Haber Detayı

Yemenli uzmanlara göre Husiler, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına temkinli yaklaşmayı sürdürüyor
Güncel haberler.com
26/03/2026 11:40 (1 saat önce)

Yemenli uzmanlara göre Husiler, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarına temkinli yaklaşmayı sürdürüyor

Yemenli uzmanlar, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına rağmen Tahran destekli Husilerin çatışmaya katılmamasının ardındaki stratejik hesapları ve iç dinamikleri değerlendiriyor. Uzmanlar, Husilerin temkinli davranmalarının nedenlerini ve bunun olası sonuçlarını analiz ediyor.

Yemenli uzmanlar, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılara rağmen, Tahran destekli Husilerin doğrudan çatışmaya katılma konusunda temkinli davrandığını belirtiyor.ABD ve İsrail'in 28 Şubat'tan bu yana İran'a yönelik saldırılarıyla bölgesel gerilim tırmanırken, Yemen'deki Tahran destekli Husilerin henüz doğrudan olaylara müdahil olmaması dikkati çekiyor.AA muhabirine konuşan Yemenli uzmanlar, Husilerin ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri karşısında neden temkinli davrandığını, Kızıldeniz ile Babülmendep Boğazı'nın önemini ve olası bir müdahalenin sonuçlarını değerlendirdi.Uzmanlar, Husilerin henüz çatışmaya katılmamasının arkasında birçok neden olduğunu değerlendiriyor."Tahran, Husileri son aşamada kullanılacak bir baskı kartı olarak tutuyor"AA muhabirine konuşan Yemenli siyaset uzmanı ve yazar, aynı zamanda Belkıs TV Genel Müdürü Ahmed ez-Zurka, Husilerin söz konusu sürecin başlamasından bu yana askeri bir adım atmamasının zayıflıkla açıklanamayacağını belirterek, bunun "çok katmanlı" stratejik hesapların sonucu olduğunu söyledi.Zurka, "Husiler, ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana tek bir kurşun bile atmadı.

Bu bir acziyet değil, karmaşık hesapların sonucudur." dedi.İran'ın tüm unsurlarını aynı anda sahaya sürmek istemediğini vurgulayan Zurka, "Tahran, Husileri son aşamada kullanılacak bir baskı kartı olarak tutuyor ve bu kartı en fazla etkiyi oluşturacak uygun anda devreye sokmayı hedefliyor." diye konuştu.Husilerin iç dinamiklerine de dikkati çeken Zurka, geçen yıl ABD ve İsrail tarafından düzenlenen saldırıların örgüt üzerinde ciddi bir caydırıcılık oluşturduğunu ve bazı askeri kapasitelerinin zayıfladığını ifade etti.Yemen içindeki siyasi gelişmelerin de bu konuda belirleyici olduğuna işaret eden Zurka, meşru hükümet cephesinde yaşanan yeniden yapılanma ve iç dengelerdeki değişimlerin Husileri "iç cephede temkinli davranmaya" ittiğini kaydetti.Toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu belirten Zurka, Yemen kamuoyunun "İran adına yeni bir savaşa girme" konusunda istekli olmadığını dile getirdi.Ayrıca Husilerin Suudi Arabistan ile 2022'den bu yana süren ateşkes sürecini riske atmak istemediğini savunan Zurka, grubun liderinin "eller tetikte" mesajına rağmen müdahale zamanlamasının "kazanç ve kayıp hesabına göre belirleneceğini" söyledi.Kızıldeniz ve Babülmendep "baskı kartı", ancak tek başına belirleyici değilZurka, Husilerin elindeki en önemli kozlardan birinin Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı olduğunu ancak bunun tek başına belirleyici bir unsur olmadığını vurguladı.Yemenli uzman, Babülmendep'in kapanmasının, Hürmüz Boğazı'ndaki olası bir krizle eş zamanlı yaşanması halinde küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini ve bunun "küresel ölçekte boğucu bir ekonomik kriz" yaratabileceğini ifade etti.Ancak bu senaryonun Husiler için de ağır sonuçlar doğuracağını, bu nedenle grubun bu kartı kullanmak yerine "sürekli gündemde tutarak baskı unsuru olarak değerlendirdiğini" dile getiren Zurka, "Husiler kartı yakmıyor, elinde tutuyor.

Sadece bu ihtimal bile küresel piyasaları tedirgin etmeye yetiyor." değerlendirmesinde bulundu."Zamanlama ve maliyet" dengesi"El-Muha Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Atik Carallah da Husilerin doğrudan müdahaleden kaçınmasının arkasında yüksek maliyet ve zamanlama hesabı olduğu yorumunda bulundu.Carallah, "Husiler, İran'a ideolojik yakınlıklarına rağmen, sahadaki varlıklarını koruma zorunluluğu nedeniyle temkinli hareket ediyor." dedi.Babülmendep'in kapatılması ve Kızıldeniz'deki saldırıların Husilerin en önemli baskı araçları olduğunu belirten Carallah, bu adımın ciddi sonuçlar doğuracağı için grubun "doğru zamanı beklediğini" söyledi.Carallah, Husilerin Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve enerji akışında daha büyük bir kırılma yaşanması halinde benzer bir adımı atabileceklerini değerlendirdi.Ancak bölgede yoğun ABD ve Avrupa askeri varlığının bulunduğunu hatırlatan Carallah, Husilerin bu alanda tam kontrol sağlamasının zor olduğunu ve bu nedenle söz konusu kartın daha çok "baskı ve tırmandırma aracı" olarak kaldığını ifade etti.

İlgili Sitenin Haberleri