Haber Detayı
Erdoğan: İçim kan ağlayarak soruyorum...
Erdoğan, savaşın faturasını önce Müslümanların ardından insanlığın yaşadığını belirterek "İçim kan ağlayarak soruyorum İsfahan'da Tahran'da dökülen gözyaşlarının, Erbil'de, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Riyad'da dökülenlerden ne farkı var" dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genel merkezinde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı.
Burada konuşan Erdoğan 27 gündür devam eden ABD-İsrail ve İran arasında savaşa, çatışmaların ekonomiye olan etkileri ve çözüm sürecine değindi.Mescid-i Aksa'da 1967'den bu yana ilk kez bayram namazı eda edilmediğini anlatan Erdoğan, İsrail'e tepkisini sürdürerek "Bu kural tanımazlık iki milyar Müslümanın inancına yapılmış küstah bir saldırıdır.
Hangi bahaneyle olursa olsun, Müslümanların Mescid-i Aksa'da ibadet etme hakkı gasbedilemez, engellenemez, yasaklanamaz" dedi.Savaşın olumsuz etkilerine işaret eden Erdoğan "Dönemsel ya da küresel şoklar sebebiyle ortaya çıkan arızi durumlar bizi hedeflerimizden alıkoymayacaktır.
İnşallah eninde sonunda menzile vasıl olacağız" ifadelerini kullandı.Cumhurbaşkanı, şu mesajları verdi:- İran'a başlatılan savaş, bölgemizi kan ve barut kokusuna boğmaya devam ediyor.
Günahı olmayan çocuklar okullarında ders dinlerken füzelerin hedefi oluyor.
Bölgemiz son asrın en sancılı günlerini yaşıyor.
Gözünü nefret bürümüş soykırım şebekesi dini argümanlar arkasına sığınarak coğrafyamızı felakete sürüklüyor.Şundan herkes emin olsun, biz ne kardeşlerimiz ve komşularımız arasında ayrım yaparız ne de kardeşlerimizin acılarına seyirci kalırız.
Türkiye ve Türk milleti olarak iyi günde dost ve kardeş bildiğimiz halkları, kötü günde yalnız bırakmayız.
Netanyahu hükümeti sadece komşumuz İran'ı hedef almıyor, Lübnan'ı işgal planlarını da adım adım hayata geçiriyor."YİNE BİRLİKTE YAŞAYACAĞIZ, BU GERÇEĞİ KİMSE UNUTMASIN"- 27 gündür hiçbir ilke, değer, norm gözetmeyen saldırganların nazarında Şii veya Sünni olmamızın, Türk, Kürt, Arap ya da Farsi olmamızın bir farkı var mı.
Son nefeslerini okul sıralarında veren çocuklar bizim yavrularımızdır.
Bombaların enkaza çevirdiği şehirler bizim şehirlerimizdir.- Buradan içim kan ağlayarak soruyorum İsfahan'da Tahran'da dökülen gözyaşlarının, Erbil'de, Bağdat'ta, Beyrut'ta, Riyad'da dökülenlerden ne farkı var?
İster İran'da ister Körfez'de olsun atılan her füzeyle vurulan biz değil miyiz?
Mezheplerimiz farklı olsa da coğrafyamızın dört bir yanından akan kanlar bizim değil mi?
Kardeşler arasında ayrım yapmayız.
Savaş, İsrail'in savaşı olmakla birlikte ortaya çıkan ağır faturanın bedelini önce Müslümanlar sonra da tüm insanlık ödemektedir.- Bomba ve füzelerin ölüm saçan uğultusu kesildikten sonra bu coğrafyada yine birlikte yaşayacağız.
Bu gerçeği kimsenin unutmaması gerektiğine inanıyorum.
Kardeş halklar arasında husumeti büyütecek Siyonizmin bölgemizi hedef alan böl-parçala-yönet planlarına destek verecek eylemi ve tartışmayı reddediyoruz.
Herkes için barış, herkes için istikrar, herkes için huzur eksenine oturttuğumuz barışçıl dış politikamızdan geri adım atmayacağız