Haber Detayı

Yalan ve iftirası mahkeme kararı ile tescillenen Özgür Özel’e icra ile ders
Yazarlar hurriyet.com.tr
27/03/2026 06:04 (4 saat önce)

Yalan ve iftirası mahkeme kararı ile tescillenen Özgür Özel’e icra ile ders

Henüz yolsuzluk ve rüşvet paralarıyla Ankara’nın pavyon köşelerinde “delege pazarları” kurulmadan ve Ekrem İmamoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu’nun sırtına sapladığı “ihanet hançeri” olmadan önce CHP Grup Başkan Vekili sıfatıyla 28, 29, 30 Eylül 2022 günlerinde TBMM’de bana iftira atan Özgür Özel için kötü benim için iyi bir haberi vereyim.

Yalan söyleyerek bana attığı iftiradan dolayı Bakırköy 4.

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 20 Aralık 2024 tarihinde verilen 30 bin TL’lik manevi tazminat cezası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.

Hukuk Dairesi tarafından verilen 11 Mart 2026 tarihli kararı ile kesinleşti. “Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı” nedeniyle 30 bin TL manevi tazminat cezasına çarptırılan CHP’li Özgür Özel, gecikme faizi, mahkeme masrafları dahil toplam 88 bin 253 lira 19 kuruş ödeyecek.Arkasına aldığı CHP’nin gücü ve besleme medyasının paylaştığı yalanlarla iftira atarak bana saldıran Özgür Özel’e ders olması için kendisini icraya verdim.

İlk derece mahkemenin verdiği karara yaptığı itirazdan da sonuç alamayan Özgür Özel şimdi kesinleşen bu tutarı icra yoluyla ödeyecek.PKK’LI TERÖRİST CHP RAPORUNDAÜzerinden neredeyse 3.5 yıl geçtiği için unutanlar, besleme medyasında ölü taklidi yapanlar olabilir ama benim hiç unutmadığım; yalanlarla atılan iftirayı bir kez daha hatırlatayım.Bilindiği gibi PKK terör örgütü 26 Eylül 2022 günü Mersin Mezitli Polis karakoluna bir saldırı gerçekleştirmişti.

Saldırıda adı geçen PKK’lı teröristlerden “Zozan Tolan” kod adlı Dilşah Ercan’ın, CHP’nin 2013’te hazırladığı raporda “tutuklu gazeteci” olarak yer alması büyük bir tartışma yarattı.CHP’li Özgür Özel, Veli Ağbaba ve Nurettin Demir’in 2013 yılında yayınladığı “Tutuklu Gazeteciler Raporu”nda PKK’lı teröristlerin isminin bulunduğunun ortaya çıkması üzerine Özgür Özel, kendisini temize çıkarmak için benim adımı kullanarak üç kez “Nedim Şener’le de görüşülmüş” yalanını söyledi.

Aynı gün rapor kapsamında benimle görüşme yapılmadığını, bu yanlışı benim üzerimden aklayamayacağını söyledim.Çünkü ben 12 Mart 2012’de cezaevinden tahliye olmuştum, rapor ise 2012 Aralık-2013 Ocak döneminde hazırlanmış, 2013 yılı Temmuz ayında ise kamuoyuna açıklanmıştı.Yani rapor kapsamında benimle görüşüldüğü iddiası Özgür Özel’in ortaya attığı basit bir yalandan ibaretti.Yalanı ortaya çıkan Özgür Özel, CHP Grup Başkan Vekili sıfatıyla ikinci gün yine TBMM’de basın toplantısı düzenleyip, Ergenekon Terör Örgütü kumpası nedeniyle Silivri Cezaevi’nde tutuklu olduğum dönemde, 9 Ağustos 2011’de cezaevinde yaptığımız sıradan bir ziyareti gündeme getirerek, sanki rapor hakkında görüştüğümüz algısını yaratmaya çalıştı.

Oysa sıradan bir ziyarette ve konuştuğumuz konular da tutuklanma sebebim, verilen yemeklerin yağlı olması, kitapların eksik olması ve infaz koruma memurlarının davranışlarından herhangi bir şikayetim olmaması gibi konularla sınırlıydı.ÖZEL’İN GÜNDEM DEĞİŞTİRME ÇABASIBenimle bu rapor için ne cezaevinde ne tahliye olunca görüşüldüğü halde, yalanı örtmek için görüşüldüğünü ispatlamak için tam üç gün TBMM kürsüsünde zıplaya zıplaya iftiralar atıp durdu.

Ben yalanlarını ortaya koydukça o hızını alamadı ve şimdi ceza aldığı o çirkin iftirayı ortaya attı.

Konuyu, hazırladıkları raporda bir PKK’lının ismine yer vermesinden benim üzerime çevirdi.

Kendince bir oyuna girişti ve benim asla söylemediğim, “yazsanız iyi olur” dediği bir konudan söz etti.

Sözde ben, Özgür Özel’e “Benim Fetullah Gülen’le bir meselem yok, çocuğumu onların okullarına verebilirim” dediğim yalanını ortaya attı.

Elbette besleme medyası hemen devreye girdi ve yıllardır mücadele ettiğim FETÖ için kullanmadığım sözleri sarf ettiğim yalanını söyledi.FETÖ’CÜLERİN BİLE ATMADIĞI İFTİRADaha önce de bu köşede yazdım, yıllardır mücadele ettiğim FETÖ’cüler bile ailemi içine katan böyle alçakça iftira atmadı.

Zaten benim böyle bir cümlem olsaydı, ona kalmaz FETÖ’cüler tepe tepe kullanırlardı.

Yemeklerin yağından, kitapların eksikliğinden söz etmemi elindeki not defterine geçiren Özgür Özel, “görüşme raporunuzda yazılmasını” istediğimi iddia ettiği bu konuyu “Ben üzülmeyeyim” diye not almadığı yalanına sığındı.Tutuklandığım 6 Mart 2011’den ziyarete geldiği 9 Ağustos 2011’e kadar birçok yazı yazdığım halde şahsen ifade etmediğim, gelen 100’den fazla ziyaretçiye, avukatlarıma söylemediğim bir şeyi 5 ay bekleyip Özgür Özel’e mi söyledim?O yazmadı diye sözde üzülmek yerine, oturup kendim yazmamışım ya da gelen yerli yabancı, siyasetçi, gazeteci ziyaretçilerimden başka hiç kimseye söylememişim.

Öyle mi?Üstüne üstlük, yemeğin yağını not defterine kaydeden Özel, bunu not defterine yazmamış, tam 11 yıl sonra hatırlayıp söylemiş, öyle mi?YARGIDAN DOKUNULMAZLIĞA SIĞINDIYalanını ispatlayamayacağı için, kendisinin cezaevinde sözde “Yazsanız iyi olur” dememe rağmen kendisini “not almadığını” söyleyerek kurtaracağını zannetti.Hakkımda yalana başladığı ilk gün mahkemeye verdiğim Özgür Özel, üç günlük basın toplantısının sonunda cezaevindeki ziyarete ilişkin görüşme kamera kayıtlarını talep etmemi ve yargılanmak için milletvekili dokunulmazlığına sığınmayacağını söyledi.Elbette öyle olmadı, Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığım suç duyurusu, milletvekili dokunulmazlığı nedeniyle takipsizlikle sonuçlandı.

İkinci davayı açtım; görüşmede olmayan Ağbaba’yı tanık gösterdiBu kez İstanbul’da kişilik haklarına saldırı nedeniyle suç duyurusunda bulundum ve cezaevi kayıtları dahil varsa tüm delillerin getirilmesini, tanıkların da dinlenmesini ben talep ettim.Elbette ne bir kayıt vardı ne bir delil, sadece 9 Ağustos 2011 tarihindeki görüşmede bulunmayan CHP’li Veli Ağbaba’yı tanık olarak gösterdi.

Ağbaba, kendisinin görüşmeye katılmadığını ve Özel’in görüme sonrası telefonla konuyu kendisine aktardığını söyledi.

Belirtmeme gerek yok herhalde bu da yalandı.

Zaten tanıklığı adeta yalancı tanıklığa dönüştü.

Sonunda Bakırköy 4.Asliye Ceza Mahkemesi, iki yıllık yargılaması sonucu 20 Aralık 2024 tarihinde “Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı” nedeniyle 30 bin TL manevi para cezasına çarptırdı.

Bu Özgür Özel’in, CHP Genel Başkanı olduktan sonra yalanlarla attığı iftira nedeniyle ilk kez cezaya çarptırıldığı bir dava oldu.MAHKEMEDE YALANI İSPATLAYAMADIÖzel’in avukatlarının itirazı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4.Hukuk Dairesi tarafından 11 Mart 2026 günü şu gerekçeyle reddedildi;“Gerçekliği kanıtlanmayan olgu isnadı niteliğindeki beyanlar kişilik haklarına saldırı oluşturur.

Dava konusu konuşma içeriğinden, davacı hakkındaki iddiaların gerçek olmadığı, hukuka uygunluk sınırları içerisinde kalmadığı, gerçek olmayan beyanların yayınlanması ifade özgürlüğü ilkelerine ve hukuka aykırı olup davacının kişilik haklarına saldırı oluşturacağı hususunun AYM ve AİHM kararlarında da sabit olduğu, dosya içeriğinden davalının davacıyla arasındaki davaya konu söylemlerin doğru olduğu iddiasını ispat edemediği, somut uyuşmazlıkta kullanılan ifadelerin haksız fiil teşkil ettiği ve davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.”Yani Özgür Özel’in yalanlara dayanarak iftira attığı artık mahkeme kararı ile tescillendi.

İlgili Sitenin Haberleri