin körelmesine sebep olabiliyor.Uzmanlar, yapay zeka modellerinden akademik tez, makale, sunum ve ödevlerde emek hırsızlığı yapılmadan ve insan üretkenliğine zarar verilmeden faydalanılabilmesi için etik standartlar belirlenmesi gerektiği konusunda uyarıyor.AA muhabirine konuya ilişkin açıklamada bulunan Ankara Üniversitesi Yapay Zeka Enstitüsü Müdürü Prof.

Dr.

Mehmet Serdar Güzel, üretken yapay zekanın artık hayatın vazgeçilmez bir aracı olduğunu belirterek, kullanımına yönelik planlama yapılmasının önemine işaret etti.Güzel, "Üretken yapay zekayı nerelerde kullanabileceğimiz, bir tez içinde, akademik çalışmada ne kadar ve ne aşamada kullanabileceğimizle ilgili etik kuralların bilfiil ortaya konulması gerekiyor." dedi.Yapay zekanın biçim düzenlemek, dil düzenlemek veya özetleme yapmak için kullanılmasında bir sakınca olmadığını ifade eden Güzel, şöyle devam etti:"Üretken yapay zekayla analiz yapmak, sonuç çıkarma, hatta metin üretme gibi şeyler yapamayız.

Üretken yapay zekayla üretilen metinler, özgün gibi görünse de esasında derleme metinlerdir ve alıntı yapar.

Referans göstermeden alıntı yapmak intihaldir.

Bunu kabul etmemiz ve buna göre bir planlama yapılması gerekiyor.

Yani alıntı yapmadan bir metin ortaya koyarsanız bu intihaldir.

Üretken yapay zekayı da referans göstermeden kullandığımız için bu intihal olarak değerlendirilebilir.""Baştan sona yapay zekayla üretilen tezler var"Prof.

Dr.

Güzel, akademik çalışmalarda sonuç çıkarma, araştırma, literatür tarama gibi aşamalarda insan emeğinin gerekli olduğunu dile getirerek, "Yapay zekayı doğru prompt engineering teknikleriyle kullanırsanız her türlü çözüme ulaşabilirsiniz, ama bu bir sonuç değil.

Bununla ilgili farkındalık oluşturmak gerekiyor.

Bunu maalesef akademisyenler de öğrenciler de yapıyor." diye konuştu.Yapay zeka kullanımına yönelik toplumsal ve akademik anlamlarda etik standartların oluşturulması gerektiğini belirten Güzel, şu ifadeleri kullandı:"Sonuç analiz yaparken, sonuç raporu yazarken yani yorumlama yaparken, hatta sahte veri üretmek için kullananlar var.

Veri üzerinde gerekli makine öğrenmesi, yapay zeka algoritmalarını kullanarak sonuç üretenler var.

Baştan sona metodolojisi, sonucu yapay zekayla üretilen tezler var maalesef.

Buna bir son vermek gerekiyor ama bu da çok kolay değil.

Şu anda 'Turnitin AI' gibi birçok program var.

Bu programlar kısmi olarak üretken yapay zekanın ürettiği metinleri yakalasa bile yapay zeka da gelişiyor, daha insana benzer sonuçlar üretiyor.

Bu nedenle bizim zihniyeti değiştirmemiz lazım.

Yani üretken yapay zekanın bize yararlı olmadığını, öğrencilerimize yararlı olmadığını, onların problem çözme yeteneklerini, yaratıcılığını, üretkenliğini azalttığını ifade etmemiz lazım.""Şu anki yapay zeka buzdağının görünen yüzü"İnsan-makine etkileşimi üzerinden tanımlamalar yapılarak yapay zeka kullanımında yeni yaklaşımlar benimsenebileceğinin altını çizen Güzel, şu değerlendirmelerde bulundu:"Mesela artık eskisi gibi 400 sayfalık bir doktora tezi üretmenize gerek olmayabilir, çünkü 400 sayfalık doktora tezinin 350 sayfası zaten daha önce yapılmış çalışmalardır.

Bunlar artık kolay bir şekilde üretken yapay zekayla üretiliyorsa, siz o tez çalışmasında bilime sağladığınız net katkıyı, ne yaptığınızı 10 sayfada, 15 sayfada anlatabiliyor ve hakemleri ikna edebiliyorsanız bu daha değerlidir.

Belki böyle bir dönüşüme geçilebilir, çok daha verimli olabilir."Güzel, mevcut yapay zeka teknolojilerini "dar yapay zeka" olarak nitelendirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:"Şu anda gördüğümüz yapay zeka esasında buzdağının görünen yüzü.

Genel yapay zekaya geçersek insan gibi düşünebilen, muhakeme edebilen, sonuç üretebilen yapay zeka olacak.

Şu anki yapay zeka sadece yüksek hesaplama gücü etkisiyle, yüksek veri tabanıyla sonuç üretebilen, dar yapay zeka dediğimiz yani insanın bazı bilişsel yeteneklerini taklit eden yapay zeka.

Belki 2035'lerde, belki 2050'lerde genel yapay zekaya geçildiği zaman muhakeme edebilen, insanla aynı bilişsel yeteneklere sahip makineler olacak.

O zaman insanın yaptığı işi yapan makine olacağı için insanın iş tanımı, makinenin iş tanımı gibi hususlar üzerine belli kurallar ve etik ifadelerin ortaya çıkması gerekiyor.""Kalıcı yetenek körelmesi durumunu 5 sene sonra görürüz"Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.

Dr.

Ebru Akçapınar Sezer de akademik çalışmaların yayınlanma süreçlerinde, araştırmacılar, hakemler, dergi editörleri gibi sürece dahil olan herkesin, yapay zeka modellerinden bağımsız bir içerik üretimi ve yayımlanması için sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.Sezer, "LLM'ler hayatımızı kolaylaştırabilir ama araştırma süreci sonuçlarının yaygınlaştırılması ya da eğitim çıktılarını sağlanmasında LLM'lerin doğru pozisyonlanması lazım.

Teknoloji kullanımının doğru olması konusunda bazı kuralları, kendimizi ve mesleğimizi koruyacak şekilde özümsemek ve uygulamakla mükellefiz." dedi.Yapay zeka aracılığıyla, var olmayan araştırmaların "uydurma" sonuçlarla makaleye dönüştürülebileceğini belirten Sezer, şunları kaydetti:"Bunu bir dergiye gönderebilirsiniz.

Dergideki hakemler makaleyi alıp yine bir LLM'e, 'Sen hakem olsan ne yorumlar yaparsın?' komutuyla inceletebilir.

İnceleme yazara döner, yazar cevapları LLM'e yazdırıp tekrar gönderebilir.

Kabul de alabilirsiniz ve makaleniz yayınlanır.

Bu durumda insan aslında sadece komut yazmış olur.

Yani biz işimizi LLM'e terk ediyorsak, işimizin sonuçlarını kontrol etmesi gerekenler de LLM'e kontrol ettiriyorsa bu dönemden çıkamayız.

Burada özgünlükten bahsedemeyiz, bir kişi değil birçok kişi yalan söylemeye başladı demektir."Dil düzenlemesi yapmak için yapay zekadan yararlanabileceğini, bunun özgün bir çalışmanın biçiminin düzenlenmesi ve yaygınlaşmasına da katkı sağlayacağını ifade eden Sezer, çalışmaların tamamını üretmek için LLM kullanmanın, "tembelleştirici" olduğu değerlendirmesinde bulundu.Sezer, okuma yazma alışkanlıklarının da kaybolmasının söz konusu olduğunu vurgulayarak, "Bunun çıktılarını 5 sene sonra görürüz.

Ondalık sayıları bölemeyen insan gördüğümüzde şaşırmıyoruz, hesap makineleri sebebiyle unuttuk.

Ondalık sayı bölemiyor olmak hayatı durdurmaz ama okuma yazmanın kaybolması hayatı durdurur.

Şu an kısa vadeli etkileri tartışıyoruz ama nesildeki kalıcı yetenek körelmesi durumunu 5 sene sonra görürüz." ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri