Haber Detayı

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tanıklar dinlenildi
Güncel haberler.com
27/03/2026 00:28 (1 saat önce)

Kocaeli'de 7 kişinin öldüğü fabrika yangını davasında tanıklar dinlenildi

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 2'si firari 16 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında tanıkların beyanları alındı.

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8'i tutuklu, 2'si firari 16 sanığın yargılandığı davanın duruşmasında tanıkların beyanları alındı.Gebze 7.

Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ndeki salonda görülen davanın üçüncü gün duruşmasında dinlenilen tanık C.D, evinin olayın yaşandığı fabrikaya 6-7 metre mesafede olduğunu söyledi.Olay günü saat 08.45 civarında patlama sesi duyduğunu belirten C.D, "Fabrikadaki çalışanların bazılarını tanırım.

İçeride çalışan olduğu söylendi ama alevlerden yaklaşamadık.

Polisler gelene kadar içeri insanlar girmesin diye bekledik.

İçeriye girmemize imkan olmadı." diye konuştu.C.D, binanın ikinci katının kaçak olduğuna dair CİMER'e başvuru yaptığını ve yıkım kararı alındığını öğrendiklerini dile getirerek, "Fabrikada (cezaevinde kalp krizi geçirerek ölen fabrika sahiplerinden) Kurtuluş Oransal'ın çocukları (firma yetkilileri) İsmail ve Altay Ali Oransal'ı görüyordum.

Olaydan önce 2-3 itfaiye personelinin geldiğini gördüm.

Daha öncesinde de Dilovası Belediyesi zabıta ekiplerinin geldiğini gördüm.

Bir konuşmamızda burada kimyasal olduğunu ve sıkıntı çıkabileceğini söylediğimde Kurtuluş Oransal bana telefonda iş yeri açma ve çalışma ruhsatını gösterdi ama adreste Asalet Caddesi yazıyordu." diye konuştu.Tanık M.D. de evinin fabrikanın karşısında olduğunu kaydetti.Fabrikanın ikinci patlamanın ardından alev topuna döndüğünü belirterek, "Binanın kaçak yapı olduğunu ve yıkım kararı bulunduğunu öğrendik.

Kurtuluş Oransal'a kimyasalın sorun olabileceğini söyledim ama önlem aldıklarını söyledi.

Binaya Dilovası zabıta ekiplerinin geldiğini görüyordum ama denetlemeye gelip gelmediklerini bilmiyorum." dedi.Tanık İ.A. ise evinin fabrikaya 50-60 metre uzaklıkta olduğunu dile getirerek, "Saat 09.00 gibi patlama sesi duyunca oraya gittim.

Bina önce bir kat yapıldı ama sonra ikinci kat çıkıldı.

Gördüğüm kadarıyla fabrikada parfüm dolduruluyordu ama içine hiç girmedim.

Fabrika sahibini bilmiyorum, hiç görmedim.

Zabıtanın gidip geldiğini görmedim." ifadelerini kullandı.Tanık E.A. oto tamir işi yaptığını ve firari sanık A.B'yi çocukluktan tanıdığını söyledi.A.B'nin kendisini aradığını ve bir aracın şanzıman arızasına bakmasını istediğini anlatan E.A, şöyle devam etti:"Yanıma motorla geldi ve aracın çekiciyle geleceğini söyledi.

Bir süre sonra polisler aradı ve kendisi ayrıldı.

Ne olduğunu sorduğumda aracın yanan fabrika sahiplerinin olduğunu söyledi ama benim olaydan haberim yoktu."Tanık A.Ç, patlamanın meydana geldiği fabrikanın üst katında üretim faaliyeti başlamadan önce boş haldeyken makineler için dağıtım panosu kurduğunu ve kablo çektiğini söyledi.Fabrikanın diğer elektrik işlerinin başkasına yaptırıldığını belirten A.Ç, alt kattaki ana panoda topraklama hattı olduğunu kaydetti.Tanık G.Ş.S. de yangından bir hafta önce ön muhasebeci olarak işe başladığını, olayın yaşandığı gün hafta sonu mesaisi olduğunu anlatarak, sabah kapıda karşılaştığı işçilerden Keriman Miskin ile konuştuğu sırada önlerinden Tuncay Yıldız'ın IBC tankıyla (akıcı ve sert maddelerin depolanması ve nakliye edilmesi için kullanılan konteyner) geçtiğini ve kısa süre sonra patlamanın olduğunu dile getirdi.Mahkeme başkanı tarafından Ravive Kozmetik'in eski üretim yerine ait üzerinde imzası bulunan "Gayri Sıhhi Müessese Açma Ruhsatı Başvuru Formu"nun gösterilmesi üzerine G.Ş.S, "Bu belgelerin hiçbirinden haberim yok.

İmzalar bana ait değil." dedi."Karışım yaptıkları karıştırıcı sağlıklı görünmüyordu"Tanık H.E. ise yangından 3-4 ay önce Kurtuluş Oransal'ın kendisini arayarak yurt dışından yüklü miktarda aerosol siparişi alacağını söylediğini belirterek, kendisiyle çalışma teklifini maddi sıkıntılar nedeniyle kabul ederek, makine bakımcı olarak işe başladığını anlattı.Olay günü (yangında yaşamını yitiren) Tuncay Yıldız ile işe gittiklerini söyleyen H.E, şöyle devam etti:"Normalde o gün çalışma yoktu.

Ne olduysa Kurtuluş Oransal gece fikrini değiştirdi.

Niye gittiğimizi biz de bilmiyorduk.

Boş durmaktansa işlerimizi yapalım dedik.

Yapmam gereken karışımlar vardı.

Tuncay'ın da parfüm karışımları vardı.

Tuncay ikinci tankı getirdikten sonra patlama oldu.

Patlamanın olduğu yöne döndüm, Tuncay'ın alevler içinden koşarak geldiğini gördüm.

Üzerindeki tüm kıyafetler yanıyordu.

Dışarı çıkarıp üzerindeki alevleri söndürmeye çalıştım.

Komşulardan biri hortum uzattı, onunla su tutarak söndürdüm.

Sonra itfaiye ve 112'ye haber verdim."H.E, Kurtuluş Oransal ile iş görüşmesini Ataşehir'deki ofiste yaptığını belirterek, "Paketleme ve dolum makineleri arızalandığında tamir ve bakımlarını yapıyordum.

Bir de İsmail ve Altay Ali'ye ait kremin karışımını yapıyordum." dedi.Mahkeme başkanının, iş güvenliği yönünden Kurtuluş Oransal'ı uyarıp uyarmadığı yönündeki sorusuna H.E, "Karışım yaptıkları karıştırıcı sağlıklı görünmüyordu.

Bunu Kurtuluş Oransal'a söyledim.

Yangın büyük ihtimal karıştırıcıdan oldu.

Tuncay tankın yerini değiştirmişti, muhtemelen çalkalandığı için buhar yaptı.

Beklemeden karıştırıcıyı çalıştırdığı için, çalıştırıcının motorundan çıkan kıvılcım tutuşmaya neden olmuş olabilir." yanıtını verdi.H.E. bir soru üzerine "(Yangında yaralanan) Ayten Aras'la hastanede konuşurken 'Sen nasıl içerden çıktın da diğerleri çıkamadı?' diye sorduğumda bana kızların telefonlarını ve çantalarını almaya gittiğini söyledi." dedi.Öte yandan tutuklu sanıklar Ali Osman Akat ile Aleyna, İsmail ve Altay Ali Oransal'ın avukatının tanık H.E'ye yangında hayatını kaybeden Tuncay Yıldız'ın özel hayatıyla ilgili sorusu üzerine Yıldız'ın ailesi ve bazı müşteki avukatları tepki gösterdi.Söz alan müşteki avukatı, H.E'nin kendilerinin sorduğu sorulara düşünerek, sanık avukatlarının sorularına ise düşünmeden ve soluksuz cevap verdiğini, tanığın yalancı şahitlik yaptığını düşündükleri için suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek, H.E'nin hesap hareketleri ve HTS kayıtlarının incelenmesini talep etti.Tutuklu sanık Küresel Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi (OSGB) sorumlu müdürü Ünal Aslan'ın avukatlarının talebi üzerine mahkeme heyeti iş güvenliği uzmanı C.G.Ö'nün tanık olarak dinlenilmesine karar verdi.İstanbul'da aktif olarak bilirkişilik yaptığını belirten C.G.Ö, "Kaza tarihi itibarıyla İSG Katip sisteminde kazayla ilgili olmayan adres tanımlıydı.

Olayın yaşandığı adres ile sistemdeki adresin farklı olması nedeniyle Ünal Aslan'ın kusuru olmadığı kanaatindeyiz." dedi.Tanık H.E. de ilçede demir kaynak işi yaptığını dile getirerek, "Kurtuluş Oransal geldi, yangın ve personel merdiveni ile yük asansörü yaptırmak istedi.

Fiyat verdim.

Yüksek olduğunu söyledi ve yaptırmadı." diye konuştu.Duruşmaya, tanıkların dinlenilmesinin ardından saat 11.30'a kadar ara verildi.

İlgili Sitenin Haberleri